Kim vurdurdu?
Siyaset!
Kimin siyaseti?
Bu ülkeye egemen olan dış güçlerin siyaseti.
* * *
Aydınlık bir geleceğimiz vardı.
Tek yol sevgi ve saygıydı.
Geleceğimize tuzak kurdular.
* * *
İlkokuldayken, süt tozuyla kandırdılar bizleri.
Arkadaşlarımdan birinin babası, "Bu Amerika çocuklarımızı aptal edecek" derdi.
Lisedeki öğretmenlerimden biri, "Bu televizyonlar sizleri aptal edecek" diye uyardı bizleri.
1980 darbesinden sonra gördüğümüz en büyük darbe oldu televizyonlar.
* * *
Sonraki yıllarda gördük ki.
Sadece insanlar vurulmamış.
Bu ülkenin delikanlı ruhu vurulmuş.
Özgürlük koroları.
Yere düşenin kaldıran yanı. "Paranın ne önemi var, mühim olan insanlık" konulu şarkıları.
Ve her şeyden önemlisi düşünce özgürlüğü.
* * *
Tek tip insan yaratmak, kendilerinden olmayanı yok etmek üzerine kurulu düzenin içinde, paket programlar üretildi.
Düşünmenin yok edildiği, karşı fikir üretmenin hem yasak, hem suç sayıldığı bir ülke düzeni.
Düşmanca bakmayı öğrettiler insanlara.
Haksızlığa karşı haykırmanın sesi kısıldı.
Ama bir gerçek var ki, Toplum da çok kolay söktü, bu nefret alfabesini.
* * *
Şimdi korkunun boyu uzuyor, heybeti artıyor.
Oysa özgürlüğünden kim vazgeçebilir ki.
* * *
Bu ülkede ihtilal ihtimal olmaktır çıkmıştır.
İtimat mahallinde demokrasiyi bekliyoruz.
Özgürlüğü ve hukukun iktidar olabileceği bir ülke düzenini.
Hakkımızdır.
* * *
BUNLAR DA EĞİTİMCİ!
Konya'da Vali İhsan Dede İlköğretim Okulu'nun öğrencilerine camları sildirdiler.
Küçücük çocuklar ikinci katta ve pervazda işçilik yapıyor.
Okul yöneticilerinin savunmasına bakın. "Okulda hizmetli olmadığı için camlar silinemiyor. Boş derste camları silmişler."
Başlatılan incelemenin, sonuçlarını merak ediyoruz.
Kimler silinecek diye.
* * *
İnsan ruhunda açılan yaradan da ölür.
* * *
Baş parmakla işaret parmağının fingirdeşmesi, insanların yeni devrimidir. Tamamen duygusal!
* * *
17 Nisan 2012
Mutluluk takvimi
Okuduğun kitabı başkasına öner.
Vicdanını dinle.
Candan tokalaş.
Adına ağaç dik.* * *
Uykusuz gecelerin
Getirdiği çocuklar
Her zaman mavi değil
Bu gökyüzü bu deniz
Buruşmuş çarşafların
Üzerinde bilmeden
Size acı bir dünya
Hazırlıyor anneniz
Kapanmış kapılardan
Geri dönüp çaresiz
Hayatın rüzgarında
Savrulup durursunuz
İnsanın kuruş kuruş
Satıldığı bu devirde
Doğmayın n'olursunuz
Muammer HACIOĞLU