Vav TV İzle
Sesli dinlemek için tıklayınız.
  • 10 Aralık 2021, Cuma

Türk modeli!

GÜNCEL konu, yakıcı konu elbette EKONOMİ... Rakamlarla istatistiklerle açıklayan çok isim var. İşin içine sayılar girince çok kişi için UZAKTA DURAN bir konu haline gelmekte...
Haklılar. İktidar ÇİN MODELİ tanımı yaptı.
Konu anlaşılsın diye. Elbette eleştiri yağmuru başladı... Sık sık yazdığım gibi Başkan Erdoğan bıraktığı zaman, "emekli oldum" dediği zaman, "torunlarıma vakit ayıracağım artık" dediği zaman yerine gelenler NE YAPACAK? Bu sorunun cevabını bulamıyorum...
Aralıksız kavga ediyoruz.
GÜNEY KORE ya da ÇİN MODELİ... Çok uzun konu buraya sığmaz.
Ancak Türkiye, önceden hayata geçmiş modeller yerine YENİ NESİL bir adım atmalı... Gücünü keşfetmeli...
Bunu da BÜTÜN PARTİLER BİR ARAYA GELEREK OLUŞTURMALI... Milli mutabakatla yani... Çünkü Çin'de ya da Güney Kore'de bu böyle oldu! Bizde bu olmaz! Çünkü günlerdir yazdığım gibi İKİ EKOL'den biri buna yanaşmaz. Daha da anlaşılır olması için TRUMP'ın EKOL'üne yanaşsak Biden, Biden'ın EKOL'ünü tercih etsek diğeri bırakmaz... Türkiye hedef ülke çünkü. Ancak bunlar hiç konuşulmaz. Bunun üzerinden siyaset yapıldığı için en kolay yol iktidarı eleştirmektir.
Devam...
ABD kabul etseniz de etmeseniz de SÜPER GÜÇ'tür. İKİNCİ DÜNYA SAVAŞI'ndan sonra kurdukları sistem devam etmektedir. Şimdi de değiştirmek istemektedirler...
Çok kişi ÇİN'in ABD'nin karşısına dikileceğini hatta onu alt edeceğini yazıp çizmekte... Mümkün mü?
Mümkün! Ancak zayıf ihtimal! Çünkü ABD ATOM BOMBASINI attığı Japonya'ya savaştan sonra bilgi-para-pazar imkanı sundu. İçeride üretmek istemediği MALLARI onlara ürettirdi. Japonlar sattıklarının önemli kısmını da kendilerine YARDIM eden o sistemde tuttu!
Tutmak zorundaydı. Çin?
Aynı şekilde. ATOM BOMBASI yemedi. ABD Başkan Nixon, 1972'de Çin'e gitti. Açık çek verdi.
Çin KÖMÜNİST'ti.
KAPİTALİST bütün markalara, bir tas pilavla hizmet eder hale geliyordu.
ANLAŞMA BUYDU!
Onlar da İHRACATAN gelen paranın önemli kısmını ABD'de tutuyordu.
Patron oradaydı çünkü.
Çin ÜRETEREK değil, YATIRIM ALARAK BÜYÜYORDU. YATIRIMI YAPANLAR DA ABD'lilerdi! Iskalanan da buydu!
Güney Kore için de benzer şeyler yazılabilirdi.
Ancak Güney Kore bizim yapmamız gereken iki önemli adımı hayata geçirdi!
Gençleri BATI'nın büyük ve etkili okullarına yolladı.
Hepsini geri getirmeyi başardı. Hepsi ülkenin geleceğinde ROL aldı. Bir de ATATÜRK'ün yapmak istediği ancak başaramadığı TOPRAK REFORMUNU gerçekleştirdi...
Böylece ÜRETİMDE VERİMLİLİK tavan yaptı! Şirketlerine bakın anlarsınız...
Japonya da Güney Kore de Çin de hepsi ABD'nin SİYASİ desteğiyle büyüdü. Bu aklı görmeden sadece rakamlar üzerinden konuşmak konuyu ıskalamak olur...
ABD İKİNCİ DÜNYA SAVAŞI'ndan sonra iki büyük vanayı elinde tuttu!
İhtiyacı olmasa da bütün petrol üretim noktaları kontrolündeydi. Orta Doğu'ya gelişi de bu nedenleydi.
Kontrolü elden kaçırmamak için. Petrole ihtiyacı yoktu ancak kime ne kadar gitmesi gerektiğine karar veriyordu. Kurduğu sistemin güvenliği için...
Aynı şekilde ABD bir alanda yine kontrolü elinde tutmaktaydı. Harvard'ı iyi takip ederseniz bunu görmek zor değildi. Bu da HUBUBAT KARTIYDI...
Yani TARIM...
Buğday'dan Arpa'ya Pirinç'ten Yulaf'a kadar her şey ABD'nin kontrolündeydi! Ekonomi de insan gibiydi! HASTALIK baş gösterince çare arıyorduk... Oysa AKIL, HASTALIĞIN oluşacağı ortamı ortadan kaldırmayı emrediyordu. Oysa Türkiye'de TOPRAK REFORMU yapılamadığı gibi MİRAS gibi nedenlerle TOPRAKLAR küçülerek VERİMLİ TARIM YAPILMASININ önü kesilmekteydi. AĞALARA ait olan topraklar da bilimsel yöntemlerden uzaktı.
Yani ABD'nin elindeki iki kozdan birini alabilirdik.
Kimsenin bize model olmasına gerek de yoktu.
TÜRK MODELİ gelir toprak düzenlemesi yapılır modern bilimsel tarımla TÜRKİYE, BİR MİLYAR İNSANI beslerdi. Bir de GÜNEY KORE gibi çocuklarımızı büyük üniversitelerde okutup sisteme kattığımızı düşünün. Ekonomi son tahlilde ÜRETİMDİR, İHRACATTIR! Döviz kuru, borsa, faiz değildir ekonomi. Bunlar yanlış giden sitemin kırılmalarıdır...
Sanırım şu an Türkiye'de 7 milyon ASGARİ ÜCRETLİ var. Yani çalışan insanlarımızın neredeyse yüzde 40'ı ASGARİ ÜCRETLİ...
Bu oran SLOVENYA'da yüzde 19.2, Portekiz'de yüzde 16.8, Belçika'da ise SIFIR! İspanya'da yüzde 1.1, Çekya'da yüzde 1.9, Macaristan'da yüzde 3.2'tür.
İngiltere'de yüzde 4.9, Fransa'da ise yüzde 8.3'tür.
Pandemide gördük!
Bütün dünya marketlere koştu. Raflar boşaldı.
Şimdi tedarik zincirlerinde kopmalar başladı. Bu yine raflara yansıyacak.
TOPRAK ve SU üzerinde yürüyen TÜRKİYE kendi modelini oluşturur. Bunun ALGORİTMASININ hazırlanması şart. Aksi halde her 15-20 yılda ekonomik zorluk yaşarız.
Başa dönelim...
"Erdoğan bıraktı gitti" diyelim. Muhalefet geldi.
Ne yapacaklar? Cevap basit! Çok basit hem de...
SICAK PARA akışının önünü açacaklar. FAİZ'i artıracaklar! Geçici rahatlama sağlayacaklar.
Bir süre sonra da finansal istikrarsızlığa bir yenisini ekleyecekler... Peki bunda akıl ya da başarı var mı? Hiç yok... Olmaz da zaten... Bu filmi kaç kez gördük! Nüfusumuz YAŞLANMADAN MİLLİ GÜVENLİK MESELESİ olarak TARIM ele alınmalıdır... İşe ANADOLU'yu keşfederek başlamakta büyük fayda var. Unutmayalım ki Bill Gates gibi Jeff Bezos gibi isimler bile TARIM'dadır!
Bir süre sonra hiçbir silah BUĞDAY BAŞAĞI'nın yerini alamayacaktır... SU nükleer füzelerden daha etkili olacaktır...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
  • ve ya
      SON DAKİKA