BİR neslin yok edildiği, yüzyılın soykırımının yaşandığı Gazze'de bir çağ kapanıyor. Ve bu çağın sonuna bir utanç senfonisi eşlik ediyor.

Dünya 21. yüzyılın en büyük soykırımına sessiz kaldı. Bu sessizlik, sadece ölümün değil; ahlakın, vicdanın ve adaletin de mezar taşıydı aslında.
Resmi rakamlara göre 61 bin kişi hayatını kaybetti.
En az 17 bini çocuk.

Her birinin adı vardı, bir hayatı vardı, bir hikâyesi yazılacaktı... Profesör Garb'ın çalışmasına göre ise Gazze'de katledilenler 377 bin masum. Yüzlerce okul, hastane, cami, kilise yerle bir edildi. 250 bin konut enkaz oldu. 2 milyon insan evsiz. Bir halk, haritadan siliniyor. Ve Batı medyası? Amerikan New York Times, İngiliz Mirror, Fransız Le Figaro... Hepsi sustu. Daha doğrusu: konuşmadı. Hatta "İsrail'in kendini savunma hakkı var" dediler. Bir halkın var olma hakkı yokmuş gibi... 2 Mart 2025'te İsrail, Gazze'ye ambargo başlattı. Açlıktan bebekler öldü. Yardım kuyruklarına bombalar yağdı.
Sözde tarafsız, özgür, insancıl Batı basını suskundu. Ta ki birkaç gün öncesine kadar... Bir el devreye girdi. Hepsi birden ağız değiştirdi. Aynı manşetler, aynı ifadeler: "Bebekler açlıktan ölüyor." Oysa o bebeklerin bir kısmı zaten bombalarla, kurşunlarla can vermişti.
O zaman masum değiller miydi? Bu ani değişimin elbette bir nedeni var.
Çünkü Gazze'de yeni bir dönem başlıyor. Yeni senaryolar yazılıyor.
Manşetler gerçekleri değil, planları taşıyor. Gazze yanarken susanlar, şimdi dillerini neden çözdü?
Bunun cevabı sadece Gazze'nin değil, insanlığın geleceğini belirleyecek.
Ancak siz bu gazetelerin timsah gözyaşlarını asla unutmayın...

ALGILARLA KURULAN TUZAKLAR
Amerikalı siyasetçi Henry Kissinger 2023 yılında hayata veda etti. Ancak bazı sözleri, ölümünden sonra bile zihinleri kurcalamaya devam ediyor.
Onun meşhur bir sözü var: "Bir şeyin gerçek olmasından daha önemli olan, o şeyin gerçek olarak algılanmasıdır." Bugün bu söz, özellikle Türkiye gibi hedef haline getirilmiş ülkeler için çok geçerli! Son yıllarda yaz ayları, sadece sıcak hava dalgalarıyla değil, aynı zamanda yangın haberleriyle de geldi.
Dünya genelinde son 3 yılda 152 milyon hektar alan alevlere teslim oldu. Avrupa Birliği ülkelerinde ise yaklaşık 500 bin hektar kül oldu. Peki Türkiye?
Rakamlar net: Yüzdelik bazda bakıldığında Türkiye, AB ülkelerine kıyasla çok daha az orman kaybetti. Üstelik orman yangınlarına müdahale
süresinde dünya lideri.
Ortalama 11 dakika. Ancak ne yazık ki iş sadece rakamlarla bitmiyor. Sosyal medyada bilinçli şekilde yayılan yalanlar, Türkiye'nin ormanlarının tamamen yok olduğu algısını oluşturdu. Çünkü klavyeli yalancılar için gerçek sadece algıdır.

ADA'DA NİNJA KRİZİ
İngiltere'de Ninja kılıcıyla işlenen cinayetlerin artması, İçişleri Bakanlığı'nı çaresiz bırakmıştı.
17 yaşındaki Axel Rudakubana'nın çocuk resitalinde Ninja kılıcıyla 3 kızı öldürüp, 10 kişiyi de yaralaması bardağı taşırmıştı. Yetkililer, İngiltere ve Galler'de ninja kılıcı bulunduranların, satanların ya da e-ticaret sitelerinden ithal edenlerin hapse atılacağını açıkladı.
Ninja kılıcına sahip yaklaşık 500 kişi, emniyet birimlerine giderek aletleri teslim etti. Bakalım bu adım, kılıç cinayetlerini bitirecek mi?
PARANTEZ
Dünyanın en büyük 500 şirketi, siber saldırılara karşı milyarlarca dolarlık yatırım yapıyor. Siber suç maliyetleri; verilerin yok edilmesi, çalınan para, kaybedilen üretkenliklerin 2024 yılında 1 trilyon 800 milyar dolarlık bir kayba neden olduğu ortaya çıktı.