Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), geçtiğimiz Çarşamba Borsa İstanbul'da başlayan sert düşüşlerin ardından müşterilerin taleplerini karşılayamadıkları için 7 fon yönetim şirketine bağlı 130 fonu alım satıma kapatarak, tasfiyelerine karar vermiş.
Uzmanlar, bir fonun yatırılan paralarla hisse, tahvil, mevduat vb. varlıklar satın alması, yatırımcı fondan çıkmak istediğinde de fon payını keserek parayı vermesi gerektiğini söylüyor.
Büyük miktarda sığ (yani değersiz) hisseler alan bazı fonlar, getiriyi çok yüksek göstererek para toplamışlar. Üstelik, fonlarla aynı gruba bağlı olup, yıl başından bu yana hisseleri yüzde 140, yüzde 300, hatta daha fazla yükselen şirketler söz konusu.
SPK'nın yatırımcıları korumak üzere aldığı; bir fondaki varlıkların belirli hisselerde yoğunlaşmaması şeklinde özetlenecek yeni tedbirler sonrası sığ hisselerde yaşanan sert düşüşler sebebiyle nakit krizi başlamış.
Buraya kadar yazılanlardan çok şey anlamadı iseniz, problem yok. Konu oldukça teknik ve sadece az sayıda insanın vakıf olabileceği detaylar içeriyor.
Konunun özeti, Borsa üzerinden vurgun yapmaya niyetlenen birilerinin oyunları fark edilerek, alınan tedbirlerle çok daha büyük vurgunlarına mani olunduğu.
'Neden geç kalındı?' sorusu, belli oranda haklılık taşıyor, tamam. Ancak, Türkçe'de sık kullanılan 'Zararın neresinden dönülse, kârdır' ve 'Az tamah çok ziyan getirir' sözlerini de unutmamak gerek.
Herhangi bir fon şirketinin katılımcılarını zarara uğratacak şeyler yapması, mesela sığ hisseler alarak bunların fiyatlarını suni olarak yükseltmesi eskiden de yasaktı. Yeni düzenleme, bu esasın detaylandırılmasından ibaret.
Bilet bedelini geri alabilecekleri amorti kazanabilmenin bile düşük bir ihtimal olduğu, piyango alışkanlığındaki kişiler için temel gerçektir. Piyango tutkunları ikramiye, hele de büyük ikramiyenin milyonda bir ihtimal olduğunu iyi bilirler.
Tasfiyelerine karar verilen 7 şirkete bağlı 130 fonun, yıl başından bu yana hisseleri yüzde 140, yüzde 300, hatta daha fazla artan şirketlerin hisselerine yoğunlaşmaları, sıradan insanlar için herhangi bir şey ifade etmeyebilir.
Ancak, Borsa kültürüne aşina olup, üretimle uğraşan büyük şirketlerin hisse değerlerindeki artış ya da düşüşlerin son derece yavaş olduğunu, hisselerdeki ani yükselişlerin ardından mutlaka çöküşün geleceğini çok iyi bilenlerin, inanılmayacak kadar yüksek bu artışlara kanmamaları gerekir…
Katılımcı sayısı ve muhtemel kayıplarla alakalı olarak ortada dolaşan rakamlar mübalağalı da olsa, belirli ölçüde zarar olduğu ve gelişmelerin Borsa'yı olumsuz yönde etkilediği, aşikar.
Yaşananların bir yönü, 'bu bize ders olsun' yaklaşımı ile alınacak dersler ve kötü niyetlilere karşı tedbirlerin daha da geliştirilmesi ile alakalı.
Netice olarak söylenebilecek olan ise: 'Zararın neresinden dönülse, kârdır!..'