Arkadaşlarına çaylarını veren İhsan dışarı bakarak:
Bölgemizdeki bazı yerlerde sıkıntılara sebep olsa da, yağmurlar bu senenin bereketli geçeceğini müjdeliyor, inşallah... Mehmet:
Tabii bu arada havaların soğumaması da önemli. Geçen sene soğuk ve zirai don sebebiyle ülke genelinde meyve ve sebze üretiminde ciddi düşüşleri yaşanmıştı, biliyorsunuz...İhsan:
O halde dualarımızda bu hususu da ihmal etmeyelim. İşte Melih Bey de geldi. Sohbetimize başlayabiliriz... Selam vererek oturan Melih Bey'e ilk soru Mustafa'dan geldi?..
Neler oluyor Melih Bey?
Bolu ve Uşak'ın ardından Bursa belediyesine yönelik bir operasyon yapıldı. Bu adamlar yaşananlardan hiç mi ders almıyorlar?..
CHP'li belediye başkanlarının bize bir şey olmaz diye düşünüp düşünmediklerini bilmiyorum, ama ders almayı isteseler de zamanı geriye saramıyorlar.
Her operasyon, yıllar öncesi ile bağlantılı. Bursa Belediye Başkanı'nın dosyaları Nilüfer başkanlığı dönemi ile ilgili. İhbarlar üzerine harekete geçen savcılar, gereken incelemeleri yaptıktan sonra uygun vakitte düğmeye basıyorlar... Remzi:
Özgür Özel, Bursa'daki operasyon için kasıtlı olarak seçimlerin yıldönümü olan 31 Mart'ın beklendiğini iddia ediyor.
Böyle sembolik bir tarih seçilmiş olabilir mi?..
Savcıların ve emniyet güçlerinin bölge bir alışkanlıkları yok. Tek kişi değil, 50'den fazla kişinin gözaltına alınması söz konusu. Genel başkan olarak dile getirilen iddialara odaklanması gereken Özgür Özel'in Uşak Belediye Başkanı konusundaki tavrına bakılırsa böyle bir şeyi yapma imkanı yok. Konu ile ilgili CHP'lilerin ve herkesin beklediği şey, ilgili kişiyi süratle partiden uzaklaştırmasıydı. Bunun yerine üyeliğinin askıya alındığı açıklandı.
Bu, sadece İmamoğlu ile değil Uşak Belediye Başkanı ile de aralarında tuhaf bazı bağlantılar olduğunu düşündürüyor.... Selim:
Tuhaf bağlantılar derken?..
Daha önce milletvekilliği de yapan tutuklu başkanın ortaya saçılan melanetlerinin herkes tarafından bilindiği, CHP Genel Merkezinin bu konuda uyarılmasına rağmen, Özel'in desteğiyle aday olduğu konunun basit anlatımı... Selim:
Tutuklu Uşak başkanının ihraç konusu gündeme geldiğinde, 'ihraç ederseniz bildiklerimi anlatırım' diyerek tehdit ettiği rivayet ediliyor. Bu arada başkanın otelinde, yerel seçimler öncesinde Özel'in de adının karıştığı bazı tuhaf olaylar da söz konusu. Melih Bey bunlara girmek istemiyor anlaşılan...
Öyle de denebilir. Bir başkanın, metres hayatı yaşadığı birini kadroya aldırması, bir başkasını başka bir belediyede ve bankamatik olarak işe yerleştirmesi ve bu arada sahibi olduğu pavyonda çalıştırdığı kişilerin maaşlarını belediyeye ödetmesi gibi şeyler yeteri kadar berbat zaten.
Tutuklu başkanlar ve onlar için gerekeni yapamayanların paçaları pisliklerle dolu... İhsan:
ÖZEL'İN ARA SEÇİM RÜYASI...
İmamoğlu Suç Örgütü davası ile ilgili duruşmalar sürüyor.
CHP'liler de arada bir etkin pişmanlıktan faydalanmak için müracaat edenlerden bazılarının ifadelerini geri çekmeleri ile ilgili, 'dosya çöktü' naraları atıp duruyorlar. Bu konuyu açar mısınız?..
İSÖ'den tutuklu olanlardan bazıları, etkin pişmanlıktan faydalanmak için ifade vermişlerdi. Ancak bunların bir kısmı kabul edilirken zaten bilinenleri tekrarlayanlar tahliye edilmemişti. Şimdi bunlar, itirafları aleyhlerine kullanılacağı için geri çektiklerini söylüyorlar. CHP'lilerin bulabildikleri tek malzeme bu.
Oldukça titiz bir araştırma sonucu hazırlanmış ve kesin tespitlerden oluşan 3 bin 800 sayfalık bir iddianame söz konusu. CHP'lilerin şu ana kadar esasa dair tek bir açıklama bile yapamayışı da gösteriyor ki dosya dimdik ayakta...
Mehmet:
Özgür Özel'in TBMM'deki eksik 8 milletvekili sayısını hatırlatıp CHP'li 22 milletvekilini istifa ettirerek ara seçimi zorlayacağı yönünde bir açıklaması vardı. Böyle bir şey yapabilir mi?..
Özel'in yeni rüyası. Böylelikle başta İmamoğlu olmak üzere bazı isimleri milletvekili seçtirerek dokunulmazlık zırhı sağlamaya niyeti var anlaşılan. Ama bunu yapabileceğini zannetmem. İstifalar için TBMM onayı gerekiyor.
CHP'nin çoğunluğu olmadığı için böyle bir şey olmaz. Özgür Özel'in istifa etmeye ikna edebilecek 22 milletvekili bulabileceği de şüpheli zaten. İradesini talimat almak için haftalık ziyaretler yaptığı Silivri'ye teslim ettiğinin CHP'liler de farkında... Mustafa:
Cenab-ı Hakk'tan CHP mensuplarına akıl fikir vermesini dilemekten başka bir şey gelmiyor aklıma. Adeta patlamış bir lağımla karşı karşıyayız ve CHP'lilerin partilerine olan bağlılığında ciddi bir eksilme olmayışı, tuhaf...
İzmir'de yerel seçimler öncesi, sulara lağım karışması ile ilgili röportaj yapılan bir hanımın, 'b..lu su içer yine de CHP'ye o veririm' şeklinde bir sözü vardı.
İstanbul'dan Antalya'ya, Bolu'dan Uşak'a yaşanan bin bir türlü rezalete rağmen CHP kitlesinin partilerine sadıklığı, AK Partililer için kullandıkları 'biat etmenin' aslında kimlerde olduğunu gösteriyor. Yine de bu rezaletler karşısında CHP'den aklı selim sesler de çıktığını unutmamak gerek. Olup bitenlerin pek de hayırlarına olmadığının onlar da farkında... İhsan:
İRAN'A BELKİ GİRERLER, AMA ÇIKAMAZLAR...
CHP ile ilgili iç karartıcı konuları geçip, Melih Bey'in bölgemizdeki gelişmelere yönelik söyleyeceklerini dinleyelim. İlk soru da benden. ABD ve İsrail'in İran'la savaşlarında son durum ne?..
Hep üst perdeden konuşan Trump ve her nasılsa onu İran'a saldırmaya ikna eden İsrail'in yalanlarına rağmen İran dimdik ayakta. Yaşananlar yıpratma savaşına dönüşmüş durumda moral üstünlük, bu konuda şerbetli olan İran'da. Yükselen akaryakıt fiyatlarının her ülke gibi ABD'yi de zorlaması yanında vakitlerini çoğunlukla sığınaklarda geçirmek zorunda kalan İsrailliler açısından savaş kabusa dönmüş durumda...
Selim:
Enerji açığı olmadığı söylenen ABD'de akaryakıt fiyatlarının sürekli yükselmesi, Trump'ın Kasım seçimlerine yönelik hesaplarını altüst etmişe benziyor. Bizde fiyat artışlarının büyük bir kısmının devlet tarafından karşılanması da iyi oldu...
Akaryakıt fiyatları küresel bir mekanizmaya bağlı. Bu konuda dışa bağımlı olmayan ABD'de benzinin galonunun 2.5 dolardan 4, bazı eyaletlerde 5 ve hatta 6 dolara çıkması da bunu gösteriyor. En pahalı yakıtın olmayan yakıt olduğu söylenir. Türkiye'de yöneticilerimiz durumu son derece akıllı bir şekilde yönetiyorlar... Remzi:
ABD'nin İran'a bir kara harekatı yapacağı çok konuşuluyor...
Konuşmak ayrı. Ama yapabilmek zor. İsrail istese de böyle bir şey yapamaz, kara gücü yok. Olanlar da korkak. ABD'nin 10 bin kilometre öteden gelip İran gibi bir coğrafyada kara harekatı yürütmesi mümkün değil... Mustafa:
Uranyumu ele geçirmek için ya da mesela Harg Adası gibi bazı hedefleri işgal için ABD'nin sınırlı harekatlar yapabileceği söyleniyor...
Büyük kayıpları göze alabilirlerse belki. Ancak böyle bir şeyi düşünmek zor. Harg Adası ya da başka yerlere çıkabilir ama oralarda kalamazlar. Yerini bilmedikleri uranyumu alabilmeleri de oldukça zor. İran gelmelerini bekliyor zaten... Remzi:
ABD'nin uçak ve helikopter kayıpları arttı. Bunun sebebi ne olabilir?..
İran'ı hafife almak.
Saldırıya uğrayan İran, her fırsatı saldırganlara zarar verebilecek şekilde kullanıyor ve başarıyor.
ABD ve İsrail'in bölgeye yönelik hesapları sebebiyle rahatsız olan Çin ve belki Rusya'nın gizlice İran'a destek verdikleri de düşünülebilir...
Selim:
Lübnan'a saldırıların yoğunlaştıran İsrail, Filistinli esirleri idam etme yönünde karar aldı...
Sadece Filistinlileri hedef alan bir düzenleme olduğu için hukuki değil. Bu, İsrail'in cilalarının tamamen dökülmesi ve Dünya çapındaki farkındalık sebebiyle ABD-İsrail ikilisinin sahip oldukları destekleri tamamen kaybetmelerini tetikleyecek bir şey. Trump'ın NATO ve başlıca Batılı ülkelerinden haksız ve hukuksuz başlattığı savaşa destek bulamayışına ek olarak, İsrail'in kuyruğuna takıldığı gerekçesiyle ABD'deki protestoların gittikçe yaygınlaşması da bunu gösteriyor... İhsan:
Konuşulacak konu çok ama vakit az. CHP konusunda bir şey söylemek gereksiz. Cenab-ı Hakk'tan İran'a yönelik saldırılarla başlayan savaşın bir an evvel ve İslam Alemi açısından hayırlar getirecek şekilde neticelenmesini niyaz ederek, bugünlük bu kadarla iktifa edelim...
Amin...