Fıkrayı bilirsiniz. Cinayetten yargılanan Karadenizli, mahkemede olayın yaşandığı İstanbul'a gelirken yolda başına gelen talihsizlikleri anlatmaya başlar. Yol hikayesi çok uzadığı için sıkılan hakim, 'artık İstanbul'a gel' diye sanığı uyarınca, 'İstanbul'a geleyim de beni asasınız değil mi?' cevabını alır…
İBB eski Başkanı İmamoğlu da tarihimizin en büyük yolsuzlukları sebebiyle gözaltına alındığında, soruşturma sırasında karşılaştığı soruları 'muhatap almıyorum', 'cevap vermek istemiyorum', 'hatırlamıyorum' gibi cevaplarla geçiştirmeye çalışmış, yani esas konuya neredeyse hiç gelmemişti.
Soruşturma aşamasında kamuoyuna yansıyan bilgiler, İBB ile bağlantılı yolsuzlukların zannedilenin de ötesinde olduğunu gösterdi. Ancak, İmamoğlu'ndan ve CHP cenahından sadra şifa hiçbir açıklama gelmedi.
Güya suçlamalara cevap vermek için çoğunun masrafları İBB bütçesinden karşılandığı söylenen internet siteleri de oluşturuldu. Ancak buralarda da suçlamalara makul ve mantıklı cevaplar vermek yerine davanın siyasi olduğu, İmamoğlu'nun aday olduğu için tutuklandığı gibisinden yalanlar tekrarlandı.
Aralarında İmamoğlu'nun da bulunduğu 105'i tutuklu, 170'i adli kontrollü, 7'si aranan 402 ismin yargılanacağı İmamoğlu Suç Örgütü davası, dün başladı.
İş artık ciddiye bindiği ve suç örgütü lideri olarak hakkında 2 bin 430 yıla kadar hapis talep edildiği için İmamoğlu'nun savunma açısından söyleyecekleri kritik. Nisan sonuna kadar haftanın dört günü yapılacak duruşmalarda söyleyecekleri, ciddi bir merak konusu.
Dosyada suç örgütü kurma, yönetme, örgüte üyelik, üye olmamakla birlikte suç örgütüne yardım etme, rüşvet, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, ihaleye fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme gibi 143 eylem için toplamda 196 ayrı suç isnadı bulunuyor.
Konunun önemi dolayısıyla ilgili hususların detaylı bir şekilde araştırılması ve ilgili devlet kuruluşları tarafından doğrulanması suretiyle hazırlanan 3 bin 800 sayfalık iddianame, aslında tam bir tespitler tutanağı olduğu için İmamoğlu ve diğer sanıkların işi zor.
Silivri'den gelen duruşmanın ilk gününe dair haberler, kendisini savunmak için söyleyebilecek herhangi bir şeyi olmayan İmamoğlu'nun, mahkeme sürecini sabote için elinden geleni yapacağını gösteriyor. Ancak, mahkeme heyetinin de gereken tedbirleri aldığı anlaşılıyor.
İstanbul'da, İmamoğlu'nun günde 4 bin kişiye ucuz yemek sağlayan birkaç kent lokantası ve birkaç kreş dışında sayabileceği bir hizmetinin olmayışı, konunun özeti…
Sadece İmamoğlu değil, 'bizim uşaktır' ve benzeri gerekçelerle ona destek olanlar da İstanbul'un 1 trilyon 200 milyarlık 6 yıllık bütçesinin nerelere harcandığı sorusuna cevap vermek zorunda.
Çünkü 16 milyon insanın kul hakkı söz konusu…