Bugünkü
Takvim
  • 16 Şubat 2020, Pazar

Yeteri kadar açık…

7 Şubat 2012'de, güya ifadesini almak için çağırdıkları MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ı getirtebilmiş olsalardı, bugün herhalde farklı şeyler konuşuyorduk. Malum, çağrıyı yapan FETÖ ekibi, o zaman Başbakanımız olan Recep Tayyip Erdoğan'ın ameliyat için hastanede olduğunu zannettikleri bir sırada harekete geçmişlerdi...

MİT Müsteşarı ve görevlilerini ifadeye çağırma girişimi, başımıza bela edilen terör probleminin çözümüne destek veriyormuş gibi yapanların, aslında çözümü engellediklerini fark eden Türkiye'nin kendi göbeğini kesme kararını engellemeye yönelikti…

Terör belasını Türkiye'nin kendi imkanlarıyla bitirmesi, bu işi başımıza saranlar açısından karşılaşılabilecek en kötü senaryoydu. Ülkeyi kontrol altında tutma amaçlı terörün bitirilmesini önlemek için vesayet zincirinin diğer halkası FETÖ'yü sahneye sürmeleri kaçınılmazdı ve öyle yaptılar.

Bugünden geriye bakıldığında söylenebilecek olan şudur ki, 7 Şubat 2012 FETÖ'yü tanımak açısından herhalde en önemli dönüm noktalarından birisiydi.

Tam da Başbakan'ın hastanede olduğu düşünülen bir saatte MİT Müsteşarı'nı ifadeye çağırmakla, hemen ardından, istirahatte olması beklenen Başbakan'ın gözaltına alınması ve tutuklanmasının hesaplandığı açık olsa da, devletin hücrelerine kadar nüfuz etmiş bir yapıyla topyekun bir mücadele başlatmak için herhalde erkendi...

Üç-beş ağaç için olmadığını bizzat tertipleyenlerin itiraf ettikleri Gezi Olayları planlandığı gibi başarılı olabilseydi de, bugün farklı bir Türkiye'de olurduk.

Gezi'yi temsilen yetkililerle görüşenlerin dile getirdikleri mega yatırımların iptal edilmesi ve benzeri talepler, faiz ve enflasyonu kontrol altına almış, kişi başına milli geliri 10 bin doları aşan bir Türkiye'nin istenmediğinin en açık göstergesiydi.


SONUN BAŞLANGICI…
Kayıtlara geçse de önemsiz addedilen birtakım girişimleri es geçebiliriz. Ancak kendi ayakları üzerinde durabilme kararlılığı iyice pekişen Türkiye'yi hizaya getirmeye niyetli dış mihraklar, 17-25 Aralık 2013'de kuklaları FETÖ'yü açık bir şekilde sahaya sürdüler. Afişe olması ihtimalini bile göze alarak hem de…

17-25 Aralık'ta akılları sıra bir 'altın vuruş' gerçekleştirmeye çalışanların, muhtemelen 7 Şubat 2012'de ve sonrasında yaşananlar dolayısıyla tetikte olan devletin mukavemetiyle karşılaşmaları ile de, tabir caizse oyunun artık açıktan oynandığı bir süreç başladı.

Dönemin İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı'nın deyimiyle: 'Gerekirse kullanılabilecek ama gerekirse çöpe atılabilecek' dosyalarla yargı ve emniyet üzerinden yapılmaya çalışılan darbe girişimi, FETÖ açısından sonun başlangıcı idi.

Ve 15 Temmuz… Türkiye'yi hizada tutabilmek ve gerektiğinde el koymakta kullanılabilmek için oluşturulduğu anlaşılan FETÖ'nün nihai girişimi…

Zaten bilinen hususları tekrarlamamızın sebebi, bütün bu aşamalarda FETÖ ile paralel hareket eden Genel Başkan Kılıçdaroğlu ve yakın ekibinin FETÖ'nün siyasi ayağı muhabbetleri…

7 Şubat 2012'de çekimser kalsalar da, Gezi Olayları'na destekleri ve 17-25 Aralık sonrasındaki tutumları yanında 15 Temmuz'a ikircikli bakışları, sandık dışı yollarla iktidara gelebilme hevesine kendilerini iyice kaptırdıklarının açık bir göstergesi…

Kılıçdaroğlu ve avanesinin FETÖ'nün siyasi ayağı konusundaki saçmalamaları, iflah olmaz AK Parti karşıtlarının hoşuna gidebilir belki.

Ama Kılıçdaroğlu'nun bulunduğu makama FETÖ sayesinde oturduğunun ve çevresini de onlardan oluşturduğunun, birçok CHP'li de farkındadır herhalde…

Yeteri kadar açık olanı anlatmak zor olsa da, anlamak kolaydır…

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan TAKVİM veya takvim.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Turkuvaz olarak kişisel verilerinizi işliyor, aynı zamanda kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen tüm çabayı gösteriyoruz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin aydınlatma metnine veri politikası sayfasını ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.
  • ve ya