CANLI YAYIN
Ekrem Kızıltaş
EKREM KIZILTAŞ

‘Hans’ diyor ki…

Eklenme Tarihi 30 Haziran 2018

Ülkenin hükümet sisteminin değişeceği bir seçim için kampanya yapan partilerin ve adayların, normalde ülkeyi daha ileriye götürecekleri yönünde vaatlerde bulunmaları gerekirdi.

Bunun yerine insanlar için yapılan birtakım hizmetleri yıkma, yapılacakları iptal etme ve hayat standartlarını daha geri taşıma vaatleriyle seçim yarışına girenlerin aklından şüphe edilir…

24 Haziran Seçimleri ile ilgili en dikkat çeken hususlardan birisi, AK Parti ve CHP'nin oluşturduğu Cumhur İttifakı karşısında çıkarılan CHP, İP, DP ve SP'nin açık ve HDP'nin de gizli üyesi olduğu ittifakın 'yıkım' esaslı vaatleriydi...

Adı Millet İttifakı olsa da, temelde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a karşı oluşturulduğu için 'Erdoğan karşıtı İttifak' olarak da adlandırıldı bu yapı. Kampanya sürecindeki söylemlerinden hareketle 'Yıkım İttifakı' ismini de hak eden ve seçim kazanmayı değil bir şeyleri yıkmayı hedefleyen tavırları ile meseleye objektif bakan herkesi şaşırtan bir yapı idi bu...

24 Haziran'ın tam olarak ne manaya geldiğini bilenler, Erdoğan Karşıtı İttifak'ın aslında düpedüz Türkiye karşıtı bir ittifak olduğunun da farkındaydı elbet. Ancak yapmaya çalıştıklarını, herkesi kendisi gibi kabul eden insanımıza anlatabilmek, çok ama çok zordu.

Ülkesine ve milletine ihanet manasına gelebilecek bir adım atmaktansa canının feda edebilecek bir anlayışa sahip olan insanımızın, bu memleketin siyasetçilerinin ne olursa olsun ihanet edebileceklerine akıl erdirmesi beklenemezdi…

Ancak, A Haber'de yayınlanan Almanya devlet televizyon kanalı ARD'nin eski Ortadoğu temsilcisi ve siyasetçi Christoph Hörstel röportajı, 24 Haziran sürecinde yaşananlar başta olmak üzere Türkiye ile ilgili birçok konuyu kavrayabilme açısından önemli ipuçları içeriyor.

Türkiye'nin şansı…

A Haber'den Eda Ulusoy'un 24 Haziran seçimlerinden hemen sonra ile yaptığı röportaj, Hörstel'in Batılı devletlerin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a baskı yapmaya çalıştıkları tespitiyle başlıyor.

Alman Spiegel dergisinin Türkiye karşıtı bir tavır alıp Erdoğan'ın projelerini eleştirmesi ve karşıtı adayları öne çıkarması örneğini veren Hörstel'e göre bütün bu kirli propaganda 'Batı'nın Türkiye'nin büyümesini istememesi' ile alakalı...

'Erdoğan Türkiye'nin çıkarları için çalışıyor' diyen Hörstel, Türkiye'nin kendilerine sırtını dönmesinden endişe eden uluslararası sistem egemenlerinin Erdoğan'ı engellemek için ülke ekonomisini tehdit ettiklerini belirterek, devam ediyor:

"Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın tarihi anlamda ciddi bir şeyler yapmaya çalıştığı ortada. Tüm Türkler onu desteklemeli. Eğer Erdoğan kendini düşünüyor olsaydı, çoktan bu kartellerin isteklerine, Avrupalı politikacıların yaptıkları gibi, boyun eğerdi. Sonunda da çok zengin olur ve harika bir yaşam sürerdi. Karşılığında binlerce dolar alacağı konuşmalara davet edilirdi. Tıpkı Clinton'un yaptığı gibi. Ama o bunu yapmıyor. Bu da Türkiye için iyi olanı yaptığı anlamına geliyor… Türkiye'nin başarılı olmak için iyi bir şansa sahip olduğunu düşünüyorum. Eğer böylesine eğitimli, deneyimli bir cumhurbaşkanı ile başarılı olamayacaklarsa, kiminle başarılı olabilirler ki!.."

Christoph Hörstel'in söylediklerinin tamamını (https://www.ahaber.com.tr/webtv/dunya/alman-yazar-horstel-a-habere-konustu-erdogan-en-dogrusunu-yapiyor) linkinden izleyebilir ve bu konuda anlama güçlüğü çekenlere de izletebilirsiniz…

Alman olması sebebiyle 'Hans' diyebileceğimiz Hörstel'in anlayıp anlatmaya çalıştığı bu gerçekleri bizim de anlamamız ve anlatmamız gerekiyor…

Mücadele sürüyor çünkü…