PKK'yı ve saldırılarını makul ve güvenlik güçlerinin bu saldırılara cevap vermesini bir tür kabahatmiş gibi lanse etmeye çalışanlar olduğunu biliyoruz. Bunların, Ankara'daki patlamanın şüphelileri arasında PKK'nın zikredilmesine çok kızdıklarını da.
Karşı karşıya olduğumuz manzara şu: Bir yanda Doğu ve Güneydoğu'daki saldırılarını durdurmaksızın sürdüren bir terör örgütü var. Bir yanda ise Ankara'da aslında bu örgüte yönelik olarak yapılması gereken bir barış mitinginde kendini patlatan canlı bombalar.
Türkiye'nin mevcut ortamında, Ankara'daki Barış mitingini düzenleyen kuruluşların neden PKK'yı hedef almayacak oldukları, üzerinde uzun uzun durulması gereken bir konu aslında. Ancak ne olursa olsun, teması barış olan bir miting öncesi meydana gelen patlamalarda hayatlarını kaybeden 102 insanımız ve birçok yaralı, bu konudaki soruları şimdilik sorulmaz kılıyor. PKK'yı patlamanın şüphelileri arasında zikretmeme ve başkalarına da zikrettirmeme kararlılığında olanlar, bunun aslında bir tür PKK tarafgirliği olduğunu gözlerden saklamak için de bildik usüle başvuruyorlar. Bu da, baştan beri söyleyegeldikleri yalanlarına yeni bir kuyruk ekleyip, iktidarı DAEŞ'i kamufle etmeye çalışmakla suçlamak.
Terör; sek mi kokteyl mi?..
Oysa Başbakan Davutoğlu, soruşturmanın geldiği aşamada, DAEŞ'in en kuvvetli şüpheli olarak görüldüğünü vurgulamış durumda. Yani kimsenin DAEŞ'i temiz göstermeye çalıştığı filan yok. Ancak sıkıntı, Başbakan Davutoğlu'nun elde bulunan bazı bilgiler ışığında başka bazı bağlantılar üzerinde durduklarını ve yaşananın bir tür 'kokteyl terör' olabileceğini açıklaması ile ilgili.
Başbakan Davutoğlu'nun 'kokteyl terör' sözünü DAEŞ'le beraber başka bazı örgütlerin ve mesela PKK'nın da işin içinde olabileceğini ifade sadedinde kullanmış olması, birilerinin canını sıkmış gibi gözüküyor. Bu, birilerinin kurulduğu tarihten beri binlerce saldırıya ve bu arada Ankara'dakine benzer birçok olaya imza atmış bir örgütü koruma içgüdüsü ile harekete geçtiklerinin göstergesi.
İlgi çekici olanı, bu birilerinin ve başka bazılarının, PKK'nın patlamanın olduğu gün 'tek taraflı ateşkes' ilan etmiş olduğunu her nedense pek hatırlatmıyor oluşları. Bunun, üzerinden on günden fazla geçmiş olduğu halde, ilan edilen 'tek taraflı ateşkes'in herhangi bir emaresini görmüyor oluşumuzla bir bağlantısı var belki.
Ankara'daki saldırı 'sek' mi kokteyl mi, herhalde önümüzdeki günlerde anlaşılacaktır. Ancak, DAEŞ'i ön plana çıkararak, halen güvenlik güçlerimize ve insanımıza yönelik saldırıların sürdüren PKK'yı, olağan şüphesiz haline getirme gayretleri, düşündürücü.