Artan terör olayları sebebiyle hükümetin hemen kurulmasının faydalı olacağını düşünenler çok.
Bazıları olayların tırmanmasını doğrudan bununla ilişkilendiriyor.
Aritmetik olarak çeşitli alternatifler olsa da, MHP ve HDP'nin tutumları sebebiyle, sadece AK Parti-
CHP arasında bir koalisyon ihtimali kalmıştı.
Uzun süredir hükümette bulunmamış CHP'nin biraz bu sebeple ve biraz da girdiği her seçimde mağlup olan Kılıçdaroğlu'nun yaklaşan kurultayda elini kuvvetlendirebilmek için hükümet kurmaya elinin mecbur olduğu, ağırlıklı yorumlardan birisiydi.
Seçimin hemen ardından içeriden ve dışarıdan bazı çevrelerin, AK Parti-CHP alternatifini teşvik eden tavırları da, hükümet kurulabileceği beklentilerini yükseltti.
Ancak ideolojik takıntıların ve kendini seçimin galibi zannetmenin, CHP'nin esneme şansını yok ettiğini düşünenlerin sayısı da az değildi.
Daha seçimin ardından, herkese eşit mesafede olduklarını ve Türkiye'yi hükümetsiz bırakmamak için ellerinden geleni yapacaklarını söyleyen Ahmet Davutoğlu ve ekibinin yaklaşımı ise, Türkiye'nin kazanımlarını koruyan ve geleceğe yönelik gerekli adımları atabilecek bir hükümet şartı ile sınırlıydı.
Ak Parti ile CHP arasında kurulabilmesi ihtimalinin düşük, hatta çok düşük olduğu başından beri bilinen bir gerçek. Ancak, hükümet kurulamayıp seçime gidilecekse, 7 Haziran'ın ortaya koyduğu tablodan neden bir hükümet çıkarılamadığı konusunda, her partinin bir izah yolu bulması da önemli.
KURACAKMIŞ GİBİ YAPMAK ...
AK Parti ile CHP arasında yürütülen görüşmelerden sızan bilgiler; 7 Haziran seçimlerinin mağluplarından olmasına rağmen kendisini galipler arasında gören CHP'nin, olmayacağını bildiği şeyleri zorlama eğiliminde olduğunu gösteriyor.
13 yıllık bir Ak Parti iktidarının ardından seçimin açık ara galibi bir partiye 'gel seninle bir restorasyon hükümeti kuralım ve yaptığın her şeyi alt üst edelim' demek, 'hükümet kurmayı istiyormuşum gibi görünmeme aldırma' demek çünkü. CHP, eğitim sisteminin (4+4+4) yerine (1+8+4) olarak formüle edilmesi konusunda da ısrarcı imiş mesela. Bunun İmam Hatiplerin orta kısımlarının kapanması manasına gelip gelmeyeceği konusunda da susma haklarını kullanıyorlarmış.
Bunlar ve daha başka şeyler, CHP'nin reel olan değil, ideal olduğunu düşündükleri ile hareket ettiğini gösteriyor. Bu da bize, 'aç tavuk kendisini buğday ambarında zannedermiş' deyişini hatırlatıyor.
CHP'nin seçim bildirgesinin ve 14 maddelik koalisyon şartının ciddiyeti olduğunu görmek, anlamlı. Mevcut şartlarda bir koalisyon kurulamaz da seçime gidilirse CHP seçmeninin, partilerinin ancak seçimin galibi bir partinin öne süreceği şartlar sebebiyle hükümet kurmaktan kaçınmasına ne tepki vereceğini kestirmek ise güç.
CHP'nin unuttuğu şey, AK Parti'nin insanımıza ve memleketimize şimdiye kadar kazandırdıklarını koruma hususunda kararlı olduğu. Ak Parti'yi var eden ve güçlü kılan da bu zaten.