Suruç'ta bir kültür merkezinin bahçesinde Kobani'ye hareketleri öncesi basın açıklaması yapmaya hazırlanan Ezilenlerin Sosyalist Partisi mensubu gençlerin arasına giren bir intihar bombacısı, 30'unun ölümüne, 100'ünün de yaralanmasına sebep oldu. Vefat edenlere Cenab-ı Hakk'tan rahmet, ailelerine, yakınlarına ve Milletimize sabırlar diliyorum.
Türkiye'nin çeşitli yerlerinden toplanıp Suruç'a gelen ve burada düzenlenen bazı etkinliklere katıldıktan sonra Kobani'ye geçerek, buranın yeniden inşasına katkıda bulunmaya niyetlenen gençler bunlar.
Ve bunun için de, yaz aylarında yapmayı düşündükleri tatillerinden vazgeçmişler.
Patlamadan sonra geride kalan çantalarından da Kobani'deki çocuklara götürülmek üzere hazırlanan oyuncaklar çıkmış...
Bu insanlar neden hedef alınır ve böyle bir saldırıyı kim yaptırır?.. DAEŞ mi?.. Peki neden?..
Kobani'nin yeniden inşasına yardımcı olmanın, orada yaşayan insanların evlerinde biraz daha rahatça oturabilir hale gelmesine katkıda bulunmanın, DAEŞ ya da benzeri örgütler açısından ne gibi bir önemi vardır ki?.. Hiç. Bombalayacakları evlerin harabe mi mamur mu olduğuna, içinde yaşayanların ihtiyaçlarının karşılanmış olup olmadığına aldırmayacaklarına göre, Kobani'nin yeniden imarına katkıda bulunmaya giden gençleri katletmenin anlamı nedir?..
Bu sorunun cevabı da 'hiç' aslında.
Ama belli ki birilerine göre bunun cevabı 'her şey'.
Kim yaptırdı ve niçin yaptırdıysa, belli ki tek dertleri insanları terör vesilesiyle ürkütmek suretiyle, hedeflerine doğru bir adım daha atmış olmak. Bu korkunç saldırıyı gerçekleştirenlerin İslam'la ve Müslümanlık'la bir alakaları olamaz; her kimse bunlar, insanlıkla da bir alakaları olmadığı kesin çünkü.
Suriye ya da Irak değiliz!
Suruç'ta, meydana gelen bu feci olayı, söyleyebilecek başka bir şeyleri olmadığı için devletin üzerine yıkacak tarzda açıklamalar yapmaya çalışanlar; bir muz cumhuriyeti olmayan Türkiye'nin, bir Irak veya Suriye olmadığını da unutmamalıdırlar.
Ve bu saldırının aslında tam da böyle bir şeyi amaçladığını da...
Hiçbir devlet kendi sınırlarında terör olayı yaşanmasına sıcak bakmaz; Türkiye Cumhuriyeti de başka devletlere göre daha fazla hassasiyetle, kendi sınırları içindeki terör olaylarına kesinlikle göz yummaz. Bunun ne demek olduğunu en iyi bilen ülkelerden birisidir çünkü.
Kobani'nin yeniden inşasına destek olmak amacıyla, yaz tatillerini de feda ederek Suruç'ta toplanan gençlerden bahsediyoruz. Daha önce 200 bin Kobanili'yi misafir eden, işgalden kurtulmaları için elinden geleni yapan ve imarına destek için de çalışan Türkiye Cumhuriyeti'nin, bu gençlerle ne derdi olabilir ki?..
Bu gençlerle, insan olan hiç kimsenin bir derdi olamaz.
Bu gençleri katledenleri, bölge üzerinde hesapları olup, buna ulaşabilmek için her türlü melaneti işleyebilecek olanların arasında aramak gerek.
Ve bunu hep birlikte yapmalıyız.
Çünkü belli ki Suruç saldırısı, çok açık ve alçakça bir provokasyondur ve o gençlerin şahsında aslında ülkemizi hedef almıştır...