Bu casusluktur, bu ajanlıktır, bunun hesabını da verecekler. Düşün artık milletin yakasından" dedi.
Casusluk ve ajanlık, insanın kanını donduracak türden suçlamalar... Ama birilerinin umurunda değil gibi.
Suriye'de Esed rejiminin yoğun baskıları altındaki Bayır Bucak Türkmenleri'ne Milli İstihbarat Teşkilatı'nın gönderdiği yardım malzemelerinin bulunduğu TIR'lar, hukuk dışı bir şekilde durdurulmuş ve aranmaya çalışılmıştı.
Devletin bir kurumunun kendi yetkileri çerçevesinde yaptığı bir işi, Paralel Örgüt'ün emrinde oldukları anlaşılan başka bazı devlet görevlileri engellemeye çalışmışlardı. Yapılmak istenen esas işin, silah da taşıdığını iddia ettikleri bu TIR'lar üzerinden Türkiye Cumhuriyeti'nin yöneticilerini uluslararası alanda zor duruma düşürmek olduğu sonradan anlaşıldı.
Paralel Örgüt mensupları ve onlarla beraber hareket eden ya da bir şekilde öyle davranmak mecburiyetinde kalanlar MİT TIR'ları meselesini temcit (sahur) pilavına döndürdüler, ısıtıp ısıtıp önümüze sürüyorlar. 7 Şubat ve 17-25 Aralık'taki darbe girişimleri ters tepenler, MİT TIR'ları üzerinden de amaçlarına ulaşamayınca, hala o TIR'lara ait olduğunu iddia ettikleri birtakım görüntüler üzerinden amaçlarına ulaşmaya çalışıyorlar şimdi.
Geçtiğimiz yılın başında ve daha sonra da yayınlanan o görüntüler, seçime on gün kala tekrar servise sunuldu. Zerre kadar mesuliyet hissi taşımadıkları anlaşılan birileri, sahte olduğu açıkça anlaşılan bazı görüntülerle MİT TIR'larında aslında silah da olduğu iddialarını yinelediler.
Bahsi geçen TIR'lardaki yardım malzemelerinin engellenmesi ya da gecikmesinin ne gibi sonuçlara mal olduğu, bunların umurunda bile değil.
Aynı kesimin yeri geldiğinde Suriye'deki kardeşlerimize neden yardım gönderilmediğini sorguladığı da bilinen hususlardan... Yani 'neden gönderdin?' diyenler, yeri geldiğinde 'neden göndermedin?' sorusunu da aynı pişkinlikle sorabiliyorlar. Utanmaları yok çünkü.
Velev ki silah vardı...
TIR'ları durdurmak da, şimdi o görüntüleri yayınlamak ta, kelimenin kam manasıyla: Vatana ihanettir... 'Velev ki o TIR'larda silah da olmuş olsun...' diye başlayan cümlelere gerek yok. Çünkü bu görüntüleri yayınlayanlar, memleketimizdeki hukuk sistemine bağlı saymıyorlar kendilerini. Onların emir aldıkları tek bir sistem var: 'Üst Akıl'. Üst Akıl'a göre de, Türkiye'deki iktidarı köşeye sıkıştırabileceği umulan her türlü hareket serbest. Yine onların bağlı olduğu Üst Akıl, Suriye'de yüz binlerce vatandaşını katleden ve milyonlarcasını muhacir eden eli kanlı diktatöre destek olmayı da emrediyor. O emirlerle hareket edenler, Suriye'de canlarını korumak için çırpınan insanlara bırakın silahı, insani yardım malzemesi götürmeyi bile suç sayıyorlar.
Madem ki, hiçbir itiraza mahal bırakmayacak şekilde bir casusluk faaliyeti ile karşı karşıyayız; bu işi yapanlar yaptıklarının karşılığını süratle bulmalı ki, ibret olsun!..