Neden? Çünkü gece yarısı Başbakanımız Binali Yıldırım Çukurca'dan Mehmetçik'le beraber terör örgütü PKK'ya Yıldırım'lar yağdırıyordu.
Başbakanımız yanında gelen gazetecileri, bakanlarını, milletvekillerini Ankara'ya gönderirken, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile beraber, Çukurca'da tarih yazan Mehmetçik'le gece taarruzuna çıkıyordu.
Başbakan Yıldırım gündüz Diyarbakır'da, PKK'nın kökünü kazımakta kararlı olduğunu gösterirken, gece de Türkiye'yi bölmeye çalışan odaklara, Çukurca taarruzuyla sesleniyordu. Başbakan Yıldırım, akşam Diyarbakır'da sivil toplum temsilcileriyle, bölgeye yapılacak 140 milyarlık yatırımları, taşeron PKK'nın yıkıp yaktığı evleri-camileri onarmayı konuşurken, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun ÇUKURCA'DA hainlere YILDIRIM DÜŞMEsini organize ettiğini sabaha doğru öğrendik. Başbakan Yıldırım, Diyarbakırlılar'ın gönülden desteğini hissederek, Çukurca'da tarih yazmakta olan Mehmetçik'lerin iman dolu aguşuna gidiyordu. Yıldırım Çukurca'da, sınırda aynen Harbiye marşındaki ruhu temsil diyordu:
"YILDIRIMLAR yaratan bir ırkın ahfadıyız. Tufanları gösteren, tarihlerin yâdıyız... Kanla, irfanla kurduk biz bu Cumhuriyeti... Cehennemler kudursa, ölmez nigâhbanıyız.
Şahikalar üstünde meydan okur bu erler... Yaklaşacak düşmana mezar olur bu yerler. Bağlayamaz bir kuvvet bu kasırga milleti. Tarihlere sorun ki bize 'Ölmez Türk' derler." Kahraman askerlerimiz bir tarafta Suriye'nin Mare hattındaki taşeron PKK/PYD/DAEŞ militanlarına
KALKAN ATARKEN; Çukurca'da da PKK'nın belkemiğini kırma operasyonu yapıyordu. Bu kahramanlar gece yarısı Başbakan Yıldırım'ı yanlarında gördüklerinde, daha da gururlandılar. Daha da bilendiler. Çukurca'da Mehmetçiğin ve Başbakan Binali Yıldırım'ın gözlerini çakmak çakmak yapan, 15 Temmuz ruhudur. Çanakkale Ruhu'nun Yenikapı'da yüzyıl sonra dirilişidir.
Ellerine aldıkları milyonlarca TÜRK BAYRAĞI ile meydanları dolduran Aziz Türk Milletinin verdiği destektir.
Milli birlik, beraberliktir en büyük silah. Yıldırım, gece yarısı Çukurca'da PKK'nın belkemiğini kıran Mehmetçiğin tarihi vuruşundan ve Aziz Milletimizin büyük beraberliğinden aldığı güçle haykırıyordu: "15 Temmuz'dan sonra terörle mücadelede yepyeni bir yönteme yepyeni bir yol haritasına girmiş bulunuyoruz. Bu, şudur: Savunmada değil taarruzda olacağız. Hangi taşın arkasında hangi mağaranın içinde bu alçaklar varsa onları bulup etkisiz hale getireceğiz. Bunu yapmazsak bu tehditle yaşamak mecburiyetinde olmaya devam edeceğiz." Başbakan Yıldırım'ın Mehmetçik'le beraber olduğu Çukurca'da PKK'ya son yılların en büyük darbesi vuruldu.
Aynı anda Suriye'de de Mare hattına Fırat Kalkanı'nı attık. Bölgedeki PKK varlığı ile Suriye'deki PKK-PYD'nin kırılmış olması önemli gelişmelere yol açacaktır. Emperyalistlerin taşeronu PKK/PYD'nin hem Çukurca'da hem de Mare'de darbe yemesi, derin operasyonları planlayan
Derin Amerika-Avrupa içinde özellikli bir durum.
SONUÇ: Başbakanımız Binali Yıldırım'ın Çukurca'da gece yarısı gözleri çakmak çakmak parlayan Mehmetçiğin bağrında söylediği, "Savunmada değil taarruzda olacağız" sözleri herşeyi ifade ediyor. Çünkü, en iyi savunma taarruzdur. Bekleyen değil saldıran bir strateji, başarıyı muhakkak getirecektir.
DÜNLERE KADAR SAVUNMADAYDIK. BUGÜN, GÖNÜL COĞRAFYASINA YÜRÜYORUZ. YENİ SEVR, YENİ SYKES-PICOT HARİTALARINI ONLARA ÇİZDİRMEYECEĞİZ. TARİH OLMAYACAĞIZ, TARİH YAZACAĞIZ.