CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

Üst Akıl'ın yeni planı

Eklenme Tarihi 11 Kasım 2015
Turgut ÖZAL ÇANKAYA'YA çıktı, ANAP Bitti. SÜLEYMAN DEMİREL Çankaya'ya çıktı DYP bitti. Sanıyorlarda ki, YENİ TÜRKİYE'NİN lideri TAYYİP ERDOĞAN halkımızın oylarıyla CUMHURBAŞKANI olduktan sonra, AK Parti'yi bitirecekler. Neydi o 1 Kasım Genel Seçimleri öncesi yapılan ittifaklar, neydi o buluşmalar? NEYDİ O AVRUPA'DAN AMERİKA'YA KOŞMALAR? 2014 Ağustos ayından itibaren, iç siyaseti tasarımlamak, AK Parti'nin başına geçen Başbakan Ahmet Davutoğlu'nu avuçlarının içine almak için yapmadıkları plan, kurmadıkları tezgâh kalmadı. Bir anlık geçiş sürecinden faydalanarak, 7 Haziran'da hem milletimizi hem Yeni Türkiye liderliğini kuşattık sandılar. Tepelerinde bir ÜST AKIL vardı, KUMPAS PLANLIYOR, OYUN KURUYORDU. İçimizdeki Britanyalılar da uygulamak için her türlü dümene geçiyorlardı . Bizi Mısır'a, Suriye'ye, Ukrayna'ya, Irak'a çevirmenin peşindeydiler. Örgütlerle, medya ile iş adamlarıyla, sermayeyle, cemaatlerle, sivil toplum kuruluşları ile ilişki kuruyorlar, ortak hareket ediyorlardı.
Farkındaydılar ama gözlerini kan bürümüştü. Kardeş kavgası çıkarmak istiyorlardı, Nefret ve kutuplaşma yaratmak istiyorlardı.
Aleviler'i, Sünniler'i, Kürtler'i, Türkler'i, Araplar'ı birbirine düşüreceklerdi. Ama unuttukları bir güç vardı.
İşte unuttukları o güç, sessiz sedasız bekliyordu. Üst Akıl'a onun uzantılarına karşı başka bir oyun planı kurmuştu.
Türkiyemiz'e ağır bedeller öteden saldırılara karşı, MİLLİ BİR OYUN PLAN'INI uygulamaya sokmak için sabırla bekliyordu. Bu öyle bir güç ki , uluslararası güçleri takmıyordu . Aziz Millet, 1 Kasım 'da sandığa gömdü .
Uluslararası üst akıl'dan, çok zeki ve çok güçlü bir üst akıldı Aziz Milletimiz .
Atlantik İttifak'ın ellerinde fazla silah kalmadı. Kurdukları tüm tezgâhlar,1 Kasım'da çöktü.
Kışkırtmalar sürüyor. İçeride bir nifak çıkarmak istiyorlar.
Milliyet gazetesinin, Başkanlığa karşı müzmin muhalif yazarı ne diyor? "Seçimin üzerinden 48 saat geçmeden Başkanlık tartışması başladı. Başbakan sessiz kalmayı tercih ediyor. Cumhurbaşkanı'nın fiilen Başkanlık yapabilmesi Başbakan'a bağlı. Başbakan izin verdiği sürece Cumhurbaşkanı 'Başkan' gibi davranabilir. Çünkü Anayasa güçlü Cumhurbaşkanlığı içerse de aslında var olan sistem Başbakanlık sistemidir". Neymiş efendim, Başbakan Davutoğlu'nun onay vermediği hiçbir icra yapamazmış halkın oylarıyla seçilmiş Cumhurbaşkanı.
Hadi oradan... Cumhurbaşkanı ve Başbakan beraber gitmektediler ve beraber gideceklerdir. Erdoğan-Davutoğlu beraberliği olmasaydı, ANAP gibi, DYP gibi, bir bitiş süreci yaşanırdı. O beraberlik, AK Parti'nin zaferine yol açarken, kazanan Türkiye oldu. İkilinin arasını açmaya çalışanlar ham hayalin peşindedirler. Hem Cumhurbaşkanı hem de Başbakanımız asla buna müsaade etmezler. Mazide buna benzerleri yapıldı. Başarılı olundu, ama bu sefer olmayacaklar.

SONUÇ: 2019'A SAĞLAM ADIMLARLA YÜRÜMENİN EŞİĞİNDEYİZ. Artık Türkiyemiz savunmada olmayacak. Taarruz var sadece. Bir Hatta değil, Satıhta. Bu satıh da yakın Asya, Ortadoğu, Afrika, Balkanlar. Daha büyük bir haritaya taarruz edeceğiz. Küçük haritalar geride kaldı çünkü.
Artık , 'üst akıl' kadar akıllı davranmayı, birliğimizi, düzenimizi korumayı, yeni stratejiler geliştirmeyi başarabiliriz. Atlantik İttifak'ının oyunlarını boşa çıkartacak,80 milyon insanımızı onların ağından kurtaracak zeki stratejiler geliştirmenin arifendeyiz.