CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

Siyasette ihanet sonu felaket

Eklenme Tarihi 12 Mayıs 2012
'Tarih tekerrür (tekrar) eder' sözü ne demektir?
Bu söz, tarihsel olguların genellikle tekrarlanılır olduğu fikrini yansıtan bir söylemdir. Gerçekten, tarih tekrarlar mı, tekrarlamaz mı? Gerçekten, tarihte meydana gelenler olaylar, her ne kadar birbirine benzese de, olayın yaşandığı mekan, kişiler, dönemin koşulları, sebep ve sonuçları hatta yaşanan süreç birbirinden çok farklıdır. O sebeple aynı gibi görülen çoğu olaylar, 'tarih tekerrürden ibarettir' diye düşünülmemelidir.
Bu girişi, siyasetimizin duayen isimlerinden Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın, Erkan Mumcu ve Abdüllatif Şener'le ilgili açıklamaları üzerine yapma ihtiyacı duydum. Bu açıklamada, tarihi dersler var: "Erkan Mumcu'yu biz başka partiden aldık. Hemen Milli Eğitim Bakanlığı'nı, ardından Kültür Bakanlığı'nı verdik. Bizi içimizden yıkmak isteyenler kanına girdiler, 'Aslansın, kaplansın kardeşim, bu partinin de sonu yok. Sen ayrıl, parti kur biz sana destek olacağız, sen AK Parti'nin bile yerini tutabilirsin' dediler. Birilerinin kışkırtmasıyla partiden adam çaldı, daha da alıp götürecekti, zor toparladık partiyi. Nerede şimdi Erkan Mumcu? Sokağa çıkabiliyor mu? Partisi var mı? Yok. Son seçime girebildi mi? 2007'ye bile giremedi. Abdüllatif Şener de partinin kurucularındandı; teşkilatlanmayı birlikte yaptık.
Çok çalışkan, akıllı bir arkadaşımızdı. Ona da aynı kanallar, 'Seni cumhurbaşkanı bile yaparız' dedi. Deniz Baykal'ın, Önder Sav'ın cumhurbaşkanı adayıydı. Türkiye Partisi var mı şimdi, seçime girebildi mi?"

MUMCU OLAYI NEDİR?
Erkan Mumcu'nun AK Parti'den istifa ederek ANAP'a katılmasının Ergenekon tarafından organize edildiği, 2. Ergenekon iddianamesinde anlatılıyor. Ergenekon sanıkları Levent Ersöz ile SESAR araştırma şirketinin sahibi İsmail Yıldız'ın görüşmelerinde AK Parti'yi bölmenin detayları yer alıyor. Ersöz'le görüşen Yıldız'ın, "Benim temas halinde olduğum 15 tane milletvekili var. İlk aşamada 5 transfer gerçekleştirebilecek durumdayız" dediği belirtiliyor. 2007'de yaşadığımız olayları hatırlayalım. Cumhurbaşkanı seçimleri yapılacak.
367 şartı uyduruluyor. Anayasa Mahkemesi'nin, 367 kararını çıkarmasını zorlamak için baskılar başlatılıyor. Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt, 'Ben yazdım' dediği 27 Nisan muhtırasını verirken, Mehmet Ağar'ın duayen siyasetçi Süleyman Demirel ve Erkan Mumcu'nun Genelkurmay eski Başkanı İsmail Hakkı Karadayı tarafından, TBMM toplantısına girmemeleri için baskı altına alındıkları iddia ediliyor. Ve... Anayasa Mahkemesi, 367 kararını veriyor. Ağar ve Mumcu, partilerini TBMM'ye sokmuyor.

SONUÇ:
Tarihimize dikkatle bakalım.
Hatalardan, yanlışlardan ders çıkarmak yerine hırs ve inat uğruna yapılan ataklar felaketlerle sonuçlanmaktadır. Ama gariptir ki; tarih sahnesinin başrol oyuncusu olan insan hiç değişmiyor. Bazen gerçekten tertemiz duygularla, düşüncelerle, bazen de ihtiraslarıyla iktidar mücadelesine girişiyor.
Tarih, bitmek bilmeyen bu mücadelelerin örnekleriyle doludur. Hedefe varabilmek için her yolu mübah görenler, istediklerini elde etmek için iftiralar, karalamalar, suikastlar (cinayetler) planlamaktan ve bunları uygulamaktan geri durmamışlardır. Yakın tarihimizde yaşanan olayların derinliklerini görmek için bazı parolalara ve Ergenekon dosyalarına bakmak yeterlidir. Nedir parolalar? Beykoz konakları, Fenerbahçe deniz sahilindeki çok önemli binalar, bir medya grubu ve büyük sermaye mahfilleri...