17 Aralık operasyonu, bir yolsuzluğu ortaya çıkarmaktan öte, Türkiye'yi hedefe koyan Küresel Koalisyon'un Türkiye planını gözler önüne seriyor.
Burada özne, yeni Türkiye'nin ayaklarına kurşun sıkmaktır yolsuzluk, kirli senaryonun üzerine örtülen bir şaldır.
İstanbul'u manüple eden operasyonun üzerindeki şalı kaldırırsak, altından ne çıkar?
Türkiye'yi hedefe koyan perde gerisindeki KÜRESEL KOALİSYON ve tanıdık aktörleri karşımızda netleşir.
Önümüzdeki günlerde, yeni açıklamalar ve hamlelerle, İstanbul merkezli 17 Aralık operasyonun arka planı daha net biçimde ortaya çıkarılırken, Küresel Koalisyon'un tanıdık aktörlerini daha yakından tanıma fırsatı bulacağız.
Bu gücün doğru değerlendirilmesi, iyi bilinmesi gerekir.
Dünyayı kontrol etmeye çalışan Küresel koalisyonun merkezleri, Newyork-Londra-
Paris-Berlin –Telaviv 'dir. Beyin takımı Yahudi sermayedar ve onların stratejistleridir.
Büyük koalisyon içinde, Büyük Britanya ya da Birleşik Krallık olarak bilinen iradenin ABD içinde bir tür mimar aklıyla var olduğunu rahatlıkla görebiliyoruz.
ABD'deki Yahudi gücü ikinci katman olarak görmek mümkün. Derin Amerikan'ın Neo-Con'larının etki altında tuttuğu Pentagon, ABD sanayi sermayesi üçüncü katman olarak, Telaviv'in Avrupa'da yönettiği Yahudi küresel sermayesini de, dördüncü katmanı ifade eder...
Her katman, kendi başına bir iradeyi temsil etmekte ve bir biriyle çelişen iç gerilimleri olmakla birlikte, bir üst maksatta birleşmiş, anlamlı bir momentum yakalamış gibidir.
Büyük koalisyonun ortak amacı, onların kontrolünde bir dünya imparatorluğu düzenidir. Bunu da Küreselcilik enstrümanı ile uygulamaya sokmaktadırlar.
1900'lü yıllarda yıkılan, parçalanan, sınırları içine hapsedilen Türkiye'nin başına 100 yıl sonra BAĞIMSIZ POLİTİKA izleyen bir siyaset lideri Tayyip Erdoğan'ın gelmiş olması, küresel koalisyonu çok şaşırtmıştır.
Küresel Koalisyon'un, özellikle İslam dünyasında etkili olmaya başlayan Erdoğan ve Türkiye algısına razı olmadığı ortadadır.
Mısır darbesine Türkiye'nin tavır koyması, Kuzey Irak Kürt petrollerini boru hatlarıyla Türkiye'nin taşınmak üzere oluşu, onları çok rahatsız etmiştir.
Finans-kapital, özellikle 2013 Mart ayından itibaren bir tür soğuk savaş yürüterek Türkiye'ye şantaj yapmaktadır. Üçüncü havalimanı, üçüncü köprü, kanal İstanbul, Marmaray hedefe akınmış, 17 Aralık operasyonuyla stratejik ataklara giren Halkbank'ın ayaklarını kırma denemesine geçilmiştir.
Küresel koalisyon'un Türkiye planını uygulamak için ana muhalefet partisine yönelmesi, Yahudi kökenli Amerika'lı diplomat ve stratejistlerinin devreye sokulması da şaşırtıcı değildir.
BAŞBAKAN Erdoğan 'a karşı, Yahudi Kökenli ABD eski Büyükelçileri, MORTON ABRAMOWİTS ve ERİC EDELMAN'in devrede bulunması dikkatlerden kaçmıyordu.
Edelman'ın,görevde bulunduğu sürede kaleme aldığı öfke ve kin dolu onlarca bilgi notu, kripto ve rapor bırakması unutulmaz.
Son olarak ABD düşünce kuruluşu Bipartisan Policy Center'in kurmayları da olan ABD'nin eski Ankara Büyükelçileri Morton Abramowitz ve Eric Edelman'ın Kılıçdaroğlu'yla Amerika'da ne konuştukları merak konusudur.ABD elçisi Ricciardone'nin,CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na gösterdiği yakın ilgi de göz yaşartıcıdır.
17 Aralık operasyonun yapıldığı gün,CHP lideri ile yolsuzluk operasyonunu görüşen ve soruşturmaya ilişkin endişeleri dile getiren ABD Büyükelçisi Ricciardone için Başbakan Erdoğan'ın sözleri, Küresel koalisyon'un dış ve iç tüm aktörlerine verilen son mesajdır: "İşinizi yapın. Görev alanınızın dışarı çıkarsanız biz sizleri ülkemizde tutmaya mecbur değiliz"
İşte, KÜRESEL KOALİSYON'UN RESMİ...