Birinci haber. Medyada bir süredir Aydın Doğan'ın basın dünyasından çekileceği söyleniyordu. Doğan Medya grubunun sahibi Aydın Doğan'ın Hürriyet dışındaki tüm medya kuruluşlarını bir dünya devi Murdoch Grubu'na satacağı iddia ediliyor. İkinci haber. İngiliz The Daily Telegraph gazetesinde, Türkiye'nin içini karıştırabilecek nitelikte bir haber çıkıyor ve 'AK Parti'nin İran'dan 25 milyon dolar bağış aldığı' iddia ediliyor.
Üçüncü haber. İsrail ve Yahudi sermayeli batı basınında sık işlenen,'' Türkiye ikinci İran olacak"yazıları.
Yahudi sermayesi güdümünde Batı basınının "kriz lobisinin" harekete geçtiği gözleniyor.
Batı basınında yayınlatıp, ardından "bakın Türkiye için yabancı basın ne yazıyor!" alıntılarıyla Türk basınının büyüterek kullandığı haberlerin bir amacı var. Bir taraftan Türk basınını kontrol etmeye çalışmak, diğer yandan kara propagandayla Türkiye ekonomisi ve siyasi yönetimi hakkında beklentileri olumsuza çevirmek.
Bu konuda dünya basın devi Murdoch'un gücünü görmemek mükün mü? Peki, Murdoch'un Türkiye planları ne manaya geliyor?
Bir süre önce, Amerikan yönetiminin medyayı yönlendirmek için 300 milyon dolar para ayırdığı söylenmişti. Bunun başında da Türkiye geliyordu.
Bu hamleyi, Amerikan yönetiminin Irak ve Ortadoğu politikasını destekleyerek ABD'de yarı tekel konumuna gelen Murdoch'un, Türkiye'de Doğan Medya grubunu alarak, muhtemel iç ve dış siyasi oyunlara girmek olarak düşünebiliriz. Murdoch, 11 Eylül sonrası bizzat ABD Dışişleri eski Bakanı Rice'ın önayak olmasıyla, ABD basın pazarının neredeyse yarısına egemen bir grup haline geldi.
Gücü, dünyanın birçok ülkesine uzanıyor.
Murdoch'a ait Fox TV'nin Afganistan'da, Irak savaşının oluşturulmasında ve savaştan sonraki Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında, yaptığı yalan haberlerle, Amerika'daki altyapıyı oluşturduğunu ve Amerikan kamuoyunu yönlendirdiğini biliniyor. Bu kanal 2004 seçimlerinden sonra açıktan açığa neo-conların, ABD'nin politikalarını destekleyici yayın yapan bir kanal durumunda bulundu.
Murdoch ve neo-con bağlantısı düşündürücü. Türkiye'de, Amerikan Neocon'larının çıkarları yönünde yayın planlaması olarak değerlendirilebilecek adımlar atılıyor olmasın?
İLLUMİNATİ DÜNYAYI YÖNETİYOR
Teksas Üniversitesi tarih profesörlerinden Texe Marss'ın Amerikan savunma politikası ve stratejik silâh sistemleri konusunda 2002'de neşredilen 'İlluminati' 'isimli kitabında, dünyanın 'illuminati' adlı mistik bir tarikat tarafından yönetildiği anlatılıyordu.
Dünyayı 10 kişi yönetiyor ve bu 10 kişinin 300 kadar alt kadrosu verilen emirleri uyguluyorlar. 'Illuminati' adı verilen bu özel çetenin hedef başkenti Kudüs olan tek bir dünya devleti kurmak.
Illuminati'nin güç şebekesinin, 10 kişilik "bilge adamlar" grubunda Fransa'dan üç, ABD'den iki, Kanada, Avusturya, İngiltere, İspanya ve Güney Afrika'dan birer üye bulunuyor. Yazar, burada Fransa'nın üç üyelikle ilk sırada yer almasının yanıltıcı olduğunu, Kanada'nın bir üyesinin de ABD'nin üçüncü adamını tamamladığını belirtiyor. "İç çember" üyelerinin ortak özelliği Dış İlişkiler Konseyi, Bilderberg, Trilateral Komisyon, Masonluk, Kafatası ve Kemir Tarikatı, Aspen Enstitüsü, Malta Şövalyeleri, Opus Dei, Roma Kulübü, Bohemian Grove, Dünya Ekonomik Forumu, Dünya Federalleri üyesi olmaları.
Bugün, dünyayı yöneten gizli örgütün merkezinde olduğu konusunda adını en çok zikrettikleri Amerikalı, 92 yaşındaki multi milyarder, dünya finans seçkinlerinin babası David Rockefeller olarak tanınır.
Bilderberg konferansının bir açılışında, Rockefeller: "Bizler, 40 yıldır Washington Post, New York Times, Time ve diğer medya gruplarından bizim toplantılarımıza katılan yöneticilerin, konferanslarımızla ilgili sırları saklayacaklarına dair verdikleri sözü yerine getirdikleri için minnettarız. 40 yıldır minnettarız. Eğer toplantılarımızla ilgili kamuoyuna bilgi verilseydi, dünya için yaptığımız planlarımızı geliştirmemiz mümkün olmazdı.
Dünya, şimdi, bir dünya hükümetine doğru gitme konusunda daha sofistike ve hazır duruyor'' Şu soru hemen akla geliyor. Rockefeller'in 'biz' dediği kimdir? Amerikan Neo-con'larının tanınmışları ve dünya basın devi Murdoch bunların içinde mi?