Küresel çapta yaşanmakta olan siyasi ve ekonomik gelişmeleri jeostratejiden jeopolitiğe, Sykes-Pıcot'tan beri dünya paylaşım stratejisinden en az 100 yıl sürecek yeni paylaşım haritalarına kadar geniş bir yelpazede değerlendirmek zorundayız.
Çünkü 100 yıl once Osmanlı İmparatorluğu'nu parçaladılar, 50 yeni devlet çıkardılar. Bugün yine Ortadoğu merkezli yaşanan küresel değişimden, dünya düzeni yeniden dizayn edilirken, Türkiyemiz'in bütünlüğü tehdit altındadır.
Yaşanma olasılığı yüksek olasılıkları dikkatle takip etmemiz gerekmektedir.
Yüzyıllık periyotlar dikkate alındığında, yaşanmakta olan küresel dalgalanmalarının adı 100 yıllık parantezinin kapatılmasıdır.
YÜZYILLIK PERİYOTLARA DİKKAT: "...Geriye doğru 400 yıl geçmişe baktığımızda, 100 yılda bir yeni bir dünya kuruluyor. 1699 Karlofça Anlaşmasıyla Osmanlı geri adım atmaya başlamıştı. 1702'lerde İspanya İmparatorluğu çok büyümüş, İspanya kralı öldüğünde, imparatorluğu büyük Avrupa güçlerince bölüşülmüştü. 1715'te İspanya Veraset Savaşları Anlaşması yeni bir dünyanın kuruluşu oldu. 1815'te Viyana Kongresi'yle 1715 kurulan dünya düzeni yıkıldı. Bu yeni dünya da 1. Dünya Savaşı'yla tamamlandı. Şimdi ise 1918'lerde kurulan düzen yıkılıyor. 100 yıllık bir tarama yaparsak, Türkiyemiz'in başına çorap örmeye çalışanların bir geçmişi, geçmişle,bugün bağlantısı olduğunu görürüz. 100 yıl önce İttihat ve Terakki'nin kurulmasına destek olan dönemin İngiltere'si, Fransa'sı, Almanya'sı, Masonları, Baronları vardı. Türkiye Cumhuriyeti kurulmuş, Cumhuriyet Halk Fırkası'nın arkasında aynı Avrupa devletleri, Masonları, Baronları cirit atıyordu. Çok partili demokrasiye susamış aziz milletin seçtiği Adnan Menderes'i astıranlar, Turgut Özal'ı zehirleyenler, 28 Şubat'ı yapanlar yine bildik Avrupa devletleri istihbarat servisleri, Masonlar ve Baronlar'dı. Ülkemiz 2002'den itibaren, siyasi ve ekonomik istikrar kazandı.
25/50 yıllık stratejiler kuruyordu. Yeni Türkiye'yi, dünyanın 10'uncu gücü haline getirmeye kararlı politikaları boğmak için, tüm yığınaklar başlatıldı. Yine bildik Derin Avrupa-Amerika, çirkin Atlantik ittifakı sahnedeydi. Şu sıralar yaşadığımız bütün gelişmeler kurulmakta olan yeni dünyaya ilişkin kavganın görüntüleridir.
2023 TÜRKİYESİ: Türkiyemiz'in başarılı olabilmesi için üç şeye ihtiyacı var.
BİR) Siyasi akıl merkezimizin vizyonu ne kadar emperyal olursa, etki sahası o kadar güçlü olur.
İKİ) Güçlü Ordu-Emniyet-MİT.
ÜÇ) Paraya, yani istikrarlı ve güçlü ekonomiye sahip olmak...
Selçuklu ve Osmanlı bu üçgeni kurarak, imparatorluk kurmuştu. Üçgen dağıtıldı, tarumar edildi. Selçuklu ve Osmanlı, dünya siyaset sahnesinden tasfiye oldu.
Şu anda Türkiyemiz, bu üç ayağının yere basması için büyük bir çaba içinde.
ÜST AKIL-EMPERYALİST HAÇLI ZİHNİYETİ mutlaka üç ayağından birisini çalışmaz hala getirmek için plan üzerine plan kuruyor.
Yapacağımız tercihler Türkiye ile sınırlı kalmayacak. Bütün coğrafyayı etkileyecek, belki de büyük oranda biçimlendirecek.
Vereceğimiz kararlar bir siyasi partiyi tercih etmenin çok ötesinde bir tarihi yönlendirme kararı olacak, ülkemizin bundan sonra ne yöne gideceğine, nasıl bir Türkiye şekilleneceğine dair olacak. Varolmaya, geleceğe yürümeye, büyümeye, yerli olmaya ve güçlenmeye, 2023-2053-2071 vizyonlarına dönük bir meydan okuma olacak. Önümüzdeki 100 yılın yeni bir dünyası kurulurken, Türkiyemiz bu yeni kurulan dünyada masanın başında olmak zorundadır. 100 yıl once pasif bırakıldık, parçalandık, lime lime kime edildik. Bir yüzyıl daha ezilmek, dar alana kapatılmak istemiyorsak AKTİF OLMAK MECBURİYETİNDEYİZ.
Hakkında karar verilen değil, karar alan devletlerden birisi olmamız hayatidir.
SONUÇ: Aziz milletimiz "Yeni yüzyılda Türkiyemizi, ESKİ TÜRKİYE'ciler mi yoksa BÜYÜK TÜRKİYE'ciler mi yönlendirecek?" sorusunu yanıtlayacak. İşte bütün mesele budur. Mesele, Türkiye'nin İSTİKBAL SAVAŞI'NI kazanmasıdır.