CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

Hayalimiz demokrat Türkiye

Eklenme Tarihi 11 Ekim 2013
Balyoz'da son viraj dönüldü. Demokrasiyi taçlandıran tarihi bir adımla, darbeciliğe son darbeyi Yargıtay vurdu. 30 Eylül 2013 günü Yeni Türkiye'nin demokrasi mücadelesinde açılan büyük milli irade mücadelesine, Türk Yargısı yeni bir ivme kazandırdı.
Yargıtay'ın aldığı Balyoz kararı, yeni bir başlangıçtır.
Darbe anlayışına set çekilirken, darbe tetikçilerine tarihi bir mesaj verilmiştir.
Değişim paradigmasına son derece hassas bir ölçü kazandırılmıştır.
Yargıtay kararı, Türkiye'nin darbelerle yüzleşmesi bakımından hayati önemde bir kilometre taşına işaret etmektedir. Artık, Türkiye'de bir daha hiçbir kimsenin aklının ucundan bir olağanüstü dönemi oluşturma, bir olağanüstü dönemi gerçekleştirme ya da bir olağanüstü dönem şartlarının oluşmasına katkıda bulunma geçmesin.
Bu tarihi kavşağa Türkiye nasıl geldi?
2007 yılında, Çankaya'ya milli iradenin temsilcisini göndermekle bu yarış başlamıştı. Millet iradesinin bütün kurum ve kuruluşları ile işletilmesi sağlandıkça, prangalar kırılıyordu, vesayetçi zihniyete darbe vuruluyordu.
Başlatılan darbeleri yargılama, darbecileri mahkemelerin önüne getirme cesareti, 8 Ekim'de Yargıtay'ın darbeci zihniyete son darbeyi vurmasına kadar gelinmesini sağladı.Yargıtay kararının net sonuçları şöyle:
Türkiye yargısı ilk kez, darbeyi cezalandırdı. Balyoz darbe suçunun varlığı kabul edildi.
(Suç için anlaşmış olanlar).
İçtihat haline gelen bu cümle, diğer davaları da çok yakından etkileyecektir.
12 Eylül darbesinin hayatta bulunan generalleri Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya, Ergenekon davasının beyin takımı, 28 Şubat darbesinin beyin takımı, bu yorumdan çok etkilenecektir.
Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin, dikkatle, İstanbul Birinci Ordu'da yapılan plan tatbikatında ne olduğunu ortaya çıkarmaya çalıştığı anlaşılıyor.
Bu kilidi, Genel Kurmay eski Başkanı Hilmi Özkök'ün sözlerinin açtığı belli oluyor:
(Balyoz Plan semineri)
Bu seminer icra edilmiş, fakat en tehlikeli senaryo amacını biraz aşkın şekilde oynanmış. Siyasi kişiler ve siyasi olaylar, gerçekmiş gibi oynanmış.
Ben de Kara Kuvvetleri Komutanı'na incelettim...
Kara Kuvvetleri eski komutanı Aytaç Yalman'da Özkök'ten aldığı uyarı üzerine inceleme yaptı, devreye girip müdahale etti. Çetin Doğan'ı emekli ettirdi. Hilmi Özkök ve Aytaç Yalman'ın, İstanbul'daki plan tatbikatından rahatsız olmaları, Yargıtay 9.
Ceza Dairesi için, Balyoz'un varlığına karine olarak değerlendirildi.
Ayrıca, İstanbul Mahkemesinin gerekçeli kararında yer alan, "Balyoz Sıkıyönetim Komutanlığı" isimli yapılanmanın nihai amacın devletin kontrolünü ele geçirmekti. "Birinci aşamada istihbarat faaliyetleri, ikinci aşamanın askeri müdahale için zemin hazırlama süreci olduğu anlaşılmıştır" hükmü de, Balyoz darbesinin varlığına delil olarak değerlendirildi. Bu nedenle, darbe suçu işlendiğine hükmederek, (DARBE SUÇU) işlendiğine karar vererek, beyin takımına verilen cezaları onadı.
Yargıtay'ın kararından üzülenler olacaktır. Yaşlı insanlar duvarların arkasında yaşayamaz denilecektir.
Ateş düştüğü yeri yakar. Türkiye toplumu şimdi çok hassas bir noktada bulunuyor. Alınan kararı, kişilikler üzerinden değerlendirmemeliyiz. Lehte, aleyhte tüm düşüncülerin ötesine geçmeliyiz. Önemli olan Türkiye ve geleceğidir. Başka Türkiye olmadığı için bunu yapmak zorundayız. Parti, ideoloji, iktidar, muhalefet ötesinde insanlarımızın birlik ve beraberlik içinde yenmeyeceği sıkıntı, altından kalkmayacağı hiçbir problem olamaz. Prangaları kırarak, 2023 yılında Türkiye Cumhuriyeti'nin 100. yılına birbirimizi kucaklayarak gitmemiz karşısında hiçbir güç duramaz. 76 Milyonun, darbeci zihniyete son darbenin atılmasından sonra, DEMOKRAT BİR TÜRKİYE şemsiyesi altında yaşaması büyük hayalimiz olmalı.