CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

Derin tetikler

Eklenme Tarihi 09 Ekim 2010
1978 yılında, dönemin en kitlesel radikal sol örgütlerinden biri olan Devrimci Yol örgütünü pasif ve "fırsatçı" olmakla suçlayan Dursun Karataş öncülüğünde bir grup Dev-Genç'li öğrenci lideri, Devrimci Sol adında bir örgüt kurdu.
1991-92 yıllarında yapılan operasyonlarla Karataş dışındaki neredeyse bütün merkezi kadroları öldürüldü. Öldürülenler arasında Karataş'ın eşi Sabahat Karataş da vardı. Karataş bu operasyonlarda "son anda" kurtulmasıyla dikkat çekti.
Uzun yıllar Paris'te yaşayan, daha sonra kanserden ölen Dursun Karataş'ın, derin devletle iç içe olduğu iddiaları gündeme yeniden geldi. Dev-sol'un yaptığı sansasyonel cinayetleri yeniden düşünürsek, dev-sol/derin devlet ilişkisinin yabana atılmayacak özellikte olduğunu anlarız.1978 yılından başlayan 1996 'lı yıllara kadar Türk toplumunda ve siyasetinde derin izleri olan olayları tekrar hatırlayalım:
- Dev-sol/dev-yol, MHP'den Gümrük ve Tekel bakanı olan Gün Sazak'ı 5 Ocak 1978'de, - 12 Mart döneminin Başbakanı olan Nihat Erim'i 19 Temmuz 1980'de İstanbul Dragos'ta, - Dev-Sol uzmanı olarak bilinen MİT Müsteşar yardımcılığı yapan Hiram Abas'ı 26 Eylül 1990 tarihinde, - 1991'de eski Olağanüstü Hal asayiş komutanı emekli korgeneral İsmail Selen'i ve emekli korgeneral Hulusi - Sayın'ı Ankara'da, Bölge Jandarma Komutanı Temel Cingöz'ü Adana'da, - MİT müsteşarlığı yapan, Emekli orgeneral Adnan Ersöz'ü İstanbul'da, - Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Kemal Kayacan'ı 1992'de, - Eski Adalet Bakanı Mehmet Topaç'ı, 30 Mart 1993'de , - Özdemir Sabancı cinayeti.7- 9 Ocak 1996'da.
Cinayeti Fehriye Erdal, Mustafa Duyar ve İsmail Akkol isimli Dev-
Sol militanlarının gerçekleştirildiği belirlendi. Duyar Suriye'de MİT'e teslim oldu. Mustafa Duyar tutuklu kaldığı Afyon cezaevinde öldürüldü. Eylemi Ergin kardeşler olarak bilinen, Nuri Ergin'in adamlarından Sami Tokur ve Ahmet Yargüder isimli kişiler üstlendi. Eylemi ihbar eden Adil Yanık da cezaevinde kör edildi.
Burada stratejik bir soru soralım:
Bu kadar önemli isimlere nokta atışlı cinayetler dizisi, Dev-sol'un ısmarlama eylemler yaptığını, derin devlet içindeki çekişmelerde tetikçi rolü oynadığını göstermiyor mu?

* * *
TURGUT ÖZAL - ÖZTORUN - KORUMTAY - YİRMİBEŞOĞLU
Kader ağlarını böyle örüyor. Eski KKK orgeneral Necdet Öztorun vefat etti. Öztorun ismi, günümüze kadar uzanan ve Türk siyasetini etkileyen olaylar dizisinin önemli bir eşiğidir. Bir taraftan, Org. Torumtay'ın istifasına yol açan Kuzey Irak- Kürt sorunu, diğer taraftan, rahmetli Turgut Özal'a suikast ve orgeneral Sabri Yirmibeşoğlu'na kadar uzanan, "3 Necdet olayı" üzerinde yeniden bir analiz yapmamız söz konusu olacak.
1987'de, askerler oturmuş, 2000 yılına kadarki kademe komutasını belirlemişlerdi. Bu konu yayın organlarında da çıkmaya başlamıştı "2000 Planı" başlığıyla. Orgeneral Necdet Üruğ, Genelkurmay İkinci Başkanı Necdet Öztorun'a Genelkurmay Başkanlığı'nı bırakmak istiyordu. Urüğ, 30 Ağustos'u beklemeden görevinden ayrıldığını belirtti, yerine de İkinci Başkan Öztorun'u vekâleten bıraktı. Bu, en direkt yoldan Genelkurmay Başkanı olacak kişiye müdahaleydi. Eğer 30 Ağustos'a kadar normal süresini beklemiş olsaydı, hem Öztorun Paşa'nın, hem de kendisinin süresi dolacaktı.

* * *
TURGUT ÖZAL'IN KADERİ
Rahmetli Turgut Özal, Öztorun'un önünü kesti. Eğer önü kesilmeseydi Necdet Öztorun, 1987'de Genelkurmay başkanı olacak, Torumtay ise 1989 yılında önü kapalı olduğu için emekli olacaktı. Öztorun, MGK genel sekreteri Sabri Yirmibeşoğlu'nun görev süresini bir yıl uzatacak, Yirmibeşoğlu'nun önce KKK'na, oradan da Genelkurmay Başkanlığı'na gelmesine imkân sağlayacaktı. Özal'a 1988 yılında suikast yapıldığını, Ahmet Özal'ın ifadeleri doğrultusunda, olayın araştırılması sırasında Özel Harpçi Sabri Yirmibeşoğlu'nun isminin çıktığını hatırlayalım. Bu durumda, Özal, Öztorun'un fiili durum genelkurmay başkanlığını engellerken, Yirmibeşoğlu'nun da genelkurmay başkanlığına kadar gelmesinin önünü kesmiş oldu.

* * *
KUZEY IRAK HAREKATI
Kadere bakın, Özal'ın Öztorun müdahalesi ile Orgeneral Torumtay Genelkurmay başkanlığına geldi. Fakat 1990'da Amerika'nın Irak'a girmesi, Türk ordusunun da Musul ve Kerkük harekâtına başlaması noktasında Cumhurbaşkanı Özal'la tartıştı ve istifa etti. Kader ağlarını böyle örüyor.