CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

'Derin PKK' KCK Avrupa'dan yönetiliyor

Eklenme Tarihi 27 Aralık 2009
Derin PKK, Avrupa'dan yönetiliyor.
"Amed'' kod adlı PKK yöneticisi Sabri Ok çatı örgüt KCK'nın başında.
Bursa cezaevinde 20 yıl hapis yattı. PKK'nın cezaevleri sorumlusu oldu.
Abdullah Öcalan, 1999'da yakalandığı zaman "sadece Sabri Ok'la görüşmek istediğini" söyledi.
Sabri Ok, Avrupa'da yaşıyor. Kapatılan DTP'nin PKK ile ilişkisini ve duruşunu belirleyen kişi olarak kabul ediliyor.
Son başlatılan KCK operasyonuyla, Güneydoğu'da girişilen gözaltına alma ve tutuklama dalgası Kürt kökenli vatandaşlarımızın üzerinden terör baskısını kaldırmaya yönelik, PKK terör örgütünün pençesini kaldırmak için yapılıyor.
Demokratik açılımın önünü açmayı 'PKK'ya silah bıraktırmak' bir başka deyimle 'dağa çıkmayı önlemek' ve 'dağdakileri indirmek', Kürt meselesini 'şiddet ve silahtan ayırmak' amacını taşıyor.
Demokratik açılım siyasette dikkati çekici gelişmelere yol açmaya başlamış, Güneydoğu Anadolu'da yeni bir dalga yaratmıştır.
Bu yeni dalgada, Öcalan da, DTP de, PKK da ağır bir şekilde eleştiriliyor. Ve bu eleştirileri yapanlar, örgüte de partiye de çok uzak değiller. "Ilımlı insanların önünün açılması için örgütün etkisinin azaltılması" talep ediliyor. Öcalan'a kilitlenmek istemeyenlerin sayısı artıyor.
Sivil toplum kuruluşlarının bölgedeki faaliyetlerinin, PKK-KCK akımından gelmeyen demokratik Kürt siyasetinin başarı şansını arttırmaya başladığına tanık olunuyor.

PANZEHİR

Darbe girişimlerinin anlatıldığı 2. iddianamede, 'Panzehir' isimli belgelerde Kürdistan Topluluklar Birliği'nin (KCK) kaos eylem hedefleri detaylı olarak anlatılıyor.
Ergenekon iddianamesindeki faaliyetler, Diyarbakır Başsavcılığı'nın KCK operasyonunda ulaştığı bilgilerle bire bir örtüşüyor.
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 28 Mayıs 2009 tarihinde hazırlanan ve KCK yapılanmasının anlatıldığı iddianamede, KCK 'nın faaliyetleri yer alıyor.
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'nın terör örgütü PKK'nın 'Türkiye Meclisi' örgütlenmesi Kürdistan Topluluklar Birliği'ne (KCK) yönelik yürüttüğü soruşturma DERİN PKK'YA işaret ediyor.
KCK'nın asıl hedefi şehirlerde kaos oluşturmak ve özerk yasama, yürütme ve yargı sistemi kurmak, Türk-Kürt çatışması hedeflemek.
Derin PKK, Kürdistan Demokratik Topluluğu (KCK) adlı kuruluş giderek güçleniyor, il ve ilçelerde "kent meclisleri" adıyla devlete alternatif bir yapı oluşturmaya çalışıyordu.
KCK veya Demokratik Toplum Kongresi ve Türkiye Meclisi olarak sunuluyordu.
Terörist başı Öcalan bu örgütlenmeyi KOMA-GEL (Halk Kongresi) olarak tanımlıyor. Halk kongresini, sadece Türkiye'den değil İran, Irak ve Suriye'den gönderilecek temsilcilerden oluşan bir üst karar organı olarak öngörüyor.
Bu kongrede alınacak kararların da dört ülkeden gelen temsilciler tarafından kendi ülkelerinde yaşama geçirilmesi için mücadele verilmesini istiyor. KCK tezlerinde "Dört ülkeye yayılmış Kürdistan" tanımı yapılıyor.

KCK'nın eylemleri:

Uyuşturucu gelirlerini yönetip, zorla vergi bağış toplamak. KCK, PKK'nın üslendiği ülkelerde (İran, Irak, Türkiye, Suriye), Avrupa ve Asya'daki örgüt mensuplarının aracılığıyla oluşturduğu uyuşturucu ağını kontrol ediyordu. Uyuşturucudan bağış, vergi adı altında elde edilen gelirleri PKK'ya aktarmak da örgütün işiydi.
Serhildan (başkaldırı) ayaklanma, kaos oluşturma.
Özellikle hükümeti zor durumda bırakmak için toplum içerisinde huzursuzluğa sebep olacak eylemler organize etmek örgütün işiydi. Özellikle şehirlerde yapılacak bombalama, Molotof atma gibi eylemlerle güvenlik güçlerini ve iktidarı zor durumda bırakmayı amaçlamıştı. Kepenk kapattırma halka yapılan baskılar arasında yer aldı.
Kaostan oluşacak ortamda daha rahat hareket etmeyi ve amaçlarına ulaşmayı hedefleyen örgüt ses getirecek eylem ve suikastlar planlıyordu. Bu sayede PKK'nın hükümete karşı da elini güçlendirmeyi hedefliyordu.
KCK, PKK ve kapatılan DTP ve Güneydoğu belediyelerinde belirleyici güç olarak tanımlanıyor. KCK'nın, Parti ve belediyeler üzerindeki yoğun baskısına işaret ediliyor.