CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

CHP'de oyunlar bitmez

Eklenme Tarihi 06 Eylül 2013
Cumhuriyet Halk Partisi, 9 Eylül 1923'te kuruldu. 2013'te, 91'inci yaş gününü kutlayacak. "Türkiye'nin en eski partisi CHP'yi nasıl bilirsiniz?" diye sorsak, hangi cevaplarla karşılarız. Kısaca gözden geçirelim. İsmet İnönü'nün 1938 yılında Cumhurbaşkanı olmasından sonra 1950'ye kadar Türkiye'yi tek parti idaresi altında, totaliter sistemle yönetti. Çok Partili demokratik hayatın başladığı, 1946 yılı hileli seçimlerinden sonraki 1950 seçimlerinden beri bugüne kadar TEK BAŞINA hiç iktidara gelemedi.
Darbeler sonrası parçalı/koalisyonlarla hükümet olmaları hep düşündürücüdür:
Bir tek kez,1977 seçimlerinde merhum Bülent Ecevit'le birinci parti oldu, fakat tek başına yine iktidara gelemedi. GÜNEŞ MOTEL transferlerinin de ecele faydası olmadı.
Kurucu Genel Başkanı merhum İsmet İnönü, 1972 yılında genel başkanlıktan istifa etmek zorunda bırakıldı, CHP Kurultayı'na katıldığı son toplantı oldu. Deniz Baykal liderliğinde, 1999 yılı seçimlerinde ilk kez halkımızca MECLİS DIŞINDA bırakıldı.

Baykal'a emrivaki yaptı

Deniz Baykal, bir kaset operasyonuyla genel başkanlığı bırakmak zorunda kaldı.
Kemal Kılıçdaroğlu, kasetle boşalan Genel Başkanlığa, sürpriz şekilde getirildi. Bütün bu gerçeklerin üstünde, CHP için klişe söz haline gelmiş bir tarihi gerçek var: "CHP'DE OYUNLAR BİTMEZ"
CHP'nin geçmiş tarihine bakılırsa, ne yazık ki iç sorunları, kulisler, hizipler dışa dönük politika yapabilmesini engellemiş, MEMLEKETİN HAYRINA OLACAK İŞLERE KÖSTEK OLMASINA yol açmıştır. Bu klişeye bir anekdotla başlayalım:
Tarih: 18 Nisan 1999... CHP, barajı geçememiş ve ilk kez Meclis dışında kalmıştı.
19 Nisan sabahı, Partinin önde gelen ismi Erol Çevikçe, herkesten önce Baykal'ın evindeydi. İnatla O'nu istifa etmesi gerektiğine inandırmaya çalıştı. Yanaşmayınca... Çevikçe, O'na rağmen bir şey yaptı... Kapı önünde bekleyen habercilere, "Genel başkanlıktan ayrıldı" diye bir çakma açıklamada bulundu.
Deniz Baykal, "Bana emrivaki yaptı" diye onu yıllarca affetmeyecekti.
Merhum Ecevit,12 Eylül sonrası siyaset yasağı kalktığında DSP'yi kurarken, "Eski arkadaşlarınızın kurduğu partinin başına, CHP'ye geçin" diyenlere dert yanmıştı: "Kesinlikle olmaz. Sıdkım sıyrıldı.
1980 ihtilalinden önce zaten ben CHP genel başkanıydım ama sözümü dinlemiyorlardı..."

Tekin Çankaya yokuşunda

Kasetten sonra ne oldu? Kılıçdaroğlu'nun Genel Başkan olması için büyük çaba sarf eden Doğan Medya yazarları, "Gandi Kemal" kampanyalarıyla bir ara rüzgâr yarattılar, fakat sonuç umdukları gibi olmadı.
Mustafa Sarıgül'ün, "Beykoz konakları-
Büyük sermaye-Malum Medya"
kumpaslarıyla CHP İstanbul Büyükşehir adaylığı kesinleşirken herhalde morali bozulan, Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin, aniden yeni bir iddia ile ortaya çıktı: "Bir sürpriz olabilir, Çankaya seçimi konusunda eski sisteme dönülebilir.
Anayasa'da yapılacak bir değişiklik ile Cumhurbaşkanını yine Meclis seçecek''
"CHP'de oyun bitmez"e çok güzel bir örnek. Hadi oradan Gürsel Tekin... Milletin gözünün içine baka baka, yeni bir oyun kurguluyor, yeni tezgâhlara yeni mallar koymaya çalışıyor. Bunun olmayacağını bile bile, ÇANKAYA konusunda kafa karışıklığı yaratmaktan medet umuyor.
Neden olmaz? Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesini öngören kanun, halkımızın sandıklara giderek, EVET oylarıyla kabul edildi. Halkın verdiği kararı, kim Meclis'te değiştirecekmiş.

SONUÇ:
Tekin'in derdini biliyoruz. "Çankaya'ya halkın oylarıyla çıkacak Tayyip Erdoğan'ın önünü nasıl kesebiliriz?"...
2007'de Cumhurbaşkanlığına "AK Parti'li bir siyasetçi gelmesin" diye çok uğraştınız.
Engelleyebildiniz mi? Hayır... 2014 yılı Ağustos ayında da halkımızın, Cumhuriyet tarihinde ilk kez Cumhurbaşkanını kendi oylarıyla seçmesini engelleyemeyeceksiniz...
Bir daha hatırlatalım: "Milli egemenlik kayıtsız şartsız milletindir."