CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

Büyük devlet olmak

Eklenme Tarihi 25 Eylül 2010
ABD'de, eski Bush yönetiminin üst düzey isimleri arasındaki 2001 yılına ait yazışmalar ve toplantı notları elde edilmiş.
Notlarda ne var? 'Irak Savaşını nasıl başlatsak?' 'Türkiye yardım etmeyebilir.'(Suudiler'in veya Türkler'in olmadığı seçeneklerin de değerlendirilmesi gerektiği belirtiliyor. Belgede "ABD yalnızca 2-3 Körfez ülkesinden yardım alabilir" ifadesi kullanılıyor.) 'Kürt devleti olmayacak.'(Rumsfeld'in hazırladığı belgede işgal sonrası dönem ile ilgili "Kuzey ve güneydeki parçalar özgürleşince tanınacaklar" diyen bir ifade bulunuyor. Bunun yanında ise parantez içinde "Ayrı Kürt devleti yok" yazıyor.) Peki, bunları MİT ve Genelkurmay İstihbarat, o günlerde tespit etmiş olabilir mi? "Evet" veya "hayır" "Evet"se, bunları o günlerde duyan bir devlete ne denir? "Büyük devlet" "Hayır"sa, sıkıntıyı yıllardır çeker durursunuz.

* * *

TÜRKİYE'DE ASIL KONUŞMAYANLARA BAKIN
Referandum kampanyaları sırasında ve sonrasında, geçmişe yönelik ilginç açıklamalara, itiraflara tanık oluyoruz.
Konuşanlar önemli ipuçları veriyor. Peki, konuşmayanlara ne demek lazım?
Türkiye tarihinin karanlık noktaları birer birer yeni bilgilere kavuşurken, konuşmayan isimler elbette dikkatinizi çekmiştir.
Konuşulan konulara ve konuşmayanlara bir göz atalım.
Eşref Bitlis suikastı konuşuluyor. O dönemin kilit ismi, Genelkurmay eski başkanı Emekli Orgeneral Doğan Güreş konuşmuyor.
Ahmet Özal
, babasına yapılan suikastı konuşuyor, rahmetli Turgut Özal'a suikast yapıldığında Ankara Emniyet Müdürü olan Mehmet Ağar, ortada yok.
Mesut Yılmaz nerede? Özal suikastıyla ilgili bildikleri yok mu? Milletimiz ile neden derin bilgilerini paylaşmıyor.
Referandum sonrası, dokuzuncu cumhurbaşkanı Demirel nerede? Özal suikastı, Özal'ın vefatını önceden bildiğine ilişkin yorumlar karşısında, hiçbir açıklamada bulunmuyor? Neden acaba?
Kontrgerilla teşkilatı eski başkanı Orgeneral Sabri Yirmibeşoğlu, ilginç açıklamalar yapıyor. Genel Kurmay Başkanlığı'ndan ve o dönemin Genelkurmay başkanlarından ses yok.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu "Laiklik tehlike altında değil" şeklinde önemli bir açıklama yapıyor, kısa süre önce genel başkanlıktan ayrılan Deniz Baykal'ın, bu görüşten farklı konumda olduğu bilinmesine rağmen, bir açıklaması olmuyor.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin konuşmaları üzerine Zaman gazetesi genel yayın müdürü Ekrem Dumanlı, "Türkeş-Fetullah Hocam" dostluğu üzerine önemli bir yazı yazıyor, rahmetli Türkeş'in karakutusu durumunda olanların sesi çıkmıyor.
Referandum sonrası, Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sargül'ün konuşmasını, analizlerini duyan var mı?
Referandum sonrasında ilginç analizler var. Yargıtay eski başsavcısı Sabih Kanadoğlu, Vural Savaş nerede? Yorum var mı?

* * *

SEZER ŞİMDİ NE YAPIYOR?
Yabancı ülkelerin görevini tamamlamış eski cumhurbaşkanları, başbakanları harıl harıl dünya meseleleri ile ilgileniyor, ülke meselelerinde bir "akil adam" olarak görev yapıyor. İsrail'in insanlık dışı saldırıda bulunduğu Mavi Marmara Gemisi'ne ilişkin BM adına kurulan komisyonda, Yeni Zelanda eski Başbakanı Geoffrey Palmer'in, Kolombiya Cumhurbaşkanı Alvaro Uribe görev aldı.
Yabancılar bunu yaparken, Türkiye ne yapıyor?
Türkiye çok önemli iç ve dış olaylar yaşıyor. Ahmet Necdet Sezer, 2007 yılı mayıs ayında Cumhurbaşkanlığından ayrıldı.
Günümüze kadar 3 yıl geçti. Eski Cumhurbaşkanı olarak Ahmet Necdet Sezer'in röportaj vermemesi, gazetecilerle sohbet yapmamasını nasıl yorumlamak lazım. Hem Yargıtay başkanı olarak hem de Cumhurbaşkanı olarak Sezer'in birçok tecrübe ve birikime sahip olmasına karşın, suskunluğu dikkatinizi çekmiyor mu?
Türkiye bölgesel güç durumuna gelmiş, küresel oyunlara bakıyor ve rol almaya çalışıyor. Türkiye'yi idare etmiş, birikimli isimlerin sessizliği elbette düşündürücü.