CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

Bizi içeriden vurmak istiyorlar

Eklenme Tarihi 18 Haziran 2013
Dünyanın en hassas coğrafyasında yaşıyoruz. Siyasi tarihi dikkatle okursak, eski olaylar ile günümüzdeki olayları aynı resim içinde analiz edersek, kurulan tuzakların üzerindeki şalı kaldırırız.
Yüzyıllardır neden Türkler üzerinde kurgulanır oyunlar?
Kaleler dıştan değil, içten yıkılır.
Dünyanın büyük imparatorlukları hep iç kargaşalıklar neticesinde yıkılıp gitmiştir.
Tarih bize şunu gösteriyor ki, milletler zorla, silah kuvvetiyle yok edilemezler. 700 yıllık Osmanlı İmparatorluğu'nu yıkmak için mazlum milletlerin malını yağmalayan, kanını emen emperyalist devletler İngiltere, Fransa oyun üstüne oyun tezgâhlamıştır. Arkasında asırların, nesillerin, şanların, şereflerin çağladığı Türkiye Cumhuriyeti üzerinde yüzyıllardır oyun içinde oyunu tezgâhlamaktan çekinmemişlerdir. Darbelerin arkasında, kaos çıkarma hareketlerinin sahnelerinde emperyalist ülkeleri hep görmüşüzdür.
Günümüzde ne oluyor?
2002'de Türk Baharı'na imza atan Türkiye, Başbakan Erdoğan yönetiminde sağladığı, ekonomik ve siyasi istikrarla, dünyanın onuncu ekonomisi ve küresel aktörü olma yolunda emin adımlarla yürürken, Taksim Gezi üzerinden kurgulanan bir tuzaklar dizisiyle küresel saldırıyla karşılaşmıştır. Gelişen Türkiye'nin önünü kesmek için, Asala'yı sahneye sürdüler. Türkiye'nin GAP olayı gündeme geldiği zaman hemen karşısına bir PKK terör örgütünü çıkardılar. Gençleri sağ-sol diye böldüler. Kaos yaratılarak istikrarın olmaması için büyük çaba sarfettiler.
2013 yılı MAYIS ayına bakınız.
Türkiye'nin 3. köprüsü, 3. havalimanı, Kanal İstanbul'u, körfez geçişi gündeme geldiğinde hemen karşısına içten yıkmaya matuf, kaos ortamı yaratacak olaylar dizisini çıkardılar.
Bu Türkiye'nin bölgesinde söz sahibi olacak yatırımları gerçekleştirmesi istenmiyor anlamına gelir. Çünkü onlar hep bizim parçalanmamızı taa 1918 yılından bu yana istiyorlar ve bunu gerçekleştirmek içinde ellerinden geleni yapıyorlardı.

TAKSİM PLATFORMU

Taksim Dayanışma Platformunu'nu yakından tanıyalım. Platformun mimarı kimler? Platformun içine girenler kimler?
Tarih, 2 Mart 2012...
Mimarlar Odası İstanbul Şubesi, DİSK, KESK, İstanbul Tabip Odası, Türkiye Komünist Partisi, Eşitlik ve Demokrasi Partisi, Barış ve Demokrasi Partisi, Emek Partisi, Özgürlük ve Dayanışma Partisi, Yeşiller Partisi ve İşçi Partisi, Halkevleri, birçok sol fraksiyonlu derneğin bulunduğu Taksim Dayanışması kuruldu.
Bu toplantıda ilk olarak söz alan Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi'nden Mücella Yapıcı, Taksim Meydanı'nın Maksem, Taksim Cumhuriyet Anıtı, AKM ve Gezi Parkı ile bir bütün olduğunu ve yapılacak projenin engellenmesi için harekete geçtiklerini söyledi.
Taksim Dayanışması bileşenlerinden olan DİSK adına söz alan Önder Atay, 1 Mayıs Alanı'nın yok edilmemesi için bir araya geldiklerini belirtti.
Ortada ağaç yok, park yok. Solun tüm çizgileri, orta sol'dan muhalefet çıkarmaya çalışanlar, 2012 yılında bu platformu kuruyor. Mart 1912'den Mayıs 1923'e kadar, köprünün altından sular akıyor. Yabancı odaklar için bir zamanlama süresi var ortada. İçteki işbirlikçiler hazır. Düğmeye basılıyor.
31 Mayıs'ta bilgisayarcı gençler, 90 kuşağı gençler, ağaç için Gezi parkında direnişe geçtiler. Sonra olayların yön değiştirdiğini gördüler. Son anda umutlu bir pozisyon doğdu. İktidarın mahkeme kararını bekleme, referanduma gitme kararını verdiğinde, karşılık ne oluyor?
Direnişe devam.
Bu kararı, 90 kuşağı gençler benimsedi mi? Hayır. Takvimler 17 Haziran'ı gösterirken, DİSK, Kesk, TMMOB, TTB, TDP iş bırakma kararı alıyorlar. Bunların temsilcileri platform içinde değil mi? Bu kararı alanlar, Taksim Platformu'nun beyin takımı değil mi?
Hayatı felce uğratacak şekilde her gün toplantı ve gösteri yürüyüşü yaparak bir hedefe doğru yürüyenler var. Kaos yaratarak, istikrarı bozmadır bunun adı.
Türkiye'yi içten yıkma çabalarıdır bunlar.