CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

Aman Komşu dikkat!

Eklenme Tarihi 10 Temmuz 2012
Yunanistan'da yeni kurulan kükümetinden ilginç açıklamalar geliyor. Yunanistan Başbakanı Antonis Samaras, Ege'de Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) ilan edeceklerini açıkladı. Dışişleri Bakanı Dimitris Avramopulos'ta , Türkiye'nin Yunanistan'ın karasularını 12 mile çıkarması halinde bunu savaş sebebi (casus belli) sayacağına ilişkin kararını en kısa zamanda kaldırmasını istedi. Başbakan ve Dışişleri Bakanı'nın,Türkiye'ye yönelik hassas özellikler taşıyan açıklamalar yapmasını nasıl okumak gerekiyor?
Ekonomik bakımdan çöken,siyasi çekişmeler içinde sıkışan Yunanistan'ın yeni hükümeti, çok bilinen taktiklerle, kamuoyunun dikkatine dış siyasete çevirme,sanal hedeflere yönelerek, zaman kazanma hamlelerine başlamış bulunuyor. "Aman komşu.. dikkatli olalım" diyerek, erken uyarıda bulunuyoruz. Çünkü bu iki hassas ve çok yönlü sıkıntılar içeren konu, istemekle olmaz. Çok dikkatli olunması, akıllı davranılması, retorik konuşmalar yerine, diplomatik kanalların devamlı kullanılmasını gerektiriyor. Yoksa, uluslaarası Silah Baronlarının iştahını kabartırsınız.
Türk-Yunan diplomatik ilişkilerini 1974 Kıbrıs harekatından bu yana dikkatle takip eden duayen bir büyükelçimle konuştum. Son açıklamaları, "Hassas olayların tansiyonunu yükseltme olarak" değerlendirdi. Türkiye'nin "Casus belli" kararının çok haklı gerekçelere ve uluslararası anlaşmaların ruhuna dayandığını vurgulayan üstad, neyin ne olduğunu? Ve neler olamayacağını? analiz etti:
Türkiye ile Yunanistan arasında var olan karasuları sorunu: Yunanistan, karasularını 12 mile çıkarmaya yönelince, Türkiye; Yunanistan'ın karasularını 6 milin üstüne çıkarmasının casus belli (savaş sebebi) sayılacağını ifade eden kararı almıştır. Lozan Antlaşması'yla Ege'deki karasuları 3 mil olarak kabul edilmiştir. 1936 tarihinde Yunanistan karasularını 6 mile çıkarmıştır. Böylece Yunanistan'ın Ege'deki payı %35'e çıkmıştır. 6 mili ancak 1964'te uygulamaya başlayan Türkiye %8,8'lik bir paya ulaşmıştır.
Eğer Ege'deki karasuları 12 mile çıkarsa bu oranlar sırasıyla %63,9 ve %10'a yükselecektir. 12 mil sorunu, sadece Türkiye'yi değil, Ege denizinin açık denizini bir uluslararası su yolu olarak kullanan her devleti ilgilendirir.

Kıta sahanlığı sorunu:
Yunanistan, Türkiye ile herhangi bir anlaşma yapmadan kıta sahanlığını tek taraflı bir biçimde saptayarak, bölgede yabancı şirketlere petrol arama izni vermeye başlamıştır. Böylece Yunanistan, Ege denizi kıta sahanlığının tamamını kendisinin sayma eğilimine girmiştir. Türkiye, Ege Denizi'nin bir "yarı kapalı" deniz olduğunu belirterek, kıta sahanlığının Ege Denizi'nin en derin noktalarından geçen hatta göre sınırlandırılabileceği görüşünden hareket edilmesini, hakkaniyet ilkesi gereğince bir tespit yapılması gerektiğini belirtmektedir.

Fır hattı-hava sahası sorunu:
Yunanistan, bir Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile hava kontrol sahasını 3 milden 10 mile çıkarmıştır.
Yunanistan'ın hava sahasını 10 mil olarak kabul etmesini yarattığı sorunlar halen devam etmektedir. Türk ve Yunan savaş uçakları arasında, "İT DALAŞI" bu nedenle olmaktadır.
Uluslararası deniz sözleşmelerine göre, münhasır ekonomik bölge kıyı devletin sahil şeridinden itibaren başlar ve 200 millik bir alanı kapsar. Bu alanda sahildar devletler sınırlı bir egemenlik hakkına sahiptir.
Türkiye'nin Doğu Akdeniz ve Ege'de münhasır ekonomik bölgesi henüz ilan edilmedi. Doğu Akdeniz'de dengeleri değiştiren münhasır ekonomik bölge gerginliği Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile KKTC arasında yaşanırken, olaya Türkiye, İsrail ve Yunanistan'ın da dahil olmasıyla daha da karmaşık bir hal almıştır. Bir taraftan Yunanistan'ın Girit, Kaşot, Kerpe ve Meis'i birleştiren hattı esas alarak Mısır ile Münhasır Ekonomik Bölge sınırı çizme çabaları, diğer taraftan da Rumlar'ın ilan ettiği 13 adet ruhsat sahası yeni sıkıntı ve çekişmeleri gündeme sokmaktadır.
Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de ilan etmeyi planladığı, Münhasır Ekonomik Bölge'nin yüz ölçümü 145.000 km2'dir Bu saha, Antalya Gazipaşa'dan Muğla Deveboynu Burnu'na kadar Anadolu kıyıları ve bu kıyılar ile Mısır kıyıları arasında ilan edilecektir. Yunanistan'ın da MEB ilan etmesi halinde, Türkiye'nin bölgedeki 145.000 km2'lik kıta sahanlığı 71.000 km2'sini Yunanistan'a kaptırması söz konusu.
Kıbrıs Rumları da bu sahanın 33.000 km2'sine göz dikmiştir. Mevcut duruma göre, Rumlar,Türkiye'nin haklarını saklı tuttuğu Doğu Akdeniz'deki kıta sahanlığı alanlarının 7.000 km2'lik kısmına tecavüz etmiştir. Rumlar'ın yutmaya çalıştığı bu lokma, Kıbrıs Adası'nda hükmettiği alandan büyüktür. Yunanistan Rumlar'ın paylaşması halinde 145 bin KM'den Türkiye'ye sadece 41.000 km2'lik bir alan kalacaktır. Açıkçası Doğu Akdeniz'deki 145.000 km2'lik bu kıta sahanlığı parçasına sahip olup olamamak, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki denizlerinin üçte birine sahip olup olamamak anlamına gelmektedir. Bu sıkıntı, Ege'de çok daha riskli gelişmelere işaret etmektedir.

SONUÇ:
Yunanistan Başbakanı Samaras'a, bir kez daha "Aman komşu. Dikkatli olalım" demek ihtiyacını duyuyoruz. Yunanistan'ın ekonomik batışında,Türkiye'ye karşı akıllı olmayan milyarlarca dolarlık silah alımının büyük rolü var. Türkiye, Yunan halkının sıkıntılardan bir an önce kurtulmasını temenni etmekte.
Retorik konuşmalar güzeldir ama umulmayan sıkıntılara yol açabilir. Dış politika hataları affetmez. Türkiye ve Yunanistan'ın yıllarca silah için milyarlarca dolarlarını SİLAH baronlarına akıttığını hiç unutmayalım.