Hatırlayalım, 1997'de, Başbakan Erbakan ve Tansu Çiller Refahyol Hükümeti'ni istifaya götüren süreç, Genelkurmay'daki medya ve yargı brifinglerinde apaçık tehditlerle sağlanmıştı. Kürsüdeki general, TSK İç Hizmet Yönetmeliği'nin 35. maddesini hatırlatmakla kalmıyor, 'Cumhuriyeti gerektiğinde silâhla koruma' yetkilerini de seslendiriyordu. Dönemin Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Çevik Bir 'Demokrasiye balans ayarı yaptık' deme cesaretini bulmuştu o zamanlar.
28 Şubat'a giderken
Soruşturmaları yakından takip eden bir avukat arkadaşım, "28 Şubat post modern darbesine giden yollar üzerinde her şeyi bilen isim Mehmet Eymür'ü gözden kaçırma'' deyince, olaylara bir kez daha bakma ihtiyacı duydum. O olayları hatırlayalım, sonra Mehmet Eymür'e bakalım: "Çiller'in Başbakanlığı döneminde, MİT'te özel bir birim kuruldu ve Mehmet Eymür, MİT KontrTerör Daire Başkanı oldu.
1996'da Mehmet Ağar'ı hedef alan 2. MİT Raporu yayınlandı.
3 Kasım 1996 günü Susurluk kazası oldu.
18 Haziran 1997'de Erbakan Başbakanlıktan istifa etti.
30 Haziran 1997'de Mesut Yılmaz, Bülent Ecevit ve Hüsamettin Özkan'la birlikte Anasol-D hükümetini kurdu.
Ağustos 1997'de, Mehmet Eymür, görevinden alındı ve ABD'nin istihbarat ve güvenlik örgütlerine akredite 'MİT Temsilcisi" olarak atandı."
Müsaade ederseniz
28 Şubat darbesinden hemen sonra Amerika'ya giden Eymür, 28 Şubat günlerini şöyle anlatıyor: "Genelkurmay'daki görüntü şöyle idi. Hiyerarşiye uygun olmayan şeyler vardı. Siz bugüne kadar Genelkurmay Başkanı konuşurken İkinci Başkan'ın, elini tutup, 'Efendim müsaade ederseniz' diye lafa karıştığını gördünüz mü? Teamül dışı şeyler oluyordu.
O zamanki İstihbarat Başkanı
Korgeneral Çetin Saner'in odasında Genelkurmay Başkanı'nın yerine Genelkurmay İkinci Başkanı'nın (Çevik Bir) resmi vardı. Zaten onlar bir ekipti."
Kıvrıkoğlu'na suikast
1998'de Genelkurmay Başkanlığı'na gelen Hüseyin Kıvrıkoğlu'na bir suikast olmuştu.
1997'de Kıbrıs'ta, Toros-2/97 adlı tatbikatın 5 Kasım günü yapılan bölümünde bir olay yaşandı. Seken kurşun, komutan çadırında tatbikatı izleyen Albay Vural Berkay'a isabet ederek öldürdü. Hemen önünde dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu oturuyordu. Kıvrıkoğlu Paşa, filmlerde olabilecek bir tesadüf sonucu kurtulmuştu.
Eymür yorumluyor: "Bu olay küçümsenecek bir olay değil. O dönemde bir şeylerden şüphelenildi ki Özel Harp'in silahları test edildi. Ciddi bir inceleme yapıldığına göre kuşku vardı. Özel Harp, M 16'lardan kullanıyordu. Bildiğim kadarıyla bu birim Genelkurmay İkinci Başkanı ÇEVİK BİR'e bağlıydı.
Neticede balistik incelemeleri falan yapılacaktı ama konu kapandı gitti. Bence bu Türkiye için çok önemli bir olaydı. Türkiye'nin geleceği değişebilirdi bu olayla.
Komuta kademesi değişmiş olacaktı. Ben birilerinin söylediğine dayandırarak diyorum ki muhtemelen İkinci Başkan (Çevik Bir) daha sonra Genel Kurmay Başkanı olurdu.'' Türkiye'yi Allah korumuş diyelim.
Bir zamanlar parti lideri seçen, yeni hükümet modelleri hazırlayan Encümen-i Daniş'te bulunan bazı isimlerin BİLDİKLERİ ve anlatacakları çok şey var.
Bakalım, 28 Şubat dosyasından daha hangi sürprizler çıkacak.