Bu iş, Usame Bin Ladin olayına benziyor. 'Ladin'i denize attık' dediler. Gerçekten atıldı mı? Yoksa eskiden ele geçirdiler, zamanı gelince, denize attık mı dediler.
Cenazesi var mı yok mu, hala belli değil. "Yeşil öldü" açıklaması yapılsa, herkes sorar, nerede? Nasıl? Cenazesi nerede?
Devletin ciddi kurumları var, bu nedenle "öldü" açıklaması yapılamıyor."
Mehmet Elkatmış'a, bu konuda çok ciddi çalışmalar yapan, hatta bazı bölümlerinin gizli tutulduğu Kutlu Savaş raporunu sordum: Kutlu Savaş'ın raporunun açıklanmayan bölümleri çok önemli. Bu rapor güya devlet arşivlerinde bulunamamış. Bunun üzerine bir mahkeme o raporun aslını Mesut Yılmaz'dan istedi. Verdi mi bilmiyorum. Raporun gizli kalan bölümleri çok derin konuları anlatıyor diye düşünüyorum'' Elkatmış, son olarak, "Cem Ersever derin devlet güçleri arasındaki çekişmede öldürüldü.
JİTEM vardır. Dönemin Jandarma Komutanı Teoman Koman'a, 'Gel dedik', gelmedi.
Yeni dönemde bazı gizli konuları öğrenme imkânı olur. 'Devlet-siyaset-mafya' üçlüsünün ucunu biz çıkardık. Arkası gelecektir''yorumunda bulundu.
Kutlu Savaş'ın raporu
1997 Ağustos'unda Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanı Kutlu Savaş'ın hazırladığı 120 sayfalık rapor, adeta yeni bir skandalı tetiklemişti. Çünkü raporda kirli ilişkiler ağının devleti nasıl sarmaladığı belgeleniyordu.
Kutlu Savaş'ın "Susurluk Raporu" (devlet sırrı olduğu gerekçesiyle gizlenen 11 sayfası dışında) kamuoyuna yansıdı. "Çok gizli" tutulan bu "Bilgi notu", en az Kutlu Savaş raporu kadar önemliydi.
Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanı Kutlu Savaş'ın, Sönmez Köksal'ın Müsteşar olduğu 1997 yılında, MİT'ten istediği bilgiye gelen cevap şöyleydi: Adı geçenle 30 Kasım 1996 tarihinden itibaren irtibatımız kalmamıştır."