CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ

BÜLENT ERANDAÇ

2014'ün eşiğinde iktidar ve muhalefet

Eklenme Tarihi 28 Ekim 2013
2014-2015 yılında, Türkiye demokrasi tarihinin özelliği çok yüksek seçimlerine partiler yoğun şekilde hazırlanıyor. Yerel seçimlere 5 ay, Cumhurbaşkanlığı seçimlerine 10 ay, erkene alınmadığı takdirde, genel seçimlere 17 ay var.
Her seçim için, 'Türkiye'nin kader seçimidir' derler, fakat 2014 Mart yerel seçimleri yerel seçim olma özelliğini aştı, daha çok Cumhurbaşkanlığı seçimleri, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın birinci turda Çankaya'ya çıkıp çıkamayacağı, sonraki genel seçimlerin öne alınıp alınmayacağı konuşuluyor. 'Çankaya seçimlerinin anahtarı nerede' diye konuştuğum siyaset stratejisti arkadaşlarım, Türk siyaseti ve yapılan seçimlere göre, ilginç saptamalarda bulundular.
2002, 2007 ve 2011 seçimlerini dikkatle analiz eden siyaset stratejistleri, Türkiye'de, 'şaşmaz şekilde işleyen kurallar çerçevesinde' iktidarı değiştiren iki dinamik görmüşler. Birincisi, iktidarın performansından kaynaklanan dinamik... İkincisi, muhalefetin dinamiği... İktidarın değişme dinamiği: İktidarın yıpranması, yorulması, dağınık hale gelmesi, bakanların karnelerinin düşüklüğü karşısında kitleler desteğini azaltır. Seçmen muhalefetin iktidardan daha iyi ülkeyi yönetip yönetemeyeceğine bakar. Bu yoksa iktidarı düşürmek yerine, uyarılarını oy düşürerek gösterir.
Bu genel kural ışığında, iktidar ve muhalefet partilerinin durumunu 11 yıllık perspektif içinde değerlendirelim.
2002 SEÇİMLERİ: 2001'de hükümette, DSP-ANAP-MHP vardı.
Türkiye ekonomisi batma noktasına gelmişti. Merhum Bülent Ecevit'in hastalığı ilerlemişti. DSP'yi Hüsamettin Özkan ve İsmail Cem ikiye bölmüştü. Halkımız, koalisyonlardan bıkmıştı. Deniz Baykal'ı eskiden beri tanıdığı için iktidara getirmeyi düşünmüyordu, Tansu Çillerli DYP'ye de sempatisini kaybettiğinden bir arayış içindeydi. Boşluğu gören, merkez sağın bütün kanatlarına seslenen Ak Parti, Tayyip Erdoğan başkanlığında kurulmuştu.
Sonuç: Demokrasinin kuralı işledi.
Halkımız, Tayyip Erdoğan'ı cazip buldu. İktidara taşıdı.
2007 SEÇİMLERİ: 2007'de CHP, askerle beraber Cumhurbaşkanlığına Abdullah Gül'ün seçilmesini engelledi. DYP ve Anap liderleri Mehmet Ağar ve Erkan Mumcu, Meclis'e gelmeyerek engelleme setlerini tahkim ettiler.
Sonuç: Demokrasinin şaşmaz kuralı işledi. Halkımız çalışkan bir Başbakan, yıpranmamış, istikrarlı kadrolarıyla çalışmalarını sürdüren Ak Partiyi ikinci kez iktidara getirdi.
2011 SEÇİMLERİ: Muhalefetin verdiği mesajlar, halkı ikna etmiyordu.
İktidar partisi Ak Parti de, büyük hatalar yapmamıştı.
Sonuç: Demokrasinin şaşmaz kuralı işledi. Halkımız, MUHALEFETİ TATMİN EDİCİ BULMAYARAK, iktidarı değiştirme ihtiyacı görmedi.
Siyasi gelecek

2013'ün Ekim ayında Türk siyaseti nasıl görünüyor?
Ana muhalefet partisi CHP, halkı ikna eden bir çalışma içinde mi? Ülkeyi iktidardan daha iyi yönetebileceğine ilişkin güçlü mesajlar veriyor mu? Derli toplu, iyi bir tempo tutturmuş çalışma içinde mi? Böyle görünmüyor.
Diğer taraftan MHP, tek başına iktidara geleceğine yönelik mesaj veriyor mu?
2015 TAHMİNİ: Arka arkaya yapılan anketlere bakınca, Ak Parti yüzde 50, CHP yüzde 26, MHP yüzde 14 çıkıyor. Genel algıya göre "AK Parti seçimleri alır, Çankaya'ya Tayyip Erdoğan çıkar."