Tarihi 21 Eylül 2022

Nasip!

SON yazımızda "Yerli ve Milli" olmak nedir konusunu gündeme getirdik.
Tabii ülkemiz ve geleceğimiz açısından tarihi önemi olan bu konu tek bir yazı ile anlatılacak kadar basit değil. O halde devam edelim.
Bugün bu topraklarda yaşıyorsak, bunu kanlarıyla ve canlarıyla 600 yıllık imparatorluk kurup üç kıtaya hükmeden ecdadımıza, Osmanlı'ya borçluyuz. Yerli ve Milli olmak, ecdadına sövmek değil, bu toprakları bize anayurt yapan ve bu uğurda seve seve canını veren Osmanlı ile gurur duymak, iftihar etmek demektir.
Osmanlı ruhunu ve sevgisini taşımak herkesin harcı değildir.
Yerli ve Milli olmak Ayasofya'nın tekrar cami haline getirilmesine, Fatih Sultan Mehmet Han'ın vasiyetine sahip çıkılmasına alkış tutmak demektir. Taksim Camii'ne, Çamlıca Camii'ne kucak açmak demektir. "Batı'ya ayıp oluyor" diyerek karşı çıkan, Ayasofya'nın müze kalmasını isteyen içimizdeki ittihatçı kafaları görmek demektir. Bu kafaların kimlerle yan yana geldiğini süzmek, anlamak demektir.
Uçak gemisi yapıyoruz diye ayağa kalkanların, "Ne o uluslararası operasyon mu düzenleyeceğiz" diye şiddetle karşı çıkanların nerelerde kimlerle yuvalandıklarını bilmek demektir.
Bu ülke insanına uçaklarla bomba yağdırıp darbe yapmaya çalışan hainlerin sürdüğü tankların arasından geçmek değil, üzerine çıkmak demektir. Bu hainlerin sosyal medya yalanlarına ve saldırılarına itibar edip, alıp kullanmak, "Hellalleşme" kampanyaları yapmak, devletteki görevlerine iade sözü vermek değildir.
Terörist cenazelerine gitmek de değildir.
"SİHA üretenleri yargılayacağız" diyenlerin, insansız hava araçlarına dünya parmak ısırırken, "Kapatacağız" zihniyetindekilerin yanında yer almamak Yerli ve Milli olmaktır... "Türkler dünyada savaşların seyrini değiştirdi" diyen İngiliz, Amerikan generalleri, savunma bakanları kabak gibi ortada dururken, içimizdeki SİHA itibarsızlaştırma papağanlarının kimlerle, hangi masada şakıdığını duymak demektir. Amerikalı generallerin komutanlık yaptığı Kandil'den gelen "SİHA'lar anamızı ağlatıyor" feryatlarına borazan olmamak demektir. Bu borazanları masa altında saklamamak demektir. Savunma sanayiimize, ürettiğimiz tank-uçak-helikopter-füzetop- SİHA dahil tüm başarılara sahip çıkmak varken bunlara saldıranlara, itibarsızlaştırmak için bir yerlerini yırtanlara nasıl "Yerli ve Milli" diyebiliriz?
Senin il başkanların "Terörist olsun, Mehmetçik vursun" diye Kandil'e çocuk kaçırıyor. Yerli ve Milli olmak demek bu il başkanları ile kol kola girmemek demektir.
Amerikan terör örgütünün siyasi kanadına hükümette bakanlık vaad etmek, devlette kadrolaşmasını sağlamak asla değildir.
"Yerli araba yaparsak intihar olur" diyen zihniyetin kimlerle iş tuttuğuna, kimleri desteklediğine vakıf olmak demektir.Bu memleket için yapılan her yola, köprüye, tünele, denizler altında 7 bin fersah kazılan tüp geçitlere, çakılan her çiviye şiddetle karşı çıkanların kimler olduğunu hissetmek demektir. Çivisizlere ve çivisi çıkanlara dik durmak demektir.
Yerli ve Milli olmak kolay değildir.
Batı başkentlerinde Türkiye'yi şikayet etme kuyruğuna girenlerle, Amerika'dan müdahale isteyenlerle yanyana durmaktan, aynı masada oturmaktan kaçınmak herkese NASİP olmaz.
"Amerika'nın, Rusya'nın, Fransa'nın ne işi var sınırları olmadığı halde Suriye'de" diyemeyenlerle aynı kaptan çorba içmek değildir.
"Ne işimiz var Suriye'de Libya'da" diye batı ağzıyla bağıranlara sufle yapmak hiç değildir.
En ufak krizde "IMF'ten borç alalım" diye çığlık atanların kimlerle ortak olduğunu görmek, doğalgaz bulduğumuzda üzülenleri, "Çıkaramazlar" diyenlerin kimlerle ittifak yaptığını bilmek zorundayız.
Düşünebiliyor musunuz, bu ülkede "Biz doğalgaz bulamayız, çıkaramayız" diyenler aramızda dolaşıyor. Bu her şeyi Batı'dan bekleyen, "Biz yapamayız" diye bağıran ezikler hala bu ülkede ahkam kesiyor. Devletine saldırmayı bir marifet sanıyor. Yerli ve Milli olmak, devletine saldırmak hiç değildir!