Bugünkü
Takvim

Bernard’ın varisleri

Muazzam bir sistem kurdular.
İngiltere'deki Merkez Bankası ile Amerika'daki Merkez Bankası ellerindeydi.
Almanya zaten 2. Dünya Savaşı'nın kaybedeni olarak avuçlarının içindeydi. Avrupa'yı, Amerika'yı ve dünyayı iki para birimi ile yöneteceklerdi.
Sadece ve sadece dolar ile euro olacaktı. 1958'de uçaklar Amsterdam'a Küresel Para Gücü ve onun emrindeki devlet yöneticileri, işadamları, istihbarat örgütü başkanları zengin aileleri taşıyordu.
Hollanda'nın Oosterberk kasabasında bir otelde hareketli saatler yaşanıyor, dünyayı yönetenler kapıdan birer birer içeri giriyordu. Otel Hollanda Kralı'na aitti. Tüm misafirleri karşılayan ve konukseverliğini gösteren kişi Hollanda Prensi Bernard'dı. O toplantının yapıldığı otelin adı "BİLDERBERG"di.
ABD'de Küresel sermayeye ve Haçlı- Siyonist ittifakı Neo-Con'lara kendini adamış CFR ve o dönem Paradorların emrinde olan CIA bu toplantının organizatörüydü. O ilk toplantıda Avrupa Birliği'nin kurulması kararları alındı. Londra-New York hattında oluşturulacak Küresel PARA GÜCÜ ve sömürünün temelleri orada atıldı. Bilderberg toplantılarının KURUCUSU olarak öne fırlayan en önemli iki isimden biri Hollanda Prensi Bernard'dı. Avrupa Birliği'nin lideri savaşı kaybetmenin bedeli olarak hücrelerine kadar ele geçirilen Almanya olacaktı. Muazzam ŞEYTANİ PARA ÜÇGENİ böyle kuruldu. Amerika'da AB'yi de kuran dünyanın en zengin ailelerine ait Merkez Bankası yıllarca karşılıksız DOLAR basarak piyasaya sürdü. O düzen günümüze kadar tıkır tıkır işledi. Ta ki ABD'de birileri uyanana kadar. ABD Merkez Bankası Dolar basıyor, ülkeleri bu para ile satın alıyor, kendine çalışanları iktidara getiriyor, karşı gelenleri deviriyor veya iç savaşa, teröre boğuyordu. Ancak aynı zamanda da Amerika Merkez Bankası Amerika'ya da borç veriyordu. Faiz Lobisi dediğimiz sistem, paranın gücüyle iktidara getirip esir aldığı ABD başkanından faiziyle parasını geri alıyordu. Amerika dünyanın en borçlu ülkesi haline gelmişti.
Ve dahası kendi Merkez Bankası'na dağlar gibi borcu vardı. İşte Amerikan Derin Devleti ilk defa "Hoop" diyerek düğmeye bastı. Küresel Gücü'n, ABD Merkez Bankası'nın sahibi ailelerin desteklediği başkan adayının karşısına rakip çıkararak dikildi. Ve seçimleri kazanan ailelerin adayı değil, Derin Devlet'in adamı oldu. Paranın Firavunlarına ait KALE düşmüştü. İkinci KALE Avrupa Birliği'ydi. Sıra ona gelmişti, paramparça edilmeliydi. İngiltere tilki gibiydi, kokuyu hemen aldı, AB'den sıvıştı.
Yeni bir eksen kurulacak, Amerika Putin ile yürüyecekti. Washington ile Moskova'yı birbirine bağlayacak tek merkez Ankara'ydı.
Trump Putin'e yaklaşmak istedikçe yüzlerce medyası ve CIA'daki adamlari ile ayağa kalkan ve "Rus ajanı" diye suçlayan GÜC'ün 15 Temmuz ve FETÖ'nün arkasında olması da bundandı. Türkiye'ye, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a saldırıların tek nedeni de buydu. Bizi ısrarla Ruslarla savaşa sokmak isteyenlerin ardındaki AKIL da aynı sistemin ürünüydü. Onun için şimdi sahip oldukları medya ile binlerce km uzaklardan "BAŞKANLIK SİSTEMİNE HAYIR" kampanyaları düzenliyorlar. Onun için iktidar üyelerine Avrupa sokaklarında operasyon düzenleyip bu konuda OHAL ilan edecek "Vurun" diyecek kadar delirmiş bir noktaya geliyorlar. Onun için köpekleriyle vatandaşlarımızın üzerine geliyorlar.
Unutmayın; Ancak ve ancak köpekler kendilerini besleyen sahiplerinin emirlerini sorgusuz anında yerine getirir ve saldırır.
Avrupa bu Faşist sistemle son Küresel GÜÇ kalesini koruyacağını zannediyor.
Öfke göz karartır, asla kazandırmaz.
Tuzağa düştüklerinin farkında değiller.
Avrupa'yı hortlatılan bu ırkçılık darmadağın edecektir. Cumhurbaşkanı Erdoğan "Nazi artıklarının uygulamaları" diye boşuna söylemiyor. Avrupa bu söylemden boşuna rahatsız olmuyor. Unutmayın, AB'yi kuran Bilderberg'i organize eden bir numaralı isim Hollanda Prensi Bernard bir NAZİ üyesiydi.
Ölmeden önce bir gazeteciyi çağırıyor "Ben SS üyesiyim, ancak bu röportajı ölümümden sonra yayınlayın" diyordu. Ve öldükten sonra o röportaj yayınlanıyordu. ABD ile Hollanda hükümeti arasında yapılan yazışmalarda da Hollanda Kraliyet ailesinin bunu bildiği yıllar sonra belgeleriyle ortaya çıkıyordu. O Bernard'ın çocukları bugün köpeklerle geliyor. Genlerde bir şey var!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
  • ve ya