"Durursan senin başlattığın olaylar gelir seni bulur.
Mızrak gibi saplanır kalbine.
Unutma Yeğen...
Tek başına değilsin !
Sırası değil yeğen ! Kanma onlara...
Hangi isminle çağırırsa çağırsınlar seni.
Çağırdıkları yere gidersen...
Dönsen de oradan, kendin dönemezsin yeğen..!"
Türkiye büyüyor, dünyayı kıskandırıyor, ileriye gidiyordu.
Küresel sermaye bu ilerleyişi durdurmak istedi.
Durdurmanın tek yolu vardı;
Her yolu deneyerek insanları Tayyip Erdoğan'dan vazgeçirmek.
Ramiz Dayı, yasadışı örgütlerle masum duygular taşıyan çevreciler
Taksim'de kolkola girince Başbakan Erdoğan'ı uyardı;
"Seni sınayacaklar yeğen, sana soracaklar.
Ne soracaklar yeğen?
Bir tarafta melek, bir tarafta şeytan ne soracaklar sanırsın ha?
Seni sınayacaklar yeğen, sana soracaklar.
Artık tereddüte gerek yok...
Ya ileri gideceksin ya vazgeçeceksin."
Beyaz yakalılar patlama yaşadı bu ülkede.
Yıllarca "Ülkenin patronu biziz" dedi.
Yönetmeye kalktılar.
Paris'te şarap yudumlarken, Londra'da localarla iş pişirirken mutluydular.
"Biz değiştik, memleket de bizim istediğimiz şekilde değişecek" dediler.
Ramiz Dayı bunların KAFASI'nın gideceği yeri işaret etti.
"Ne kadar değişirsen değiş...
Nerede mutlu olduysan hep oraya çevirirsin kafanı.
Değişmek zordur ama bazen aynı adam olmak daha da zordur."
Dolmabahçe'ye Başbakanlık ofisine yürüdüler.
Kaldırım taşlarını sökerek hem de.
Ramiz Dayı kaldırım taşı sökücülerine seslendi;
"Senin yerinden oynatamayacağın taşlar vardır yeğen! Ama benim yok!"
Küresel sermayenin kucağına oturanlara,
Londra'ya göbekten bağlanan ailelere sert çıktı.
Localara ve İsrail'e SADIK işbirlikçilere "İşiniz zor" mesajı verdi;
"Ölüm gibidir sadakat.
Bir kere çizgiyi geçtin mi geri dönüş yoktur."
Bu memlekette darbelerin gizli patronu finanstı.
Memleketi IMF'lere teslim eden onlardı.
IMF gelsin diye bağıranlar da onlar...
Ve dahi soyup soğana çevirenler de.
Ramiz dayının soyguncular için de iki çift lafı vardı;
"En iyi soygunlar girerken değil çıkarken bozulur yeğen.
Haydutlar öyle iyi planlar ki girmeyi, nasıl çıkacaklarını unuturlar.
Çıkacaksan hemen çıkacaksın yeğen yoksa çekerler seni içeri."
Gerçi memleketi soyanlar hala aramızda dolaşıyordu ama...
Vardı bir bildiği Ramiz Dayı'nın.
Demokrasiyi dilinden düşürmeyenler çoktu bu ülkede.
Darbeleri içten severlerdi.
Dışarıdan "Biz demokrasiyi severiz" derlerdi.
Onlar da aldı nasibini Ramiz Dayı'dan;
"İnsan bir gün gırtlaklayacağı tavuğu sevmeye kalkarsa, aç kalır yeğen"
Darbe yaptılar defalarca bu ülkede.
Ama her darbe sonrası gidecekleri tek yer vardı.
Halktan kaçamazdın, sandığa dönmek zorundaydın.
Zaten diyordu ki Ramiz Dayı;
"Hayatın kuralı bu.
Ne kadar uzağa gidersen git...
Başladığın yere dönersin sonunda..."
Ve finans sektörüne alet olan darbecileri asla unutamazdı.
Dedi ki onlara Ramiz Dayı;
"Ne yaparsan yap sen kazanamayacaksın...
Sen kaybedeceksin...
Çünkü sen işin başında kaybetmişsin kardeş!!!"
Ramiz Dayı bunları atv'de EZEL'de söyledi.
Ve dün EBED'e uçtu. Güle güle Ramiz Dayı.
NOT; Ramiz "Akıllı, zeki" demektir.
Ramiz olan Dayı'nın ne demek istediğini anlar!