CANLI YAYIN
BEKİR HAZAR
BEKİR HAZAR

Kargalar bile gülsün mü?

Eklenme Tarihi 26 Şubat 2011
Odatv'den Soner Yalçın'ın tutuklanmasının yankıları sürüyor… Hakkındaki suçlamaları, delilleri henüz tam bilmiyoruz.
Çok sayıda iddia var.
Doğru mu bunlar yanlış mı yargı çözecek… Ancak henüz yargı sürecinin başında insanları suçlu veya suçsuz ilan etmekte üzerimize yok.
NTV'de de Basın Odası'nda Soner Yalçın'ın tutuklanması masaya yatırıldı.
Nazlı Ilıcak Odatv hakkında gündeme gelen "Nefret suçu"na atıfta bulununca Ruşen Çakır kardeşimiz fena öfkelendi; "Aynı şerefsizliği daha önce darbede kullanılacak gazeteciler listesi adı altında yapmışlardı" dedi… Ben hayatım boyunca Ruşen Çakır tipindeki gazetecileri anlayamıyorum… "Gazeteci düşünce üretir, darbeye ortak olmaz" diye avaz avaz bağırıyorlar… Bu görüşlerini savunurken "Darbede kullanılacak gazeteciler listesini" de gündeme getirerek yapıyorlar… Sevgili Ruşen kardeş… Bu ülkede darbede kullanılan gazeteciler olmadı mı?
Olamaz mı?...
Hiç mi yok?...
Emin misin?... Son kararın mı?...
Kargalara haber verelim mi?...
Gelip gülsünler mi?
Bu ülkede kim neyin nesi kafam karmakarışık… Anlayamadığım, çözemediğim bir sürü olay var… Soner Yalçın'a "ortağım" diye hitap eden Yalçın Küçük mesela… O da yazıyor yıllardır… Ergenekon'dan tutuklandığı gün adliye kapısında polislerin arasındaydı.
Başında Atatürk kalpağı vardı… Gazeteci soruyordu. "Suçunuz ne Yalçın bey?" diye… Göğsünü gererek büyük cevap veriyordu kalpaklı Yalçın Küçük Bey; "Suçum Atatürkçü olmak" diye… Evet evet o bir Atatürkçü idi… Masumdu ve tek suçu bu idi… Ama binlerce PKK'lının katıldığı konferansta kafasında kalpak yoktu.
Üzerinde sarı-yeşil-kırmızı kıyafet vardı… "Selaaam olsun Kürdistan dağlarındaki kardeşlerime" diye bas bas bağırıyordu… Tribünlerdeki binlerce PKK'lı kendinden geçiyordu.
Dağdakiler dediği Kandil dağındakilerdi… Adliye önünde Atatürk kalpağı giyen… "Suçum Atatürkçü olmak" diyen Yalçın Bey, binlerce PKK'lı arasında kürsüye çıkma şerefine nail oluyordu.
Dünyada en büyük başın Kürt başı olduğunu haykırıyordu.
Google'da bu videoları tıklanma rekorları kırıyor… Şamil Tayyar kardeşim yazmış, önceki gün de bir paşayı milletvekili adayı göstereceği için MHP lideri Bahçeli'ye teşekkür ediyormuş Yalçın Küçük… Ben Devlet Bey olsam hemen bu teşekkürü iade ederim…

* * *
Olur böyle vakalar
Bu aralar televizyonlarda canlı yayın kazalarında patlama yaşanıyor. Bir süre önce de bir yarışma programı vardı o geldi aklıma. Yayında seyirci ayağa kalkıyor; "Benim prostatım var. Çişimi yapmam lazım" diyerek stüdyoyu terk ediyordu. Adam ne yapsındı?
Prostatı vardı…

* * *
Yanlış üzerine yanlış
Sabah saat 05.00'te Ahmet Hakan Coşkun'un kaldığı otel odasında kapısı çalınmış. Gelenler polismiş, gözaltına almışlar. "Gelenler sütçü değildi" diye yazmış Ahmet Hakan… Sütçü gelseydi… Sabahın 05.00'inde kapıyı çalsaydı… "Neden bu saatte kapıyı çalıp bir süt için uyandırıyorsun ulan" diyerek yumruğu çakardı. Yine karakolluk olurdu. Fakat en gerçekçi gerçeğe bakacak olursak… Hiçbir otelde sabahın 05.00'inde sütçü kapıyı çalmaz… Ve hatta hiçbir zaman çalmaz…