Küresel sermayenin global güçlerle Ortadoğu'da operasyon yaptığına inanıyordu.
11 Eylül terörünün bahane olduğunu söylüyordu.
"Asıl amaç Afganistan'dan başlayarak, bir dizi operasyona girişmek.
Gerçek niyet bağımsız devletleri işgal" diyordu.
Her yerde haykırıyordu;
"Bölgede var olan petrol kaynaklarını ele geçirmek isteyen küresel tüccarlar var.
Anadolu'daki su kaynaklarını kontrol etmek istiyorlar.
Küresel güçler Türkiye'yi ve dünyayı yönetme peşinde" diye.
Onun çok sevdiğim bir cümlesi vardı.
Yıllar önce söylemişti bunu;
"Biz hep ağaçlara bakıyoruz.
Ormanı görmüyoruz."
Ve devamını getirmişti;
"Biz yıllardır Türkiye'de teferruatlarla meşgul ediliyoruz.
Ne acıdır ki etrafa bakmıyoruz."
Küresel sermayenin bu ülkede terörü tetiklediğini söylüyordu.
"İstanbul'u Beyrut'a çevirmek istiyorlar" diye uyarıyordu.
Askeri vesayete karşı çıkıyordu.
Darbelerden nefret ediyordu.
Her darbenin ardındaki PARADOR'ları görüyordu.
Bu ülkenin nasıl soyulduğunu biliyordu.
Hatta kimsenin bilmediklerini biliyordu.
"Kimi çevreler beni 40 yıldır ÖLDÜRMEK istiyor" diyordu.
"Beni yok edemezler" diye ekliyordu.
Onun adı MUHSİN YAZICIOĞLU idi.
Öldürdüler onu.
Ama yok edemediler.
O bir dava adamıydı.
Söyledikleriyle ve inandıklarıyla hala aramızda ve YAŞIYOR.
Bedenini hallettiğini düşünenler ise kıskaçta.
Çember daraldı, yakalanmak üzereler.
Dava dosyasına yeni belgeler girdi.
Hava Kuvvetleri'nin radar görüntüleri...
Muharebe mobil yöntemi diye bir sistem var.
Görüntüleri silseniz de bu yazılım incelendiğinde radar bilgisine ulaşıyorsunuz.
Ve gerekli ulaşım sağlandı.
48 saat bulunamadı güya düşen helikopter.
Halbuki askeri radar görüntülerinde üç saat sonra oraya inen iki helikopter tespit ediliyor.
5 ile 8 dakika arasında enkazın yanında kalıyor o helikopterler.
Şimdi bu önemli radar görüntülerini kimler neden sakladı bugüne kadar?
Üç saatte enkaza ulaşan helikopterlerde kimler vardı?
Orada ne yaptılar ve niçin varlıkları gizlendi?
Sorular cevap bulacak yakında.
Ve o dönemin Kayseri Valisi, helikopteri düştüğü andan kısa bir sonra açıklama yapmıştı;
"Muhsin Yazıcıoğlu sağ" diye.
Hatta "Yaralı olarak hastaneye götürülüyor" demişti.
Bu bilgiyi emniyet müdüründen almıştı.
Sonra onlar da susturuldu.
Neye dayanarak böyle söylemişlerdi?
Kaza yerine üç saat sonra inen iki helikopterden haberleri var mıydı?
Sorular yakında bitecek.
Karanlık aydınlanacak.
Ne diyordu Muhsin Başkan;
"Ağaçlara bakmayın.
Siz asıl ormana ulaşın!!!"
Evet orman göründü.
Bu ülkeyi teferruatlarla meşgul edenler...
Şunu bilin ki;
Artık etrafına bakan bir YENİ ANKARA var.
Ne yapsanız boş.
Hiçbir suç yerde kalmayacak.
Bu ülkede yaptığınız tüm operasyonları bu halk artık görecek ve bilecek.
Sizlerse ormanda kaçan tavşana döneceksin.
Sakın kımıldamayın.
Farlar yandı!!!