CANLI YAYIN
BEKİR HAZAR
BEKİR HAZAR

Ahıra girecek gazeteciler

Eklenme Tarihi 29 Kasım 2011
Türkiye değişiyor…
Gazeteci müdürler de değişiyor…
Yıllar önce Galatasaray ile Fenerbahçe basketbol takımları arasında play-of final maçı oynanıyordu.
Son müsabakaydı, alan şampiyon olacaktı.
Karşılaşmadan bir gün önce iki takımın antrenörünü ahıra götürdük.
O pislik içinde bir dananın kuyruğunu tutturup, "Asılın" dedik.
Asıldılar dananın kuyruğunu, biz de resim çektik.
Ertesi gün "Dananın kuyruğu bugün kopacak" başlığı ile yayınlandı o fotoğraf.
Ertuğrul Özkök, Ahmet Hakan Coşkun, Enis Berberoğlu ve Sedat Ergin'den oluşan mahşerin dört atlısı poz vermiş.
Takım elbise-kravatla ok atıyorlardı.
Nedense…
Bu fotoğraf bana, takım elbise-kravat ahırda dananın kuyruğundan çeken iki antrenörü hatırlattı.
Eskiden trend öyleydi, müdürlerimiz "Gidin dana kuyruğundan tutturun" diyorlardı.
Şimdi müdürler dana kuyruğundan tutar hale geldi.
Yakında mahşerin dört atlısını ahırda görürsem şaşırmam.

* * *
AMAN OKAN SOYUNMA
Hilal Cebeci twitter'da soyunarak…
"Pampiş" çılgınlığını başlattı.
Şarkıcı Doğuş kardeşimiz de girmiş olaya…
Çırılçıplak soyunmuş.
Avret mahallini de bir saksı ile örtmüş.
Okan Bayülgen, saksılı çıplak Doğuş'u programına aldı.
"O saksı neyin nesi?" diye sordu.
Doğuş meğer çiçeklere sevgiyi özendirmek için böyle yapmış.
Yani anadan doğma soyunmuş.
Önüne de bir saksı.
O saksı çok anlamlıymış.
Okan da masasına bir saksı koymuş.
"Sırf Doğuş'un çiçek kampanyasını desteklemek için bu saksıyı koydum buraya" dedi.
Biri bağlandı telefonla.
"Madem çıplak saksılı Doğuş kampanyasını destekliyorsunuz, siz de soyunacak mısınız?" dedi.
Okan "Evet soyunacağım" cevabını verdi.
Buradan Okan'a sesleniyorum.
Aman sakın soyunma…
"Pampiş"lerden sonra…
"Saksişler" devri başlıyor.
Sakın ha bak…

* * *
YENİ BİR YILDIZ DOĞUYOR
"Kapat…
Kapat konuyu kapat" diye bağırdı.
Saba'ya "Sizin kafalar basmıyor" diye fırça attı.
Öfkeli adam Yaşar Nuri Öztürk'tü.
Saba "Hocam sizin sinirler gerilmiş, herhalde muhallebini yemeden yayına çıktın" dedi.
Tam bir sit-com gibi yayın.
Güle güle öldüm.
Ve bir şeyi de merak ettim.
Acaba bu muhallebi olayı neydi?
Muhallebinin sinirleri yatıştıran özelliği mi vardı?
Ama neydi?
Aradım Saba'yı…
Meğer hasta Yaşar Nuri'ye ziyaretçiler gelmiş sabah sabah.
Muhallebi getirmişler.
Yiyemeden yayına çıkmış.
Yaşar Nuri burnundan soluyor.
Saba kahkaha atıyor…
Ortaya komik bir görüntü çıkıyor.
Saba'ya "Edi ile Büdü gibisiniz, sen hangisisin?" dedim.
"Yaşar Hoca seçsin önce.
Onun seçmediği ben"
diyerek kahkahayı patlattı.
Yapımcılara buradan çağrı yapıyorum.
Ben olsam Yaşar Nuri Bey'i sit-com'da oynatırım.
İş yapar.
Ciddiyim.