Bugünkü
Takvim
  • 28 Şubat 2011, Pazartesi

İnsanın onuru neresindedir?

Daha doğrusu, yazının başlığı uzun olur diye orada soramadım; Bir canlının onuruyla - organları arasında ilişki kurmaya kalkanların kendi onurları, o itham ettikleri insanınkinden daha mı farklı bir yerindedir?
Lafı bu kadar dolandırıyorum, çünkü yekten eşcinsel hakem diye başlarsam söze, yine birileri ayağa kalkacak.
Çünkü takmışlar adama. Yani hakem Halil Bey'e... Takanlar da Türkiye Futbol Federasyonu ilgilileri. O ise bu olayın gün yüzüne çıkmasıyla birlikte zaten işsiz kalmış.
Diyor ki, "Artık ne mesleğimi, ne yıllardır yaptığım radyoculuğu yapabiliyorum. Eşcinsel olduğum için, iş istemeye gittiğim bütün kapılar yüzüme kapanıyor." Oysa eskiden rahatmış, cinsel kimliğini sakladığı yıllarda yani.
Hiçbir sorunla karşılaşmıyor, işini de paşa paşa yapıyormuş. Ama ne zamanki askerlik vakti gelmiş ve 'çürük raporu' almış, kıyamet o zaman kopmuş işte. Yani TSK'ya göre de, eşcinsellik bir hastalıktır ve buna 'Psikoseksüel bozukluk' denir. O halde Halil Bey de vatan hizmetinden uzak durmalıdır!
Konudan uzak durmayanların başında bir de federasyon var tabii... Onlar da Halil Bey'in bu 'bozukluğundan' ötürü maç yönetemeyeceğine kanaat getirmişler anında. Ama bu açıkça söylenmiyor da, aba altından, 'mahkemeye giderse durumunu herkesin öğreneceği' sopası gösteriliyor. Ve ne gariptir ki, Halil Bey'in ilk başvurusuyla birlikte cümle alem duyuveriyor olayı. Biri basına sızdırıyor besbelli.
Şimdi yeniden mahkeme yollarında Halil İbrahim. Hürriyet Gazetesi mesela, kocaman atıyor başlığını; "Gay hakem mahkemede!" Biz de, merak ediyoruz; Damgaladığı o insan, başlığı atanın bizzat kendi oğlu olsaydı, oraya ne yazardı diye.
Ülkeye bakar mısınız? Önce TSK, eşcinselliği hastalık olarak nitelendiriyor, sonra TTF bu 'hastalığı' deşifre ediyor. Ve genç bir adamın yaşamının kararması umurlarında değil. . Bu sadece Halil İbrahim'in ve eşcinsellerin öyküsü değildir. İnsan onurunun, bir iki organıyla ilişkilendirilip, ayaklar altına alınmasının başyapıtlarından biri.

* * *
LİBYA'YA GELİN GİTMİŞ!
Memleket yıllardır manken işgali altında olduğu için, inanın Ebru Şancı ismini daha önce hiç duymamıştım. Elimi de sallamamıştım ki çarpsın!
Kaddafi'nin oğlu Seyfülislam ile üç yıl aşk yaşadığını itiraf edince kızımız, dikkat kesildim doğal olarak. Neden bu kanlı günlere kadar beklemişti acep diye düşündüm ardından. Hani kızın sevgilisi diğer oğul Hanibal Kaddafi olsa, diyeceğim ki oğlan kızın dilini yedi de onun için konuşamadı bunca zaman.
Ama belki de Şancı mankenimiz, bu ilişkiyi ifşa ederse, Libya-Türkiye arası savaş çıkar diye korkmuştur.
Çünkü akıllı - izanlı kız.
Girdim baktım internete, hakkında bir sürü bilgi edindim. Mesela iki yıl önce "Türkiye'nin en ünlü beş mankeninden biriyle lezbiyen ilişki yaşadım, ateşli günlerdi" diyor. Bir de Okan'ın programına iç çamaşırsız çıkmış... Şimdi de işte Seyfülislam'la aganigisini açıklıyor; "Bana aşıktı ama bir günde üç kadınla yattığı bile oluyordu. Öyle bir ilişki bana göre değildi. Üç yıl saraylarında yaşadım. Halk dışarıda açlık çekerken biz sefa içindeydik. Çevresinde çok fazla Türk işadamı vardı. Özellikle Bodrum'daki işadamları ona kadın getirir, bu sayede Libya'da iş alırlardı" diyor. Ne diyelim her ülkeden böyle evlatlar çıkıyor işte.
Ama işin boyutu da bir parça değişiyor. Çünkü iş adamlarımız giriyor devreye!
Kimlerdi diye merak ediyor insan! İkilinin o fotoğrafına bakıp soruyor ayrıca; "Nerede çekildi acaba, sakın Bodrum olmasın?

* * *
İTİRAF SAATİ!
Cuma günü, Gayrettepe Asayiş Şube'deydim. Yok sabahın beşinde filan alınmadım, gönüllü 'teslim oldum!' Birkaç gün önce bu sütunda Taksim meydanındaki tecavüz haberini yazmıştım. Ertesi sabah cep telefonumdan arandım. Şube Müdürü Yener Ülgütol arayan.
Olayın gerçek boyutları hakkında bilgilendirmek istiyormuş beni ve bir uğrayabilir miymişim? Uğradım nitekim. Siz buna ister basiret bağlanması deyin (çünkü söylemesi ayıp Nokta Dergisi yayın yönetmenliğim de dahil 39 yıllık gazetecilik hayatımda hiçbir davete katılmamakla ünlüyümdür) evet isterseniz o sabah Gayrettepe civarında zaten röportajım olduğu için deyin, gittim sonuçta.
Yazının gerisini tahmin ediyorsunuzdur. Yener Bey'in, 'yıllardır kafamıza kazınmış polis imajını yerle bir eden bir insan olduğunu... yazımda sözünü ettiğim tecavüz olayının gerçek yüzünü, beni nasıl ikna ederek anlattığını... hatta düzeltme filan da istemediğini ama sadece Taksim ve civarında sivil çalışan 220 güven timi polisinin günde dört beş saat uykuyla dolaştığını...Evet bütün bunları tahmin etmişsinizdir. Ama tahmin edemeyeceğiniz ve ancak tanışırsanız inanacağınız bir şey var ki, o da Yener Bey'in kişiliği. İster amir olsun, ister kapıda nöbetçi, ben böyle adamları seviyorum işte. Aydın, zeki ve görev manyağı. Ha bundan sonra karşılaşır mıyız, sanmam. Belki bir Galatasaray yenilgisi sonrası sahaya şişe fırlatırken yakalanırsam!

* * *
GERÇEK OSCAR'LILAR
Her Oscar töreni öncesinde ve sonrasında, kim kazanırsa kazansın benim için gerçek galipler hiç değişmez. Biri Marlon Brando, diğeri Woody Allen. Şöhretlerinin doruğunda, kendilerini yok edebilecek bir sisteme, acımasız bu çarka başkaldıran, "alın ödülünüzü münasip yerinize sokun" diyebilen bu iki gerçek sanatçıya hakları teslim edilmedikçe onlar benim hayatımda Oscar'ın gerçek efsaneleri olarak yaşamaya devam edecekler.

EŞEK ARISI
Metin Uca; "Bir örümcek tarafından ısırılıp üstün güçleri olan bir kahramana dönüşen çizgi film kahramanı kimdir... Ö biir, Ö ikii, Ö üüç?" Yarışmacı; "Örry Potter!"

"Atatürk ne demiş? Yurtta sulh barışta sulh" Nihat Doğan













Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan TAKVİM veya takvim.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Turkuvaz olarak kişisel verilerinizi işliyor, aynı zamanda kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen tüm çabayı gösteriyoruz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin aydınlatma metnine veri politikası sayfasını ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.
  • ve ya