Tarımda kadın eli! 100 koyundan 100 ton leblebiye uzanan ilham veren başarı hikayeleri

Kadın üreticiler, ilham veren başarı hikayeleri yazmaya devam ediyor. Ekonomiye katkı sağlayan, ülkenin dört bir yanında tarım ve hayvancılığa destek olan kadınların sayısı her geçen gün artıyor. İşte kendi imkanlarıyla yola çıkıp markalaşan, istihdam yaratan ve bölgelerini kalkındıran örneklerden bazıları...

Kaynak Gazete
Giriş Tarihi:
Takvim'i Google'a ekleyin, doğru kaynaktan haberi alın!

Başarı hikayelerinden ilki Osmaniye'den geldi. Tarım Bakanlığı'nın 'Kırsalda Bereket, Küçükbaşa Destek Projesi'nden yararlanan 24 yaşındaki Fatma İlçe, aldığı 100 koyunla köyünde hayvancılık yapıyor. Bakanlığın projesine başvuran İlçe, 2 yıl ödemesiz, 7 yıl taksitle, 95 dişi ve 5 erkek koyun aldı.

Osmaniye'de 24 yaşındaki Fatma İlçe, devlet desteğiyle aldığı 95 dişi ve 5 erkek koyunla hayvancılığa başladı. Genç üretici, ailesiyle birlikte sürüsünün bakımını üstleniyor. (Fotoğraflar: Takvim Foto Arşivi)Osmaniye'de 24 yaşındaki Fatma İlçe, devlet desteğiyle aldığı 95 dişi ve 5 erkek koyunla hayvancılığa başladı. Genç üretici, ailesiyle birlikte sürüsünün bakımını üstleniyor. (Fotoğraflar: Takvim Foto Arşivi)

Genç ve kadın çiftçilere devletin çok fazla hak tanıdığını belirten İlçe, koyunlarının bakım sürecini şöyle anlattı: "Koyunlar için saat 06.00'da kalkıyoruz. Babam otlatmaya götürüyor. Annem ve ben de gelen koyunları yemliyoruz, sularını dolduruyoruz. Akşam yine aynı döngü. Günlerimiz böyle geçiyor."

Edirne'de Hayriye Pekgöz, bir asma fidanıyla başladığı üretim yolculuğunda 10 yılda 6 bin fidana ulaştı. Pekgöz, devlet desteğiyle bağcılığı geliştirmeyi hedefliyor.Edirne'de Hayriye Pekgöz, bir asma fidanıyla başladığı üretim yolculuğunda 10 yılda 6 bin fidana ulaştı. Pekgöz, devlet desteğiyle bağcılığı geliştirmeyi hedefliyor.

AKADEMİDEN FİDANCILIĞA

Edirne'de yaşayan Hayriye Pekgöz de devletten kiraladığı arazide başladığı bağcılığı, yüzde 70 hibeli telli terbiye sistemiyle geliştirerek üzüm ve asma yaprağı üretimini artırmayı hedefliyor. İktisat alanında yüksek lisans yaptığını kaydeden Pekgöz, bir asma fidanıyla başlayan hikayede çelikleme yöntemiyle 10 yılda 6 bin fidan ürettiğini anlattı.

Elazığ'da 70 yaşındaki Cavide Can, sacda başladığı Ağın leblebisi üretimini yıllık yaklaşık 100 tona çıkardı. Aile işletmesi, ürünlerini Türkiye'nin 81 iline gönderiyor.Elazığ'da 70 yaşındaki Cavide Can, sacda başladığı Ağın leblebisi üretimini yıllık yaklaşık 100 tona çıkardı. Aile işletmesi, ürünlerini Türkiye'nin 81 iline gönderiyor.

ANNE MİRASI

Elazığ'da yaşayan 9 çocuk annesi 70 yaşındaki Cavide Can ise sacda başladığı tescilli Ağın leblebisi üretimini, kurduğu tesis sayesinde yıllık yaklaşık 100 tona çıkardı. Can, eşinin kansere yakalanmasının ardından 30 yıl boyunca ailesinin geçimini sacda kavurduğu leblebinin satışından sağladı. Can ve oğlu Mehmet Can 5 yıl önce bir imalathane kurarak üretimi artırdı. Oğlu Mehmet Can, "Bu iş bize anne mirası. Annem ilk zamanlar 50 kilogram, sonra 100-150 kilogram üretmeye başladı. Bugün yılda 100 ton üretim yapıyoruz, üç kişiye de istihdam sağlıyoruz. Coğrafi işaretli ürünümüzü 81 ile gönderiyoruz. Hedefimiz yurt dışına da açılmak" dedi.

Elektronik mühendisi Bedia Çakıroğlu Sarı, Çanakkale'de yetiştirdiği lavantaları markaya dönüştürdü. İlk hasatta elde edilen 50 kilogram lavanta yağı Fransa'ya satıldı.Elektronik mühendisi Bedia Çakıroğlu Sarı, Çanakkale'de yetiştirdiği lavantaları markaya dönüştürdü. İlk hasatta elde edilen 50 kilogram lavanta yağı Fransa'ya satıldı.

LAVANTADA MARKA OLDU

İstanbul'da elektronik mühendisi olarak çalışan Bedia Çakıroğlu Sarı, Çanakkale'de başladığı lavanta yetiştiriciliğiyle marka kurdu. Sarı, Bulgaristan'dan getirttiği lavanta fidelerini dikerek girişiminin ilk adımını attı. Bitkiden elde ettiği yağı yastık, kese ve sprey gibi ürünlere dönüştüren Sarı, "Gallibloom" markasını oluşturdu. Dönüm başına 6-7 kg lavanta yağı elde ettiklerini belirten Sarı, ilk hasat döneminde elde ettikleri 50 kg yağı Fransa'ya sattıklarını söyledi.

Tekirdağ'da kadın üreticiler, tarlalarında yetiştirdikleri sebze ve bakliyatları köy kooperatifinin yöresel pazarında satışa sunuyor. Kadınlar, emekleriyle aile bütçelerine katkı sağlıyor.Tekirdağ'da kadın üreticiler, tarlalarında yetiştirdikleri sebze ve bakliyatları köy kooperatifinin yöresel pazarında satışa sunuyor. Kadınlar, emekleriyle aile bütçelerine katkı sağlıyor.

TARLADAN PAZARA

Tekirdağ'da tarımsal üretim yapan kadınlar da başarı hikayelerini sürdürüyor. Kadınlar tarlalarında yetiştirdikleri ürünleri yöresel pazarda satarak, yerel üretime katkı sağlıyor. Ahievren Mahallesi'nde yaşayan kadın üreticiler, yıl boyunca tarlalarında domates, biber, kavun, karpuz, kabak, bamya, soğan, sarımsak, nohut, yerli mercimek ve mürdümük gibi çeşitli ürünler yetiştiriyor. Hasat döneminde sabahın erken saatlerinde tarlaya giden kadınlar, topladıkları ürünleri köy kooperatifinin yaklaşık 5 yıldır faaliyet gösteren yöresel pazarına götürerek aile ekonomilerine katkı sunuyor.

Üretici kadınlardan Sabriye Ayvaz, "5-6 yıl önce bu işe başladık. Yetiştirdiğimiz ürünleri köy kooperatifimizin yaptığı yöresel pazarımızda pazarlıyoruz" diye konuştu.

Ahmet Can Aras
Ahmet Can Aras Takvim.com.tr Yaşam

Günün Manşetleri

Tüm Manşetler