Doktor Özlem Gültekin’in ölüm nedeni belli oldu! Raporda propofol detayı
İzmir’deki özel kliniğinde ölü bulunan 48 yaşındaki Op. Dr. Özlem Gültekin’in ölümüne ilişkin Adli Tıp Kurumu raporu tamamlandı. Raporda Gültekin’in, anestezide kullanılan propofol maddesine bağlı zehirlenme sonucu hayatını kaybettiği belirtildi. Soruşturma kapsamında 6 kişinin ifadesi alınırken kliniğin güvenlik kamerası kayıtlarına da el konuldu.
İzmir'deki özel kliniğinde hayatını kaybeden Op. Dr. Özlem Gültekin'in ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada beklenen Adli Tıp Kurumu raporu tamamlandı.
Raporda, 48 yaşındaki Gültekin'in anestezide kullanılan propofol maddesine bağlı zehirlenme sonucu yaşamını yitirdiği kaydedildi.
Doktor Özlem Gültekin’in ölümünde çarpıcı propofol raporu
KANINDA YÜKSEK MİKTARDA PROPOFOL BULUNDU
Toksikolojik incelemelerde Gültekin'in kanında yüksek miktarda propofol tespit edildi. Aynı maddeye iç organlarında ve mide içeriğinde de rastlandı.
Yapılan incelemelerde alkol ve uçucu madde bulgusuna ise rastlanmadığı bildirildi.

UYGULAMA SIRASINDA KALBİ DURDU
İncelemelerde Gültekin'in kliniğinde serum ve propofol uygulaması yapıldığı sırada kalbinin durduğu belirlendi. Olayın ardından Gültekin'i hayata döndürmek için yeniden canlandırma müdahaleleri gerçekleştirildi.

MORLUK VE KABURGA KIRIKLARININ NEDENİ
Otopsi sırasında Gültekin'in vücudunda bazı morluklar ve kaburga kırıkları tespit edildi. Adli Tıp Kurumu raporunda söz konusu bulguların, Gültekin'e uygulanan yeniden canlandırma müdahaleleri sırasında oluşmuş olabileceği değerlendirildi.
6 KİŞİNİN İFADESİ ALINDI
Soruşturma kapsamında iş yeri çalışanları ile Gültekin'e müdahale eden 112 Acil Sağlık ve acil servis görevlilerinin de aralarında bulunduğu toplam 6 kişinin "bilgi sahibi" sıfatıyla ifadesine başvuruldu.

KAMERA GÖRÜNTÜLERİNE EL KONULDU
Gültekin'in kliniğine ait güvenlik kamerası görüntülerine de el konuldu. Kayıtların incelenmesinin sürdüğü öğrenildi.
ÖLÜMÜNDEN ÖNCEKİ RAPORDA UYUŞTURUCUYA RASTLANMAMIŞTI
Takvim'in daha önce gündeme getirdiği bir başka Adli Tıp raporunda, Gültekin'den henüz hayattayken hâkimlik kararıyla alınan kan, kıl, idrar ve tırnak örneklerinde uyuşturucu veya uyarıcı maddeye rastlanmadığı belirtilmişti.
Söz konusu incelemede yalnızca tedavi amacıyla kullanılan citalopram ve escitalopram etken maddelerinin tespit edildiği bildirilmişti. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı da bu dosya kapsamında 6 Temmuz 2026'da kovuşturmaya yer olmadığına karar vermişti.
