Altın ayakkabı bulundu! Genç kadının mezarı şaşkına çevirdi

Kazakistan’ın Hazar Denizi kıyısındaki Karakabak antik yerleşiminde, yaklaşık 1500 yıllık seçkin bir kadının mezarı gün yüzüne çıkarıldı. Mezardan çıkarılan ve altın levhalarla süslenmiş “altın ayakkabılar”, dönemin zenginliği ve gelişmiş el sanatlarının yanı sıra bölgenin uzak ticaret merkezleriyle kurduğu bağlantılara da ışık tuttu.

Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
Takvim'i Google'a ekleyin, doğru kaynaktan haberi alın!
Altın ayakkabı bulundu! Genç kadının mezarı şaşkına çevirdi

Kazakistan'ın batısında, seçkin bir kadına ait mezarda bulunan 1500 yıllık "altın ayakkabılar", Hun sonrası dönemde Hazar Denizi kıyısında yaşayan toplulukların zenginliği, el sanatları ve uzak bölgelerle kurduğu bağlantılar hakkında önemli ipuçları sunuyor.

Kazakistan’ın Hazar Denizi kıyısındaki Karakabak mezarlığında yaklaşık 1500 yıllık seçkin bir kadının mezarı bulundu. (Haberin fotoğrafları Andrei Astafyev'den ve Takvim Foto Arşivi'nden alınmıştır.)Kazakistan’ın Hazar Denizi kıyısındaki Karakabak mezarlığında yaklaşık 1500 yıllık seçkin bir kadının mezarı bulundu. (Haberin fotoğrafları Andrei Astafyev'den ve Takvim Foto Arşivi'nden alınmıştır.)

MEZAR SEÇKİN BİR KADINA AİT

Bu dikkat çekici keşif, modern Aktau şehri yakınlarındaki Mangyshlak Yarımadası'nda bulunan Karakabak mezarlığında gerçekleştirildi. Arkeologlar, olağanüstü bir tören kıyafetiyle gömülmüş seçkin bir kadının mezarını ortaya çıkardı. Mezarın en dikkat çekici buluntuları arasında altın aksesuarlarla süslenmiş ayakkabılar, kemer ve başlık yer aldı.

1500 YILLIK MEZARDAN GÖZ KAMAŞTIRAN ALTIN SÜSLEMELER ÇIKTI

Günümüze ulaşan parçaların önemli bölümünü, ahşap veya diğer organik malzemelerden yapılmış tokalara ve aksesuarlara uygulanan ince altın kaplamalar oluşturuyor.

Mezar 2019 yılında kazıldı. Daha sonra arkeologlar Andrei Astafyev ve Evgeny Bogdanov tarafından ayrıntılı şekilde incelenen mezarın, kraliyet kıyafetlerini taklit eden gösterişli bir tören giysisiyle gömülmüş genç bir kadına ait olduğu belirlendi.

Mezardan altın kaplama süslemelerle donatılmış “altın ayakkabılar” çıkarıldı.Mezardan altın kaplama süslemelerle donatılmış “altın ayakkabılar” çıkarıldı.

ALTIN AYAKKABILAR GÖSTERİŞLİ CENAZE KIYAFETİNİN PARÇASIYDI

Arkeonews'te yer alan habere göre ayakkabılar, mezarda bulunan görkemli kıyafetlerin yalnızca bir bölümünü oluşturuyordu. Kadının üzerinde yuvarlak altın plakalarla süslenmiş bir pelerin bulunurken, başında maske biçimli süslemelerle donatılmış kırmızı kumaştan bir başlık vardı. Alnındaki merkezi plaka, Helenistik döneme ait gorgonion figürünü andırıyordu.

Diğer altın kaplı ahşap süslemelerde ise çok daha eski İskit geleneklerinin etkileri görülüyor. Tokaların çerçeveleri, kanatlarını açmış yırtıcı kuşları andıran stilize biçimleriyle dikkat çekiyor.

Kadının cenaze töreni için özel olarak hazırlanmış gösterişli bir kıyafetle gömüldüğü belirlendi.Kadının cenaze töreni için özel olarak hazırlanmış gösterişli bir kıyafetle gömüldüğü belirlendi.

KIYAFET GÜNLÜK KULLANIM İÇİN DEĞİL

Kıyafetin en dikkat çekici özelliklerinden biri, bazı parçaların günlük kullanım amacı taşımıyor olması. Arkeologlara göre kemer ve ayakkabı tokaları, normal kullanım sırasında gerekli olan bağlantı parçalarından yoksundu. Bu nedenle söz konusu aksesuarların özellikle cenaze töreni için hazırlanmış olması muhtemel.

Başka bir ifadeyle kadın, hayattayken bu kıyafetleri kullanmış olmayabilir. Kıyafet, ölümünden sonra statüsünü ve toplumsal konumunu vurgulamak amacıyla hazırlanmış özel bir tören giysisi olabilir.

Kıyafette altın süslemeli kemer, pelerin ve dikkat çekici bir başlık da bulundu.Kıyafette altın süslemeli kemer, pelerin ve dikkat çekici bir başlık da bulundu.

BULGULAR HUN SONRASI DÖNEME IŞIK TUTUYOR

Mezardan çıkarılan eserler, arkeologların "Shipovo ufku" olarak adlandırdığı geç Hun ve Hun sonrası döneme ait nesne grubuyla ilişkilendiriliyor.

Mezarın genel olarak MS 5. yüzyılın ikinci yarısı ile 6. yüzyılın ilk yarısı arasına tarihlendiği tahmin ediliyor. Yakındaki Altynkazgan bölgesinde bulunan benzer eserler ise farklı toplulukların ortak zanaatkârlık tekniklerini, teknolojileri veya törensel gelenekleri paylaşmış olabileceğine işaret ediyor.

Ayakkabı ve kemer tokalarının günlük kullanım için değil, defin töreni için yapılmış olabileceği değerlendirildi.Ayakkabı ve kemer tokalarının günlük kullanım için değil, defin töreni için yapılmış olabileceği değerlendirildi.

ALTIN AKSESUARLAR YEREL ATÖLYELERDE ÜRETİLMİŞ OLABİLİR

Araştırmacıların dikkat çektiği önemli noktalardan biri de bu değerli aksesuarların uzak bir imparatorluk merkezinden getirilmiş olmak zorunda olmaması.

Astafyev ve Bogdanov, tören kıyafetinin bazı aksesuarlarının Hazar Denizi'nin doğu kıyısında önemli bir zanaat ve ticaret merkezi haline gelen Karakabak'taki atölyelerde üretilmiş olabileceğini düşünüyor.

Karakabak'taki araştırmalarda metalurji, mücevher üretimi, camcılık ve çömlekçiliğe ilişkin kanıtlar bulundu. Çevredeki mezarlarda ortaya çıkarılan bazı mine işlemeli mücevherler de Bizans işçiliğiyle bağlantılı teknolojik etkiler taşıyor.

KARAKABAK, UZAK TİCARET YOLLARININ KESİŞTİĞİ MERKEZDİ

Karakabak'ın önemi yalnızca mezardan çıkarılan altın eserlerle sınırlı değil. Batı Kazakistan'daki yerleşimin yaklaşık MS 1. ve 6. yüzyıllar arasında iskân edildiği düşünülüyor. A.Kh. Margulan Arkeoloji Enstitüsü tarafından yürütülen çalışmalar, buranın Hazar bölgesinden geçen deniz ve kara yollarına yakın önemli bir üretim ve ticaret merkezi olduğunu ortaya koyuyor.

Kazı alanında MS 1. yüzyıldan 6. yüzyılın ilk yarısına kadar uzanan 150'den fazla sikke bulundu. Sikkeler arasında Part İmparatorluğu, antik Harezm, Soğdiana, Sasani İranı, Kuşano-Sasani Krallığı, Bizans İmparatorluğu ve Çin'le bağlantılı örnekler yer alıyor. Bu geniş coğrafi dağılım, Karakabak'ın uzak bölgelerle kurduğu ticari bağlantıların boyutunu ortaya koyuyor.

Kıyafette Helenistik ve İskit sanat geleneklerinin izlerine rastlandı.Kıyafette Helenistik ve İskit sanat geleneklerinin izlerine rastlandı.

HAZAR KIYISINDAKİ YERLEŞİM FARKLI KÜLTÜRLERİ BULUŞTURDU

Arkeologlar, Karakabak'ın eski Azov-Hazar ticaret koridoru üzerinde önemli bir merkez olarak görev yapmış olabileceğini değerlendiriyor.

Yerleşimin Orta Asya'yı Kuzey Kafkasya, Volga bölgesi, Güney Urallar ve daha batıdaki bölgelerle birbirine bağlayan ticaret ağlarının bir parçası olduğu düşünülüyor.

Mezarlıkta yapılan araştırmalar da bölgede kültürel açıdan farklı toplulukların yaşadığını gösteriyor. Bazı gruplarda Zerdüşt gelenekleriyle bağlantılı uygulamalar görülürken, diğerlerinde Geç Sarmat göçebe dünyasına uzanan cenaze geleneklerinin izleri bulunuyor.

KARAKABAK, ANTİK ASPABOTA OLABİLİR Mİ?

Karakabak'la ilgili en dikkat çekici tartışmalardan biri, buranın antik çağda bilinen Aspabota yerleşimi olup olmadığı. İkinci yüzyıl bilgini Claudius Ptolemy ile ilişkilendirilen bu olası bağlantı henüz kesin olarak kanıtlanmış değil.

Karakabak'ta antik yerleşimin orijinal adını ortaya koyan bir yazıt bulunmadığından, araştırmacılar iki yerleşimin aynı olduğunu kesin biçimde söyleyemiyor.

Kazakistan Bilim ve Yüksek Öğretim Bakanlığı da bu bağlantıyı kesin bir tanımlama olarak değil, olasılık olarak değerlendiriyor.

ALTIN AYAKKABILAR DÖNEMİN ZENGİNLİĞİNİ ORTAYA KOYUYOR

Karakabak'ın bir zanaat merkezi, pazar yeri ve göçebe topluluklarla uzak ticaret ağları arasında bağlantı noktası olduğu düşüncesi, mezarda bulunan altın süslemelerin önemini daha da artırıyor.

Yaklaşık 1500 yıl önce seçkin bir kadının mezarına bırakılan altın kaplı aksesuarlar, yalnızca gösterişli cenaze eşyaları değil. Bu eserler; yerel zanaatkârların becerilerini, bölgedeki elitlerin statüsünü ve Hazar çevresindeki toplulukların geniş ticaret ve kültür ağlarıyla bağlantılarını gösteren önemli arkeolojik kanıtlar arasında değerlendiriliyor.

Zeynep Durusoy
Zeynep Durusoy Takvim.com.tr Yaşam

Günün Manşetleri

Tüm Manşetler