Bir ısırıkta parmak koparabilir! Akdeniz'de kontrolsüzce çoğalıyor
Akdeniz kıyılarında denge hızla bozuluyor. Süveyş Kanalı üzerinden bölgeye yayılan istilacı balon balıkları keskin dişleri, güçlü çeneleri ve saldırgan davranışlarıyla hem balıkçıları hem de deniz ekosistemini tehdit ediyor. Uzmanlara göre bu tür ağları parçalıyor, avı yok ediyor ve bazı durumlarda insanlara ciddi yaralanmalar verebilecek kadar tehlikeli hale geliyor.
Hızlı Özet Göster
- Hint ve Pasifik kökenli balon balıkları Süveyş Kanalı üzerinden Akdeniz'e yayılarak Yunanistan, Türkiye, Kıbrıs, Libya ve Suriye kıyılarında hızla çoğalıyor.
- Balon balıkları keskin dişleriyle parmak koparacak kadar saldırgan olup yüzücülere saldırarak ciddi yaralanmalara ve parmak kaybı vakalarına yol açıyor.
- Balıkçılar balon balıklarının ağları parçaladığını, oltalara zarar verdiğini ve yakalanan avları tüketerek ekonomik kayıplara neden olduğunu belirtiyor.
- Balon balığı tetrodotoksin adlı güçlü bir zehir içerdiğinden Avrupa Birliği mevzuatında gıda olarak satışı yasak.
- Atina Tarım Üniversitesi uzmanı Stefanos Kalogirou tetrodotoksinin sinir sistemini bloke ederek kas felcine ve ölüme yol açabileceği konusunda uyarıda bulundu.
Balıkçılar, "bir ısırıkta parmak koparabilir" diye tanımladıkları bu türün kontrolsüz şekilde çoğaldığını kaydediyor. Tetrodotoksin adlı güçlü zehri nedeniyle tüketilmesi de son derece riskli olan balon balıkları uzmanlara göre Akdeniz'de hem ekonomik kayıpları artırıyor hem de turistik bölgelerde yeni bir güvenlik endişesi yaratıyor.
İstilacı ve zehirli bir balon balığı türü, Akdeniz'de yüzücülere saldırıyor ve balıkçılık ekipmanlarını tahrip ediyor. (Fotoğraf:AFP)
"TEHLİKE HER GEÇEN GÜN BÜYÜYOR"
Akdeniz'de istilacı tür haline gelen balon balıkları, balıkçılar ve deniz güvenliği uzmanları tarafından yeniden gündeme taşındı. Yunanistan'ın Girit açıklarında balıkçılık yapan deneyimli isimler balon balıklarının son derece saldırgan olduğunu ve keskin dişleriyle ciddi yaralanmalara yol açabileceğini belirtiyor. Balıkçı Alexis Charalampakis şöyle diyor:
Eğer ısırırsa parmağınızı keser. Geride hiçbir şey bırakmaz.
Uzmanlara göre Hint ve Pasifik kökenli bu istilacı tür Süveyş Kanalı üzerinden Akdeniz'e ulaştı.
SÜVEYŞ KANALI ÜZERİNDEN AKDENİZ'E YAYILDI
Uzmanlara göre Hint ve Pasifik kökenli bu istilacı tür, Süveyş Kanalı üzerinden Akdeniz'e ulaştı. Özellikle Yunanistan, Türkiye, Kıbrıs, Libya ve Suriye kıyılarında hızla çoğalan balon balıkları yerli ekosistemi baskı altına alıyor. Balığın şişerek kendini savunması ve güçlü çene yapısı nedeniyle "kirpi balığı" olarak da bilindiği, bir metreye kadar büyüyebildiği belirtiliyor.
Bu balıklar keskin, gagaya benzeyen dişleriyle ağları ve insan etini parçalayabilirler. (Fotoğraf: IMBBC)
AĞLARI PARÇALIYOR VE AVI YOK EDİYOR
Balıkçılar, balon balıklarının yalnızca insanlar için değil ekonomik açıdan da büyük zarar oluşturduğunu söylüyor. Türün, balık ağlarını parçaladığı, oltalara zarar verdiği ve yakalanan avları tüketerek geçim kaynaklarını zayıflattığı bildiriliyor. Giritli balıkçılar, av sezonunun her geçen yıl daha da zorlaştığını ifade ederken bazıları günlerce sadece ağ tamiri yapmak zorunda kaldıklarını aktarıyor.
Şişme istilacılar tarafından paramparça edildikten sonra vatozlar ve diğer avlar. (Fotoğraf: AFP)
TETRODOTOKSİN UYARISI: "TÜKETİMİ ÖLÜMCÜL OLABİLİR"
Atina Tarım Üniversitesi'nden uzman Stefanos Kalogirou, balon balığının tetrodotoksin adı verilen son derece güçlü bir toksin içerdiğini vurguladı. Bu zehrin sinir sistemini bloke ederek kas felcine ve ölüme yol açabileceği belirtiliyor. Bu nedenle Avrupa Birliği mevzuatında balon balığının gıda olarak satışı yasak.
Fotoğraf Takvim.com.tr'den servis edilmiştir.
YÜZÜCÜLER VE KIYI BÖLGELERİ DE RİSK ALTINDA
Bölgeden gelen raporlara göre balon balıkları zaman zaman yüzücülere de saldırabiliyor. Bazı olaylarda ciddi yaralanmalar yaşandığı hatta geçmiş yıllarda parmak kaybı gibi vakaların raporlandığı ifade ediliyor. Uzmanlar, kıyı bölgelerinde dikkatli olunması gerektiği konusunda uyarıyor.
Fotoğraf AA'dan servis edilmiştir.
MÜCADELE ZOR ÇÖZÜM SINIRLI
NY Post'ta yer alan habere göre yetkililer, istilacı türün tamamen yok edilmesinin neredeyse imkânsız olduğunu belirtiyor. Ancak Kıbrıs'ta uygulanan benzer programlarda olduğu gibi kontrollü avcılık ve teşvik sistemlerinin popülasyonu azaltabileceği değerlendiriliyor.