Sosyal medyanın etkisi büyüyor! TBMM Komisyonu'nda dikkat çeken uyarı: Estetik yaptırmak isteyen çocukların yaşı 13'e indi
Sosyal medyanın dayattığı güzellik algısı çocukları estetik ameliyat masasına yönlendiriyor. TBMM Komisyonu'nda konuşan uzmanlar, estetik operasyon talep eden çocukların yaşının 13-14'e kadar düştüğünü açıklarken, dijital platformların beden algısı, ruh sağlığı ve siber zorbalık üzerindeki etkilerine dikkat çekti.
Hızlı Özet Göster
- TBMM'de yapılan toplantıda akademisyenler, sosyal medyanın çocuklar üzerindeki olumsuz etkilerini değerlendirdi ve estetik ameliyat talebinin 13-14 yaşlarına kadar gerilediğini belirtti.
- Kocaeli Üniversitesi'nden Prof. Dr. Emel Şerife Baştürk, YouTube'daki çocuk içeriklerinin tüketime yönlendirdiğini ve beden algısını olumsuz etkilediğini ifade etti.
- Türkiye'de 6-15 yaş arasındaki çocukların yüzde 90'ından fazlası düzenli internet kullanırken, her 5 çocuktan 1'i siber zorbalığa maruz kalıyor.
- Uzmanlar, okullarda tehdit değerlendirme ekipleri kurulmasını, rehber öğretmen sayısının artırılmasını ve dijital okuryazarlık programlarının yaygınlaştırılmasını önerdi.
- Kastamonu Üniversitesi'nden Prof. Dr. Selman Tunay Kamer, sosyal medya platformlarının daha etkin takibi için dijital denetleme kurulu oluşturulmasını önerdi.
TBMM'de dijital riskler ve okul güvenliğine ilişkin yürütülen çalışmalarda akademisyenler, sosyal medyanın çocuklar üzerindeki etkilerine dair çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Uzmanlar, sosyal medya platformlarının dayattığı kusursuz görünüm algısının çocukların beden algısını olumsuz etkilediğini, estetik ameliyat talebinin ise 13-14 yaşlarına kadar gerilediğini belirtti.
TBMM Komisyonu'nda dikkat çeken uyarı: Estetik yaptırmak isteyen çocukların yaşı 13'e indi. (Haberin fotoğrafları AA ve Takvim Foto Arşiv'e aittir)
"ÇOCUKLARA YÖNELİK OLDUĞU SÖYLENEN İÇERİKLER HİÇ MASUM DEĞİL"
TBMM'de gerçekleştirilen toplantıda sunum yapan Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi Bilgi ve Teknolojileri Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Emel Şerife Baştürk, özellikle çocuklara yönelik içeriklerin sanıldığı kadar masum olmadığını belirterek şöyle konuştu:
"YouTube içerikleri, özellikle de çocuklara yönelik olduğu söylenen içerikler hiç masum içerikler değil. Çocukları tüketime yönlendiriyor. Güzellik, beden algısı üzerinde ciddi olumsuz etkiler yaratıyor. Çok küçük yaşlardan itibaren çocuklar kendi bedenlerinden hoşnut değiller. Şiddet boyutunu bir tarafa bırakalım, kendilerini güzel bulmuyorlar"

ESTETİK AMELİYAT TALEBİ ORTAOKUL ÇAĞLARINA KADAR DÜŞTÜ
Sosyal medya etkisinin çocukların fiziksel görünümlerine ilişkin kaygılarını artırdığını vurgulayan Baştürk, estetik operasyon taleplerinde yaşın giderek düştüğünü ifade etti.
Baştürk, "Estetik ameliyat yaptırmak isteyen çocukların yaşı 13-14. Tıp fakültesindeki hoca arkadaşlarım, sürekli bir sağlık sorunu uydurarak burun ameliyatı yaptırmak isteyen çocuklar olduğunu söylüyorlar" diye konuştu.

ÇOCUKLARIN BÜYÜK BÖLÜMÜ SOSYAL MEDYADA
Türkiye'de 6-15 yaş arasındaki çocukların yüzde 90'ından fazlasının düzenli internet kullandığını belirten Baştürk, 6-11 yaş grubundaki çocukların yüzde 66'sının, 11-15 yaş grubundakilerin ise yüzde 80'inin sosyal ağlara erişimi bulunduğunu söyledi.
Çocukların dijital dünyayla çok erken yaşlarda tanıştığına dikkat çeken Baştürk, özellikle 6-11 yaş grubunun risklere karşı en savunmasız kesim olduğunu vurguladı. Bu yaş grubundaki çocukların yalnızca yüzde 10'unun dijital risklerle mücadele edebileceğine inandığını belirten Baştürk, geri kalan büyük çoğunluğun çeşitli tehditlere açık durumda olduğunu ifade etti.

HER 5 ÇOCUKTAN 1'İ SİBER ZORBALIĞA MARUZ KALIYOR
Toplantıda paylaşılan veriler, siber zorbalığın ulaştığı boyutu da ortaya koydu. Buna göre Türkiye'de her 5 çocuktan 1'i siber zorbalığa maruz kalırken, öğrencilerin yüzde 7,5'i hem mağdur hem de zorba olarak bu sürecin içinde yer alıyor.
Baştürk, Türkiye'nin uluslararası araştırmalarda "yüksek kullanım ve yüksek risk ülkesi" olarak tanımlandığını belirterek, dijital okuryazarlık konusunda yalnızca çocukların değil yetişkinlerin de eğitilmesi gerektiğine dikkat çekti.

ÇOCUK FENOMENLER VE EBEVEYNLERİ İÇİN DÜZENLEME ÇAĞRISI
Dijital ortamda ihmal edilen alanlardan birinin de "çocuk influencerlar" olduğunu dile getiren Baştürk, bazı ailelerin çocuklarına doğumdan itibaren sosyal medya hesapları açtığını ve bu hesaplar üzerinden gelir elde etmeyi hedeflediğini anlattı.
Bu konuda yasal düzenleme ihtiyacına işaret eden Baştürk, çocukların dijital ortamda korunmasına yönelik daha kapsamlı çalışmalar yapılması gerektiğini vurguladı.

UZMANLARDAN OKUL VE DİJİTAL GÜVENLİK ÖNERİLERİ
Toplantıda söz alan Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halil İbrahim Bülbül ise okullarda yaşanan olayların önlenmesi için her okulda "tehdit değerlendirme ekibi" kurulmasını önerdi. Rehber öğretmen ve psikolog sayısının artırılması gerektiğini belirten Bülbül, dijital okuryazarlık ve zorbalıkla mücadele programlarının yaygınlaştırılmasının önemine dikkat çekti.
Kastamonu Üniversitesi Yapay Zeka Çalışmaları Koordinatörü Prof. Dr. Selman Tunay Kamer de sosyal medya ve dijital platformların daha etkin takip edilmesi amacıyla bir "dijital denetleme kurulu" oluşturulmasını önerdi. Kamer, kamu kurumları, okullar ve aileler arasında koordinasyonu sağlayacak ortak bir yapının daha önleyici politikaların geliştirilmesine katkı sunacağını ifade etti.