Erçin Polat İskoçya macerasında onu en çok etkileyen ayrıntıları paylaştı
Ödüllü mimar Erçin Polat aynı zamanda bir gezgin. Gezip gördüğü yerleri mimari bakış açısıyla değerlendiren Polat, en çok İskoçya’dan etkilenmiş. "Britanya Adalarının hemen her şehrine gittim. Ama beni en çok etkileyen Edinburgh şehri oldu. Edinburgh Kalesi 1000 yıldır ayakta kalan bir yapı. Castle Rock Tepesi’nde bulunan kale, muhteşem bir manzaraya sahip. Edinburgh şehir merkezi, Avrupa’nın en güzel şehir merkezi olarak değerlendirilir. Bu unvanı almasındaki haklı nedenler o kadar çok ki saymakla bitiremem. Ama bu kadar küçük bir şehir olmasına rağmen ziyaretçilerine çok fazla şey sunuyor" diyerek bu hayranlığını dile getiriyor.
Erçin Polat ayrıca bu şehrin birbirine tezat olan mimari unsurları bu kadar güzel bir şekilde harmanlayabilmesine hayran olduğunu da "Old Town ( Eski Şehir) parke taşlı yollarla çevriliyken Yeni Şehir (New Town) ise Georgia'n tarzı güzel yollarla çevrilidir. Tarihin cazibesini, modern alışveriş merkezlerini, restoran ve kafeleri, bahçeleri birbiriyle bu kadar güzel bir şekilde harmanlayabilen başka bir şehir daha yok Avrupa'da. Yeni şehrin zarafeti ile Ortaçağ'ın sokakları adeta birbirinin içine geçmiş gibi. Orada hayatınıza başka bir perspektiften bakma şansı buluyorsunuz. Hele yakın köylerden bahsetmiyorum bile. Kısaca Edinburgh seyahatimde gördüklerim hem mesleki anlamda hem de kişisel hayatımda benim perspektifimi değiştirdi" sözleriyle dile getiriyor.
ABERDEEN GRANİT ŞEHİR
İskoçya gezisine Edinburgh'un 200 km kuzeyinde bulunan Aberdeen şehri ile devam eden Erçin Polat, "Buraya neden 'Granit Şehir' dediklerini görmeden anlamak mümkün olmazdı. 18. ve 19. YY.'dan beri inşa edilen granit yapılar şehrin ana siluetini oluşturuyor. Ayrıca 1970 yılında Kuzey Denizi'nde petrol bulunmasıyla Avrupa'nın enerji başkenti unvanını almış. Aberdeen bir petrol şehri ve petrolün ekonomiye katkıları çok fazla. Buna rağmen doğal dokusunda bir bozunma ve turistleri rahatsız edecek bir unsur yok." Diyerek her şehrin kendine has özellikleri olduğunu vurguluyor.
EN KOLAY GEZDİĞİM ŞEHİRLERDEN BİRİ PERTH OLDU
Erçin Polat "İskoçya'nın tarihi öneme sahip olan Perth Şehri ise Dandee şehri gibi Tay Nehri'nin kıyısına kurulmuştur. Cesur Yürek filminde izlediğimiz ilk taç giyme töreninden sonra bu şehirde bulunan Scone Sarayı'ndaki 'Kader Taşı' üzerinde pek çok İskoç kralı taç giymiş. Perth şehri etrafında bulunan arkeolojik kalıntılara dayanarak şehrin tarihinin bronz çağına kadar dayandığı tahmin ediliyor. Izgara plan şeklinde ve kare formda tasarlanmış şehir en kolay gezdiğim Avrupa şehirlerinden biri oldu. Bu şehrin sokaklarında gezerken her an köşeden bir İskoç asilzadesi çıkacakmış gibi hissediyorsunuz." diyerek İskoçya'nın güzelliklerini anlatmaya devam ediyor.

DUNDEE, MARMELAT VE MÜZELER ŞEHRİ
Erçin Polat, "Dundee şehrine geldiğimde buranın harika marmelatlarının tadına bakmadan olmazdı elbette. Şehir merkezinde yer alan kafelerde marmelatlı çöreklerden yedikten sonra, Mc Manus Galerileri ve Dundee Çağdaş Sanat Müzesi'ni mutlaka ziyaret etmelisiniz. Mc Manus galerilerinden sonra Dundee Çağdaş Sanat Müzesi'ni gezmek saunadan sonra girilen soğuk duş etkisi yaratıyor. Ama bir mimar olarak bu iki müzeden de mesleğim adına pek çok şey kazandığımı söyleyebilirim." Şeklindeki sözleriyle Dundee şehri hakkındaki izlenimlerini de ifade ediyor.
BİR ORTAÇAĞ ŞEHRİ STİRLİNG
İskoçya'nın en eski yerleşim yerlerinden biri olan Stirling hakkında da "İskoçya'nın en büyük 4. Şehri olan Dundee şehrinin hareketliliğinden sonra Stirling şehri sizi tekrar Ortaçağ'ın kucağına atıyor adeta. Şehrin en yüksek noktasında ise Stirling Kalesi, İskoçya'nın en eski mimari yapılarından biri olarak haklı yerini almış. Şehrin uzaktan görüntüsü tam anlamıyla Ortaçağ'ı yansıtıyor. İnsan bu kadar güzel korunmuş olmasına yönelik hayranlıklarını gizleyemiyor." Diyen Erçin Polat, gezinin kalan kısımlarında St Andrews Şehri ve St Andrews Katedralini, 16 yerel topluluğu 300 hektarlık bir alanda birbirine bağlayan Helix Eco Parkı ve Elian Donan Castle destinasyonlarını gezmiş. Bu şekilde İskoçya'da neredeyse adımlamadığı şehir kalmamış.
Çalışma hayatına atıldıktan sonra bu gezileri pek sık yapamadığını itiraf eden Erçin Polat, en kısa zamanda tekrar İskoçya'ya gitmek istediğini de sözlerine ekliyor. Bu seferki gidişinde daha farklı bir insan olduğunu ve daha önce gezdiği yerleri yine aynı gözle görüp göremeyeceğini merak ettiğini söyleyen Polat, pandemi kısıtlamalarının son bulmasını iple çektiğini; fırsatı varken gezmeye yeteri kadar vakit ayırmadığına pişman olduğunu da itiraf etti.