Türk hastaların ortak özellikleri

Kaynak Gazete
Giriş Tarihi:
Takvim'i Google'a ekleyin, doğru kaynaktan haberi alın!
Türk hastaların ortak özellikleri
Birçok kez maruz olduğum bir muhabbettir.
Hastalığıyla övünen tek millet olabiliriz.
Dünyayı gezmedim bilmiyorum. Nasıl mı? - Çok hastayım ya. - Ben de ya.
- Ben senden daha çok hastayım.
Genellikle bizim hastalıklarımızda millet olarak nane limon vazgeçilmez bir şifa yöntemidir. En ufacık rahatsızlıkta nane limon yapılıp içilir.
Doktora gittik mi illa ki ilaç yazılmasını isteriz. Gittik ilaç alalım boşuna mı geldik mantığı ile doktora ilaç yazdırırız. Doktorların birçoğunun sırf hasta kendini iyi hissetsin diye ilaç yazdığını biliyorum.
Doktora gittik mi şikayetlerimiz oldukça ilginç olabiliyor. Doktor: Evet neyiniz var. Hasta: Ben miyim doktor, sen bulacan Allah Allah...
Genellikle aile fertlerimizden "Şöyle şurama sanki bıçak saplanıyor" diye duyarız. Bu betimleme inanın dünyanın başka bir ülkesinde yoktur.
Göz doktoruna gidip "Karnım da ağrıyor bir ilaç yazsaydınız" diyen arkadaşlar da mevcut aramızda. Yok demeyin ben biliyorum.
Kendilerine tanı koyup, ilacı ve veriliş yolunu belirleyip, doktora sadece talimat vermeleri... Kalçadan ağrı kesici yazar mısın doktor, gibi...
Yaşlılarda sıkça gördüğümüz bir hastalık vardır. - Ay ay ay yanlarım ağrıyor. Böbreği, karaciğeri falan ağrımaz da komple yanları ağrır babaannelerin.
Bir de internet ilerledikçe hastalar kendi doktorları oluyor. Google'dan bakıp kendi kendine tanı koyabiliyorlar. - Neyiniz var? - Prostat. - Var mı filmleriniz. - Yok hayır. - Daha önce tedavi gördünüz mü? - Hayır. - Nerden biliyorsunuz? - Google'dan baktım. - Töbeee töbee. - Ne oldu doktor ölecek miyim söyleyin.
Ameliyata ameliyat sabahı gelen hastaya "Aç mısınız?" diye sorulduğunda "Evet" cevabının alınması üzerine emin olmak için "En son ne zaman bir şey yiyip içtiniz?" diye sorulduğu takdirde "2 saat önce küçük bir parça ekmek yedim ama açım" diye cevap alınması. Israrla poliklinik kapısında beklemeleri. Kapının üstünde koca LCD var, içeri girecek hastanın adı da yazıyor ama bizim hastalarımız kapının önünde beklerler, içeri girmeye çalışana da yol vermezler.
Sanki kapıya en çok yapışan en hasta olanı.
Tee Allahım ya...

Arkadaş

Eve zamanından erken dönen koca, karısını yatakta en iyi arkadaşlarından biri ile yakalar. Adam hiç duraksamadan silahını çeker ve arkadaşını vurur. Kadın yatakta şöyle bir doğrulur ve şunları söyler: "Hayatım, bak bu şekilde davranmaya devam edersen hiç arkadaşın kalmayacak."

Dedeee

Adamın biri akşam evine giderken yolun kenarında yaşlı, saçı sakalı ağarmış bir adamın ağladığını görmüş.
Yanına yaklaşıp sormuş:
- Niçin ağlıyorsun? - Babam beni dövdü onun için ağlıyorum. - Dede sen kaç yaşındasın? - 95 yaşındayım. - Baban kaç yaşında? - 115 - Pekala suçun neydi de dövdü? - Dedeme dil çıkardım.

Sevgili

İki arkadaş bir lokantada oturmuş pencereden bakarken, biri: "Karşıdan karşıya geçen şu iki kadını görüyor musun; biri karım diğeri ise sevgilimdir." Diğer arkadaş cevap verir: "Hah ağzımdan aldın lafı! Şimdi ben de aynısını söyleyecektim."

Alkışlı Yorum

Bir şeyleri kırıp döken bir aile dostumuzun çocuğu bir yerlere saklanmıştı. Abisi de küçük bir çocuktu o da oradaydı. Abinin adı İbrahim, çocuğun adı Emre. Anne: İbrahim banyonun orada mısın? İbrahim: Eveet Anne: Emre sen de orada mısın? Emre: Ben burada yokum.




Günün Manşetleri

Tüm Manşetler