Yürüyen çantalar sarmış tüm yanı

Kaynak Gazete
Giriş Tarihi:
Takvim'i Google'a ekleyin, doğru kaynaktan haberi alın!
Yürüyen çantalar sarmış tüm yanı
Son dönemde karşınıza yürüyen bir çanta çıkarsa sakın ha korkmayın. Endişelenmeyin, bekleyin ben size anlatacağım.
Öncelikle şu kadınların çanta takıntısını bir ele alalım.
Kadınların ayakkabı takıntısının bir uzantısıdır. Ama sadece bununla bitmez.
Önce ayakkabıya uygun bir çanta alınır.
Sonra bunlara uygun bir mont veya manto, onun içine giyebileceği bir gömlek, bluz veya t-shirt, onun altına uyumlu olan bir etek, kot pantolon veya kumaş pantolon. Tercih etek ise onun altına uyumlu bir kilotlu çorap veya çorap, tercih pantolon ise uyumlu bir veya bir kaç kemer, bütün bunlara uyumlu yeni makyaj malzemeleri, teknoloji desteği için de yeni model bir cep telefonu alınır.
Neden çantaları bu kadar seviyorsunuz sorusunu sokaktaki 100 kişiye sorduk, en pöpüler cevabı aldık:
-Bilmiyorum seviyorum.
O yüzden erkek milleti olarak boşuna bunu kafanıza takmayın.
Esas bu konuya neden geldim... Şöyle anlatayım. Gencecik, körpecik yeni nesil genç kızımız karşıdan geliyor. Ama ben bunun bir kız olduğunu farketmem uzun sürdü.
Çünkü karşıdan yürüyen bir çanta geliyordu. Evet yürüyen bir çanta, yalnış okumadınız. Çünkü kendinden büyük çantayı daha doğrusu valiz vaziyetinde bir çantayı koluna takmış salına salına geliyor. Sanırım meşhur Kıvanç Tatlıtuğ'un oynadığı meşhur bir jean markasının reklamının sloganı "Vay vay vay çantaya bak" böyle bir görüntüden esinlenilmiş olabilir. Hele çantayı bir tutuşu vardı ki -son dönemde çok görmekteyim- bu fotoğrafı izah etmesi aslında hiç güç olmayan eylemdir.
Çuval büyüklüğündeki çanta alınıp dirseğinizin iç oylumuna oturacak şekilde askılarından asılır, avucunuzun içinde sanki bozuk para varmış gibi aman düşmesin edasıyla parmaklarınızı hafifçe sıkıp, ayol nidası çekerken bileğiniz kolunuzun dış yüzeyi ile elinizin tersi baz alınarak açı daraltılır. Dirsek ve omuz arasında kalan bölge yere dik açıda dururken, dirsek ile el arasında kalan uzvunuz ise yere yaklaşık 120 derecelik bir açı ile konumlanarak yeni nesil çanta taşıma stili korunmuş olur.
Anlamadım demeyin n'olur? Ha bunun bir de elden düşmeyen akıllı telefonlar ve sürekli bir şey yazan tipleri vardır. Nasıl yürüyorlar anlam veremiyorum.
Hayır o kadar büyük çantada ne taşıyorsun...
Sorasım gelmiyor değil.
"Ne yaptın bacım, adam öldürdün de onu mu saklıyon."
Sevgilisi olsan, bu büyüklükteki bir valizi sana taşıtır. Ama iş estetik olunca -ki estetikliğe bir hakaret olarak görüyorum bu tarz çantaları- hiç sıkıntı yok bu tür kızlar için. İşin en vahimi ise bunun erkeğini bile gördüm ben.

* * *
AYI
İstanbul'da yaşayan bizim Temel, av sporuna merak salar. Av için gerekli malzemeleri alır. Birkaç gün avlanır.
Bir gün kahvede otururken bizim Temel başlar maceralarını anlatmaya.
Der ki: "Bir gün tüfeğimi aldım, Belgrad Ormanı'na gittim.
Yarım saat gezdikten sonra bir baktım ki beyaz bir ayı bana doğru geliyor.
Tüfeğimi doğrultmamla ateş etmem bir oldu. Tek kurşunla ayıyı yere serdim."
O sırada arkadaşlarından birisi: "Hadi ulan oradan, Belgrad Ormanı'nda ayının ne işi var" der, tabi bizim Temel bu lafın altında kalır mı...
Hemen, "Haçan ayı bu ne bilsun oranın Belgrad Ormanı olduğuni" der.

* * *
DAMAT ADAYI

Karısına sordu:
- Ne oldu bizim kızın evlenme işi? Damat adayı beğenmiş mi kızı?
- Aa, pek beğenmiş.
Adam düşünceli düşünceli konuştu:
- İnşallah öyledir. Bana kalırsa, o çocuk doğru sözlü birine benzemiyor.
Geçen gün senin yemekler için de "Harika, çok lezzetli!" diyordu.

* * *
ALKIŞLI YORUM
Bir dönem 'Çocuktan al haberi' bir yarışma vardı.
Sunucu: Berke'ye büyüyünce ne olmak istediğini sorduk, sizce ne cevap vermiştir?
Anne: Doktor.
Baba: Polis.
Sunucu: Berke, büyüyünce ne olmak istiyorsun canım?
Berke: Vapur.




Günün Manşetleri

Tüm Manşetler