Niyetiniz nedir?

Niyetiniz evlenmekse elinizdeki adamı evliliğe ikna etmeye çalışacağınıza hazır ikna olmuşunu bulun!

Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
Niyetiniz nedir?
liliğe hazır erkek neresinden anlaşılır? Sevgili hanımlar… Ne zaman kadınlara yönelik bir dergi benden yazı istese ve ben söze böyle başlasam yemek tarifi verecekmişim gibi geliyor. Ama en azından bu sefer bu söylem bir tabana oturuyor çünkü bu sefer size (yemek olmasa da) gerçekten bir tarif vereceğim; evlenmeye hazır erkeğin tarifini…

Biliyoruz; kadınların biyolojik saatleri çalışıyor ve bu sebeple 20'ler aşıldıktan bir süre sonra çocuk sahibi olmayı istemeye başlıyorlar. Eh bunun yolu da evlilikten geçtiğine göre, kadınların evlenmeyi istemeye erkeklerden daha yakın olmaları gibi bir gerçek ortaya çıkıyor. Bu gerçek sonucunda da genç kızlar sevgililerini evlilik çizgisine getirmeye çalışıp duruyorlar. Oysa ben size çok daha basit bir reçete veriyorum; elinizdeki adamı evliliğe ikna etmeye çalışacağınıza hazır ikna olmuşunu bulun, olsun bitsin.

Peki evliliğe ikna olmuş, imzayı basmaya hazır adam nasıl anlaşılır; bu yazının konusu bu… Öncelikle yaş konusuna dikkat etmek gerek. Bir erkek 27-28'leri evlenmeden geçtiyse üç beş sene daha onu ikna etmeniz zor demektir. Bir erkeği o yaşlara kadar ikna ettiniz ettiniz... Zira o dönem erkeklerin kafasında her şeyin tam oturmadığı, etraflarında gördükleri uzun süreli ilişkisi olan çiftlerin tam da o yaşlarda evlendiği zamanlardır. Bu zamanda evlenmenin 'normal' ve 'doğru' olduğuna inandırılmaları kolaydır . Zaten dediğim gibi, erkek o yaşlarda biraz sersem tavuk gibi olduğundan konuyu oldu bittiye getirebilirsiniz. Ama o yaşlar aşıldıktan, hele de 30'ların başı bulunduktan sonra bir erkeği evliliğe ikna etmek ekstra çaba isteyecektir. Çünkü artık erkeğin gözü açılmıştır. Genlerinde yazılı olan, mümkün olan en yüksek sayıda hatunu 'götürme' fikri eskiden sadece Amerikan gençlik filmlerinde bir kısım Okul Amerikan Futbolu Takımı Kaptanı'na nasip olan bir gerçeklikken, artık şartlar değişmiştir. Erkek artık bu yaşlarda kadını nasıl ikna edeceğini, yatağa atacağını, 'kandıracağını' bilmektedir. Üstelik para kazanmaya başlamış, özgüveni de yerine gelmiştir. Bu zincirleme sebeplerden dolayı ilk sersem dönemi kazasız belasız atlatmış

30'ların başlarındaki adamın ikna edilmesi çok zordur. O yüzden ben size bir doz 30'ların ikinci yarısına geçmiş adam yazıyorum. Bu sınıf evliliğe az önce sözünü ettiğimiz sınıfa göre daha yakındır. Artık kendi aralarında "Abi tamam da, bu işin de sonu yok" muhabbeti etmeye başlamışlardır. Gece bir yerde tanışıp alkol etkisiyle eve attıkları hatunla sabah da hiç ilginç olmayan bir muhabbet etmek zorunda kalmak artık zul gelmeye başlamıştır. O muhabbeti yapacağına gece yalnız yatmayı tercih etmeye başlamış erkek tipi, sizin aradığınız modeldir. Bu tip erkekler eski çapkınlık günlerinde sıkıldıklarını söyledikleri konuşmalarda kendilerini belli ederler, genelde 30'ların ikinci yarısındadırlar ve bu durumları yaklaşık 43 yaşlarına kadar sürecektir.

43'ten sonra aslında bekarlığın sultanlık olduğunu düşündükleri bir dönem daha gelecektir ki buraya kadar yakalanmadan gelen erkek sayısı zaten fazla değildir. Zamanlamadan sonra ikinci önemli konu cüzdan konusudur. Bir erkeğin evliliğe hazır hissetmesi için maddi anlamda ayaklarını tam olarak yere basması gereklidir. Çünkü erkek bir aile kuracaksa bu ailenin bütün sorumluluğunu üstüne alacaktır. Ve kendini maddi anlamda hazır hissetmediği müddetçe de sorumluluk almak için doğru zaman olmadığını düşünür. Yani asıl niyetiniz evlenmekse 20'lerdeki delikanlıların k.k.'ları (karın kasları) yerine 35 sonrasındakilerin k.k.'larına (kredi kartları) yakın dursanız daha efektif bir iş yapmış olursunuz. Bir önemli konu da çocuk meselesidir. Sizin biyolojik saatiniz işler de, erkeğinki durur mu… Elbette erkekler de çocuk ister ve elbette istemelerinin bir yaşı vardır. Bir kere her erkek oğluyla (evet, erkeklerin hayallerinde çocukları hep erkektir; bu, kız istemedikleri anlamına gelmez ama hayallerinde çocukları hep erkektir) çok geç olmadan bir masa başında oturmayı, birlikte futbol oynamayı, maça gitmeyi hayal eder. 30'ların ikinci yarısında bu gerçek de erkeğin kafasına dank eder. Şu basit hesabı yapmayanı yok gibidir: "Yaş oldu 35… Bugün evlensem çocuk bir sene sonra… Eh onun 18 yaşına gelmesi benim 53 olmam demek. Valla beraber top oynamak için geç kalmış bile sayılırım."

İşte bu panik, evlenme niyetinde olan kadının işine muazzam yarar. Bu dönemde o adamın civarında olmanız bile yeterli olacaktır. İlk fırsatta, en olmadık yerde, hiç beklemediğiniz bir 'abi'nizden iki arada bir derede evlilik teklifi alabilirsiniz. Değerlendirmesi size kalmıştır.

Ve son bir ipucu daha… Bunu elinizin altındaki sevgilinizde deneyebilirsiniz. Sizinle evlenmeye, kocanız olmaya niyetli olan adam zaten kocanız gibi davranmaya başlamıştır bile. Bunu derken Türk erkeğine özgü, ancak 20'lerin başındaki çocukların yapabileceği çatık kaşlı kıskançlık muamelesinden bahsetmiyorum. Tahlil etmeniz gereken, sizinle bir koca gibi müşterek olarak hayatını paylaşmaya başlayıp başlamadığı…

Gününün nasıl geçtiğini sorduğunuzda 'iyi' diye geçiştirmek yerine, detaylar veriyor mu? Onun bilgisayarından internete girmeniz gerektiğinde bir şeylerden korkup panikliyor mu yoksa zaten sizden saklayacak bir şeyi olmayan bir adam gibi mi davranıyor? Ortak bir gelecekten, planlardan bahsediyor mu? Bütün bunları tahlil ederek de zaten koca rolü üstlenmeye başlamış bir erkeği, hâlâ spor araba ve pornografi peşinde koşandan ayırt edebilirsiniz.

Günün Manşetleri

Tüm Manşetler