“Aşk ve Taht” ekibi, tahtın ilk adımlarını birlikte izledi!
atv'nin iddialı yeni yapımı, Bozdağ Film imzalı “Aşk ve Taht”, görkemli prodüksiyonu ve sürükleyici hikayesiyle ilk bölümünden izleyiciyi ekrana kilitledi. Anadolu Selçuklu Devleti’nin en güçlü dönemine ışık tutan dizi, zindandan tahta uzanan bir hükümdarın iktidar, ihanet ve aşkla örülü mücadelesini gözler önüne serdi.
Aşk ve Taht'ın ekran yolculuğuna başladığı akşamda, dizinin oyuncuları ve yapım ekibi, Söğüt 1299 Restoran'da düzenlenen görkemli bir organizasyonla ilk bölümü bir arada izledi. Emeği geçen herkesin bu özel günü paylaşmanın gururunu yaşadığı gösterimde, zindandan tahta uzanan çarpıcı bir mücadeleyi, aşkı ve ihaneti bir arada anlatan Aşk ve Taht, daha ilk bölümüyle izleyiciyi etkisi altına almayı başardı.
Görkemli bir organizasyonla Aşk ve Taht'ın ilk bölümü bir arada izlendi.
AŞK VE TAHT İLK BÖLÜMÜYLE İZLEYİCİYİ BÜYÜLEDİ
Aşk ve Taht'ın güçlü oyuncu kadrosunda Akın Akınözü (Alaeddin), Merjem Siljak (Destina), Simay Barlas (Melike Hüma), Ayça Bingöl (Ümmühan Hatun), Cem Bender (Ayaba), (Halil İbrahim Ceyhan (Andreas), Ferit Kaya (Celaleddin), Ceren Benderlioğlu (Nurcihan), Emrah Altıntoprak (Kutluboğa), Murat Serezli (Efendi Vard), Özgür Emre Yıldırım (Cavlak), Oğulcan Arman Uslu (Ayas), İdil Yener (Hünkar Hatun), Selin Genç (Dilruba), Ece Yüksel (Rita), Bülent Gültekin (Mübariz), Halil İbrahim Temizoğlu (Yalboğan), Mücahid Temizel (Sökmen), Merve Polat (Mihrişah), Ahmet Kayakesen (Thora), Hakan Eke (Şirin Ağa), Ozan Ayhan (Komnenos), Timur Ölkebaş (Emir Bahaddin), Erman Saban (Ertokuş), Özer Arslan (Zeyneddin), Alican Albayrak (Kreon), Göksel Kayahan (Arakel) yer alıyor.
1.BÖLÜMDE NELER YAŞANDI?
Annesi ve baba gibi gördüğü atabeyi Ayaba'nın ihanetiyle sekiz yıl boyunca Kezirpert Kalesi'nde esir tutulan Alaeddin, mahkumiyeti süresince Selçuklu tahtı ve geçmişte hayatını kurtaran yeşil gözlü, sırma saçlı kadının hayaliyle ayakta kaldı. Adını bilmediği bu gizemli kadının gözlerini zindan duvarlarına çizerek yıllarca umudunu korudu. Sekiz yılın ardından Sultan İzzeddin'in ölümüyle Emirler Meclisi taht için Alaeddin'i seçti. Ancak hanedanın en büyüğü Tuğrulşah, sultanlığı kızı Melike Hüma Hatun ile evlenmesi şartına bağladı. Kendisine sunulan bu şartlı saltanatı ilk başta reddeden Alaeddin, devletin parçalanma tehlikesini öğrenince kendi isteklerini kenara bırakarak saltanat yüzüğünü kabul etti; fakat Ayaba'ya sekiz yıllık hesabın kapanmadığını net bir şekilde hissettirdi.
DESTİNA, ALAEDDİN'İ GÖRMEK İÇİN KONYA'YA GELDİ
Alaeddin'in tahta çıkacağı haberi Konya kadar Kalonoros'ta da büyük yankı uyandırdı. Kalonoros Prensesi Destina için bu haberin anlamı ise çok daha farklıydı. Yıllar önce hayatına giren ve bir daha karşılaşamadığı gizemli adamı unutamayan Destina, bir rüyasında bu adamın Selçuklu Sultanı olduğunu gördü. Kalonoros'ta Alaeddin'in sekiz yıllık esaretinin ardından intikam peşine düşebileceği endişesi büyüdü. Babası Kir Vard mevcut düzenin devam edeceğini düşünürken Destina, sekiz yıl zindanda kalan Alaeddin'in nasıl bir sultana dönüştüğünü kendi gözleriyle görmek istedi. Kimliğini gizledi ve Rita'yla birlikte Konya'ya doğru yola çıktı.
Kalonoros (Alanya) Kalesi'nin hakimi Kir Vard'ın kızı ve varisidir.
Alaeddin Konya yolunda yıllardır kendisine sadık kalan Deli Ayas, Yalboğan, Sökmen ve Mübariz'le yeniden bir araya geldi. Zindanda olduğu yıllar boyunca dışarıdaki gözü kulağı olan adamlarına ilk önemli görevlerinden birini verdi: Yıllar önce hayatını kurtaran yeşil gözlü, sırma saçlı kadının bulunmasını istedi.
CELALEDDİN TAHT İÇİN HAREKETE GEÇTİ
Tahtın Alaeddin'e bırakılması kardeşi Celaleddin'i öfkelendirdi. Sultan İzzeddin'in ölümünün ardından tahta kendisinin çıkacağını düşünen Celaleddin, sekiz yıldır zindanda olan kardeşinin emirler tarafından seçilmesini kabullenemedi. Ablası Nurcihan'ın da etkisiyle öfkesi daha da büyüdü ve ordusunu yanına alarak Konya'ya doğru harekete geçti.
Ferit Kaya (Celaleddin) Alaeddin'in üvey kardeşine hayat veriyor
ALAEDDİN, ANNESİ ÜMMÜHAN HATUN'U HUZURUNA KABUL ETMEDİ
Alaaddin'in Konya'ya dönüşüyle eski hesaplar da yeniden açıldı. Sekiz yıllık esaretinin sorumlularından biri olarak gördüğü annesi Ümmühan Hatun'la yüzleşmeye henüz hazır değildi. Ümmühan oğluyla görüşmek istediğinde Alaeddin onu huzuruna kabul etmedi. Yıllar sonra oğluna kavuşmayı bekleyen Ümmühan, karşısında affetmeye hazır olmayan bir sultan buldu.
Alaaddin'in annesi ve Selçuklu hanedanının kudretli ulu hatunudur.
ALAEDDİN SELÇUKLU TAHTINA OTURDU
Alaeddin görkemli cülus töreniyle Selçuklu tahtına oturdu ancak daha ilk günden kendisini tahta çıkaranların kontrolünde olmayacağını gösterdi. Geçmişte kendisini zindana götüren Ayaba'ya saltanat yüzüğünü öptürürken aralarına kılıcını koyarak eski hesabı unutmadığını açıkça ortaya koydu. Tam bu sırada Celaleddin'in ordusuyla saraya gelmesi tansiyonu yükseltti. Alaeddin, kardeşinin neden büyük bir askeri güçle geldiğini sorguladı ve bundan böyle karşısında kardeşi değil, Selçuklu Sultanı olduğunu hatırlattı. Celaleddin sonunda Alaeddin'in saltanat yüzüğünü öpmek zorunda kaldı ancak iki kardeş arasındaki taht mücadelesinin ilk işaretleri de böylece ortaya çıktı.
ALAEDDİN İLE DESTİNA KONYA'DA BİRBİRLERİNE BİR ADIM DAHA YAKLAŞTI
Destina ise Rita'yla birlikte Konya sokaklarında Alaeddin'i uzaktan takip etmeye başladı. Ancak bu gizli takip Alaeddin'in adamlarının dikkatinden kaçmadı. Deli Ayas'ın aldığı sırma saçlı, yeşil gözlü kadın haberi Alaeddin'e ulaştığında yıllardır aradığı kadının Konya'da olabileceğini düşündü. Alaeddin'in adamları şehrin her yerinde Destina'yı ararken Destina ise kendisinin Kalonoroslu bir casus olarak takip edildiğini sandı. Saklandıkları yerin bulunmasının ardından Rita'yla birlikte balkondan kaçarak son anda kurtuldu. Böylece yıllardır birbirlerini arayan Alaeddin ve Destina, aynı şehirde olmalarına rağmen bir kez daha karşılaşamadı.
MELİKE HATUN'LA SARAYIN KADINLAR DÜNYASINDA DENGELER DEĞİŞTİ
Alaeddin'in Melike Hatun'la yapması beklenen evlilik de saraydaki dengelerin merkezine yerleşti. Çocukluğundan beri Alaeddin'e bağlı olan Melike, evliliklerini yalnızca siyasi bir anlaşma olarak görmüyordu. Alaeddin ise verdiği sözü yerine getireceğini belirtse de bu evliliğe gönülden hazır değildi. Aklının bir köşesinde hala yıllardır aradığı gizemli kadın vardı. Sarayın kadınları arasında başlayan güç mücadelesi de bu süreçte giderek büyüdü. Ümmühan, Nurcihan'ın hareme nüfuz etme girişimlerine karşılık onun en yakınındaki Anna'yı Alaeddin'in has odasına gönderdi. Anna'nın sultanın odasında olduğu haberi Melike'yi kıskançlığa sürükledi.
Selçuklu Hanedanı'na mensup, Tuğrulşah'ın kızı ve Alaeddin'e yıllardır büyük bir aşkla bağlı olan asil bir hanedan kadınıdır.
ALAEDDİN KALONOROS'A MEYDAN OKUDU
Alaaddin ilk divanında dış politikada nasıl bir sultan olacağının da işaretini verdi. Kalonoros'tan gelen elçi Kevon, Sultan İzzeddin dönemindeki ticari düzenin devam etmesini istedi ve Kir Vard'ın mesajıyla birlikte Alaaddin'e kafes içinde bir serçe getirdi. Ancak Alaeddin kendisinden beklenen tavrı göstermedi. Kir Vard'ın bizzat Konya'ya gelmesini, Selçuklu Sultanı'na biat etmesini ve vergi ödemesini istedi. Kalonoros'un ticareti durdurma tehdidine savaşla karşılık verdi ve kendisine gönderilen serçeyi geri yollayarak Kir Vard'a açıkça meydan okudu.
Nurcihan, sarayda ʺAbla Hatunʺ olarak bilinen, keskin zekalı siyaset ustasıdır.
AYABA, CELALEDDİN'İN TAHT HIRSINI KULLANDI
Ayaba da Alaeddin'e karşı yürüttüğü mücadelede Celaleddin'in taht hırsından yararlandı. Alaeddin'in önce Kalonoros'u ortadan kaldıracağını, ardından Sultan İzzeddin döneminde karşı tarafta kalan Celaleddin'i hedef alacağını söyleyerek iki kardeşin arasını daha da açtı. Alaeddin'in uyarılarını ölüm tehdidi olarak yorumlayan Celaleddin sonunda kardeşinin Konya'ya sağ dönmemesi gerektiğine karar verdi.
Andreas, küçük yaşta ailesinden koparılarak bir Hristiyan şövalye tarikatı tarafından yetiştirilen güçlü bir savaşçıdır.
CELALEDDİN VE ARAKEL'DEN ALAEDDİN'E ÖLÜM PUSUSU
Celaleddin bunun için Kalonoros Prensi Arakel'i kullandı. Babası ve ablasının gölgesinde kaldığını düşünen Arakel'in hırsını körükledi ve Alaeddin öldüğünde hem kendisinin Selçuklu tahtına çıkacağını hem de Arakel'in Kalonoros'a kahraman olarak döneceğini söyledi. Arakel teklifi kabul ederek Alaeddin'in az sayıda adamla gideceği Sisli Vadi'de ölümcül bir pusu hazırladı. Plandan haberdar olan Destina büyük bir ikilemin ortasında kaldı. Alaeddin artık siyasi olarak düşmanıydı ancak yıllardır unutamadığı adamın kardeşi tarafından öldürülmesine de göz yumamazdı. Kimliğini gizleyip yüzünü kapatarak adamlarıyla birlikte Sisli Vadi'ye gitti.

ARAKEL KURDUĞU PUSUDA KENDİSİ SIKIŞTI
Alaeddin de pusuyu önceden sezmişti. Deli Ayas, Yalboğan, Sökmen ve gaziler çevrede gizlenmişti. Arakel'in adamlarının ortaya çıkmasıyla Alaeddin'in kuvvetleri de harekete geçti ve Arakel, kurduğu pusunun içinde kendisi sıkıştı.
DESTİNA, ALAEDDİN'İ OMZUNDAN YARALADI
Alaeddin ile Arakel karşı karşıya geldi. Arakel'i öldürmek yerine kim olduğunu ve arkasında kimin bulunduğunu öğrenmek isteyen Alaeddin onu sağ bırakmaya karar verdi. Ancak tam o sırada yüzü kapalı Destina yayıyla Alaaddin'i hedef aldı. Alaeddin'i öldürmeye eli varmadı ve Destina onu omzundan yaraladı.
ALAEDDİN İLE DESTİNA YILLAR SONRA KARŞI KARŞIYA GELDİ
Alaeddin kendisini vuran gizemli okçunun peşine düştü. Yüzünü göremese de karşısındaki kadının gözleri ona yıllardır unutamadığı birini hatırlatmıştı. Destina atıyla kaçarken Alaeddin onu takip etti ve uçurumun kenarında yakaladı. İkili önce at üzerinde, ardından kılıçlarla karşı karşıya geldi. Destina kimliğini saklamak için mücadele ederken Alaeddin onu öldürmek yerine yüzünü görmeye çalıştı.
Sultan Alaeddin Keykubat (Akın Akınözü ) Selçuklu Sultanı Gıyaseddin Keyhüsrev'in oğludur.
ALAEDDİN'İN YILLARDIR KALBİNDE TAŞIDIĞI AŞK KARŞISINDAYDI
Alaeddin yıllardır aradığı kadını sonunda bulmuştu. Destina da yıllar önce hayatına dokunan adamla yeniden karşı karşıyaydı. Ancak artık ikisi de geçmişteki iki yabancı değildi. Biri Selçuklu tahtındaki Sultan Alaeddin Keykubad, diğeri ise Kalonoros Prensesi Destina'ydı. Yıllardır birbirlerini unutmayan iki insan, bu kez birbirlerine düşman iki dünyanın temsilcileri olarak karşı karşıya geldi. Alaaddin'in şaşkınlıkla Destina'ya baktığı o anda yıllardır yarım kalan hikâyeleri yeniden başladı.
