Uluslararası kurumlar kararını verdi: 5G hakkındaki bilimsel gerçekler ortaya çıktı
Pandemi döneminde Çin kaynaklı sosyal medya paylaşımları, 5G konusunda önyargıların yayılmasına sebep olmuştu. Dünya Sağlık Örgütü ve bilimsel araştırmalar 5G’nin sağlığa zararı konusunda kesin kanıt ortaya çıkmadığını vurguluyor.
Beşinci nesil mobil iletişim teknolojisi 5G, dünya genelinde hızla yaygınlaşırken, beraberinde köklü bir soruyu da gündemin üst sıralarına taşıdı: Bu teknoloji insan sağlığını tehdit ediyor mu? Cep telefonlarından baz istasyonlarına kadar uzanan bir yelpazede yoğunlaşan kamuoyu kaygıları, bilim insanlarını bu soruyu sistematik biçimde yanıtlamaya itti. Ancak araştırmaların ortaya koyduğu tablo, net bir "evet" ya da "hayır"dan çok, karmaşık ve henüz tamamlanmamış bir bilgi haritasını andırıyor.
RADYASYON TÜRÜ VE ETKİSİ
Pek çok insan 5G teknolojisiyle ilgili tatmin edici bilgiye sahip değil.
Üstelik sosyal medyada pek çok yanıltıcı bilgi yer alıyor. Endişe duyan insanları küçümsemek yerine bu korkuların kaynağına bilimsel ve bağımsız kurumların değerlendirmeleriyle anlatmak gerekiyor.
5G ağları, radyofrekans elektromanyetik alanları (RF-EMF) kullanır. Bu alanlar, X-ışınları ve gama ışınları gibi iyonize edici radyasyondan temelden farklı.
DNA'yı doğrudan kırmak için gerekli enerji düzeyine sahip değil.
Radyofrekans alanlarının insan vücuduyla etkileşiminin temel mekanizması, doku ısınmasıdır; mevcut teknolojilerden kaynaklanan radyofrekans maruziyeti ise insan vücudunda ihmal edilebilir düzeyde ısı artışına yol açmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü yaptığı açıklamalarda bunu vurguluyor.
5G'nin önceki nesillere kıyasla önemli bir fiziksel farkı da bulunuyor: Kullandığı milimetre dalga frekansları dokuya çok daha az nüfuz ediyor. 5G, önceki nesil kablosuz teknolojilere kıyasla daha yüksek frekans bantları kullanmaktadır; bu yüksek frekanslar, özellikle milimetre dalga aralığında, daha kısa dalga boylarına sahip olduğundan nesnelere daha az nüfuz etmekte ve vücuda düşük frekanslı dalgalara oranla çok daha az derinlemesine işleyebilmektedir.
KURUMLARIN RAPORTU
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ - WHO), bugüne kadar yapılan araştırmaların toplu değerlendirmesini resmi olarak şöyle özetlemektedir: "Bugüne kadar ve kapsamlı araştırmalara karşın, kablosuz teknolojilere maruziyetle ilişkilendirilebilecek herhangi bir olumsuz sağlık etkisi nedensellik bağı kurularak kanıtlanamamıştır." DSÖ aynı zamanda genel maruziyet uluslararası kılavuzların altında kaldığı sürece halk sağlığı açısından olumsuz sonuçlar beklenmediğini vurguluyor.
Uluslararası İyonize Olmayan Radyasyondan Korunma Komisyonu (ICNIRP) ise mevcut maruziyetin insan maruziyet sınırlarının altında kaldığını belirterek, bu sınırların biyolojik zarara karşı yeterli güvence sağladığını savunuyor.