Telefon üretıcılerı bellek krizinden etkileniyor
Türkiye’nin akıllı telefon üretiminde ciddi bir altyapı biriktirdiğini ama bunun ekonomik değere dönüşmesinin düzenleyici adımlara bağlı olduğunu gösteriyor. Bellek krizi yerli üreticiyi zora sokuyor.
Türkiye'nin kurulu akıllı telefon üretim kapasitesi yılda 14.8 milyon adede ulaşmış durumda ve bu kapasiteyle bölgenin önemli üretim merkezlerinden biri konumunda. Ancak 2025'te IMEI kaydı yapılan yaklaşık 11.7 milyon telefonun yalnızca 5.27 milyon adedi yerli üretimden çıktı; bu da sektörün kapasite kullanım oranının yüzde 35.7'de kalması anlamına geliyor. Bu tablonun arkasında birkaç yapısal sorun öne çıkıyor.
Mobil İletişim Araçları Ve Bilgi Teknolojileri İş Adamları Derneği (MOBİSAD) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Kemal Turnacı, dünyada yaşanan bellek çipi krizinin Türkiye'deki akıllı telefon fabrikalarının kapanmasına sebep olduğunu söyledi. Son aylarda iki telefon fabrikasının kapandığını, diğerlerinin de yolda olduğunu belirten Turnacı, fabrikalarda çok sayıda işten çıkarılma olduğunu vurgulayarak, "yerli üretimin sürdürülebilirliği için çözümün 200 dolar seviyesinde bulunan gözetim fiyatının 450 dolar seviyesine çıkarılması" olduğunu belirtti.
Mobil İletişim Araçları Ve Bilgi Teknolojileri İş Adamları Derneği (MOBİSAD) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Kemal Turnacı. (Fotoğraflar AA, sosyal medyadan alınmıştır)
ÜST SINIR BEKLENTİSİ ARTTI
MOBİSAD verilerine göre, piyasada kayıt dışı cihaz oranı yüzde 35 seviyesine ulaşmış durumda; bu da yılda 3-3.5 milyon telefonun kaçak yollarla ülkeye girdiği, bunun da ekonomiye yaklaşık 2.6 milyar dolarlık kayıp olarak yansıdığı hesaplanıyor.
Tüketici kredisi tarafında ise 12 ay vadeli kredilerde uygulanan 20 bin TL'lik üst sınır, ortalama akıllı telefon fiyatının 39 bin TL'ye dayandığı bir piyasada oldukça geride kalmış görünüyor; bu açık, özellikle 5G'ye geçiş sürecinde cihaz yenilemeyi zorlaştıran bir etken olarak işaretleniyor. Türkiye 1 Nisan 2026 itibarıyla 5G dönemine resmen geçti ve 5G mobil abone sayısı Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı verilerine göre yaklaşık 42 milyona ulaştı; ancak yüksek cihaz fiyatları bu altyapının tüketici tarafında ne kadar hızlı karşılık bulacağı sorusunu canlı tutuyor.

YAPAY ZEKA ETKİSİ VURDU
Maliyet tarafında ise küresel yapay zeka yatırımlarının etkisi dikkat çekiyor. Veri merkezlerine yönelik bellek talebinin patlaması, tüketici elektroniğinde kullanılan RAM ve depolama maliyetlerini bir yılda kat kat artırdı; bazı kaynaklara göre bellek artık birçok cihazda toplam üretim maliyetinin yarısına yakınını oluşturuyor.
Bu durum, ithalatta uygulanan 200 dolarlık gözetim sınırının üreticileri ağırlıklı olarak giriş ve giriş-orta segment ürünlere yönlendirdiği, daha yüksek teknolojili modellerin Türkiye'de üretilmesini teşvik etmediği yönündeki eleştirileri güçlendiriyor.

Sektörün kırılganlığına dair somut bir örnek de var: OPPO'nun Tuzla'daki fabrikası 2023'te faaliyetlerini durdurmuş, yaklaşık 500 kişi işini kaybetmişti; marka daha sonra yerli bir iş ortağıyla kurduğu farklı bir modelle üretime dönebildi. Bu örnek, kurulan üretim ekosisteminin teşvik ve düzenleme değişikliklerine karşı ne kadar hassas olduğunu gösteren bir referans noktası olarak anılıyor.