Yazarlardan yıldız isimlere eleştiri: "Devrede çıkması lazım dedim"
Temsilcimiz Galatasaray UEFA Şampiyonlar Ligi'nde Barcelona'yı konuk etti. Sarı-kırmızılılar sahadan 4-1 mağlup ayrılarak ikinci maçında da puanla tanışamamış oldu. Spor yazarları zorlu maçı yorumlarken, hedefte Galatasaray'ın yıldız isimleri vardı. İşte o yazılar...
Geçmiş olsun - SERKAN KORKMAZ
Konu Galatasaray'ın Barcelona'ya yenilmesi değil elbette. Fakat Galatasaray öyle bir dönemde, evinde, farklı yenildi ki tadımızın kaçmaması mümkün değil.
Maça iyi bir takım savunmasıyla başlayan sarı kırmızılar, durdurması en zor takımı durdurmayı başarmış, "uyarına gelirse bir de gol atarım'' anlayışının meyvesini Batrakov'la almıştı. Barış'ın kıl payı ofsaytta çıkması Katalanlar için büyük şans.
Maç, lehimize 2-0'a gelse ''kesin kazanırdık'' diyemeyeceğim ama işler bambaşka seyredebilirdi. İki takımla şampiyonlar liginde yer almak, son dünya ve Avrupa şampiyonalarına katılmak, dünyaca tanınan yıldızlarla dolu bir lige sahip olmak, Türk futbolunun yelkenlerini rüzgarla doldurmuştu. Dün gece pek çok şeyi Türk futbolu lehine çevirebilecek bir zafer olabilir miydi?
Benim yanıtım; evet, olabilirdi. Ciddi maliyetlerle alınan Lesley ve Bitshiabu transferlerinin bomboşluğu artık çok dikkat çekiyor. Bu takım için bu denli ciddi paralar harcanmasına rağmen kadro mühendisliği sınıfta kalmış durumda, Jacobs'un stoper başlaması, Uğurcan yerine Jankat'la başlamak kadar büyük dramdır.
''Okan Hoca haksızdı'' diyemem ama "Galatasaray'ın stoper rotasyonu neden bu halde" rahatlıkla diyebilirim. Sonuçta "malumun ilamı" hayat buldu. Gezegende bir kişinin bile şaşırmayacağı bir sonuçla Galatasaray, an itibarıyla gezegenin en iyi takımına yenildi.
Oysa ki biz Galatasaray'dan çok daha fazlasını bekliyor ve istiyorduk. Çünkü; olabilirdi. Dün gecenin en güzel detayı tribünün olgunluğuydu bence. Mağlubiyeti kabullenip, takımı desteklemeye devam etmeleri, (televizyondan öyle gördük, duyduk) doğru tavırdı. Ne diyelim; geçmiş olsun.
Barcelona'ya karşı bu kadar! - GÖRKEM AĞGÜNDÜZ
Galatasaray hem beklenenden hem de hayal ettiğinden daha iyi bir başlangıç yaptı Barcelona maçına. Özellikle ilk yarım saat savunmada iyi işler yapan Galatasaray, geçiş hücumuyla yakaladığı fırsatı da gole dönüştürmesini bildi. Ancak ikinci golün VAR'dan dönmesinin ardından Galatasaray için karanlık gece başladı. Devreye girilirken yenen golün moral bozukluğu ikinci yarıya da yansıdı ve Barcelona, Yamal'ın şov yaptığı 3 dakikada 2 gol daha buldu. Ardından oyunu rolantiye alan Katalanlar, 'cehennem'den 4 gollü galibiyetle çıktı.
Galatasaray adına gecenin olumlu detaylarının başında Uğurcan Çakır'ın performansı geldi. Uğurcan yaptığı kritik kurtarışlarla farkın daha da açılmasını önledi. Olumsuzluklar tabii ki çok daha fazlaydı temsilcimiz için. Özellikle kağıt üstünde dirençli görünen Torreira-Lemina orta sahası rakibe karşı hiç varlık gösteremedi. Tabii rakipte Pedri ve Rodri olunca bir şey diyemiyorsunuz. Osimhen'in de sakatlıktan iyi dönmediği gözüktü.
Okan Buruk, 5 değişikliğinin 3'ünü orta saha birini sağ bek tercihlerine harcadı. Maçın ardından hocaya Deniz Gül'ü neden düşünmediğini sorduğumda, orta sahada çok düşmüştük bu nedenle orta sahayı değiştirmek istedim dedi. Haklı tarafları var ancak özellikle savunma arkasında büyük boşluklar veren Barcelona karşısında Leao ve Deniz'i de Osimhen'in yanına göndermek faydalı olabilirdi. Okan hoca bunu Sane ile denedi ama Sane'nin koşmaya bile isteği yok gibiydi.
Barcelona'yı ve özellikle Pedri'yi çıplak gözle izlemek ayrı bir keyifti. İç sahada gelen 4 gollü mağlubiyet çoğu takım için yıkım olabilir ancak bunun Barcelona karşısında gelmesi o kadar da can sıkmadı açıkçası.
Güç ve kalite farkı! - ZEKİ UZUNDURUKAN
Böylesine büyük Şampiyonlar Ligi maçlarını iki bölüm halinde incelemek lazım. Çünkü kenarda teknik adamlar, sahada da oyuncular, adeta bir satranç maçı oynuyorlar. Rakip dünyanın en formda takımı Barcelona'ydı. Bu sezon oynadığı bütün maçları farklı kazanan Barça'dan bahsediyoruz. Maç öncesinde çok umutlu ve ümitliydim. Evrene Galatasaray ile ilgili hep olumlu enerjiler gönderdim durdum! Barcelona'ya kaybetmek kolay ama kazanmak olaydı. Rams Park'ın büyülü atmosferinde başlayan maçta çok iyi bir ilk yarı çıkardık. Dünyanın en pahalı oyuncusu Lamine Yamal'ı (220 milyon euro) ilk 45'te Eren ve Jakobs ile iyi durdurduk.
İlk yarı zaman zaman Uğurcan Çakır ile Olmo, Gordon, Fermin Lopez ve Cancelo arasında geçti. Uğurcan Çakır ilk bölümü tam 6 net kurtarış ile tamamladı. Barcelona karşısında harika bir gol bulduk. Eric Garcia kanadından Leao etkili bindirmeler yaptı. Bu ataklardan birinde Leao ceza sahasına indi, Batrakov'a harika bir pas çıkardı. Galatasaray'ın yeni 10 numarasının şık vuruşunda savunmaya da çarpan top ağlara gitti. Bu golle Aslantepe'deki coşku, bir anda tüm evreni sardı. Yer-gök inledi. İlk yarının son anlarında bir anlık dalgınlığımız, savunmada adam paylaşımında yaptığımız hata gol yememize neden oldu. Şu anda Avrupa'nın en formda beklerinden biri olan Joao Cancelo skoru eşitledi. İlk yarıda ofsayt gerekçesiyle sayılmayan bir de golümüz vardı.
Barcelona, stoper çizgisini orta alana kadar çıkaran bir takım. Rakip hücumcuları her maç ofsayta düşürerek etkisiz hale getiriyorlar. Dünkü maçın ilk yarısında Galatasaray 5 kez ofsaytta kaldı. Bu beş ofsaytın dördünde Osimhen vardı. Çok kötü bir ilk yarı çıkardı Osimhen. Savunma arkasına dengeli ve iyi koşular yapabilseydik, ilk yarıda daha fazla pozisyon üretebilirdik. Baş döndürücü bir pas trafiği ile oynayarak rakiplerin sinirini bozan Barcelona'yı yenebilmek için kendi oyunlarının dışına çıkarmak şart. Barcelona'nın pas trafiğini bozacak, felç edecek zeki oyuncular şart. İkinci yarıya çok hızlı başlayan Barcelona art arda bulduğu gollerle skoru bir anda 3-1'e getirdi. Yamal asistleri yaptı. Yamal'ın ikinci asistinde, Barcelona'nın üçüncü golünde Eren Elmalı'nın adeta başı döndü, Yamal topla dans ederken...
Peş peşe gelen Barcelona gollerinden sonra tribünlerin de enerjisi düştü. İşler sahada kötüye gidince Okan hocadan üç hamle birden geldi. Batrakov, Lemina ve Yunus kenara gelirken; Sara, Lesley ve Sane oyuna dahil oldu. Geriye düşünce oyun disiplininden koptuk. Barcelona ceza sahamızda adeta cirit atmaya başladı. Barcelona dur-durak bilmeden 50 ile 65 arasında 3 gol birden attı. Bu 15 dakikalık bölüme de Yamal damgasını vurdu. İlk yarıda Barcelona karşısında dik durduk, sağlam durduk, etkili de olduk. Ama ikinci yarıda dünyanın en formda takımı karşısında ayakta kalamadık. Direnç gösteremedik. En büyük silahımız Osimhen, sakatlıktan yeni çıktığı için formsuz ve etkisiz bir günündeydi. Maç boyunca yakaladığı her pozisyonda ofsayta düştü Osimhen. Yamal ve arkadaşları, Rams Park'ta farka gitti. Enseyi karartmamak lazım. Galatasaray'ın önünde daha 6 maç var. Kolay bir fikstür bizi bekliyor. Haydi Galatasaray! Devler Ligi'nde daha yazacağın çok tarih var!
Ofsayt doğruydu - MUSTAFA ÇULCU
Galatasaray organize, arzulu ve cesur başladı. Barcelona ceza alanında ilk buluştuğu topta 27'de golü bulunca özgüven ve coşku daha da yükseldi. Dünya devi bir takım karşısında umutlar arttı. Kornerden gelen topla 34'de ikinciyi de buldu. Son dokunan Barış ofsayt olunca iptal edilen gol Galatasaray adına maçın kırılma anı oldu. İlk yarıda Lemina stoperler arasına girerek savunmayı beşledi. Batrakov rakibi karşılarken merkeze destek verdi. Osimhen sadece ilk yarıda 5 kez ofsaytta kaldı, ikinci yarıyı sayamadım. Eren ve Jakobs ilk yarıda Lamine Yamal'ı iyi kapattılar ancak ikinci yarı durdurmakta yetersiz kaldılar. İlk yarıda dengeli gibi duran oyunda ikinci yarı başlar başlamaz iki takım arasında gerek oyuncu gerekse oyun kalitesi açısından siklet farkı ortaya çıktı. Barcelona biraz vites yükseltti işi bitirdi.Savunmaya desteği hiç olmayan Leao,devamlılığı olmayan Eren,uzun zamandır düşüşte olan Sanchez ve devşirme stoper Jakobs ile bu seviye maçları oynamak çok zor! Bu maç bize seviyemizin tek devrelik pembe düş gibi olduğunu gösterdi.
Galatasaray'ın geçen sezon E.Frankfurt maçını yönetmiş olan 45 yaşındaki İtalyan Marco Guida'nın o maçtaki spesifik hatası unutulmadığı için bu maça atanması rahatsızlık verdi. 15'de kendisine top çarptı. 34'de attığı golde topa son dokunan Barış ofsayt. Tecrübeli VAR Marco Di Bello 2 dakika 45 saniyede ofsaytı tespit etti. Barcelona'nın 43'de attığı beraberlik golünde Gordon şeklen ofsayt oyuna,rakibe ve kaleci Uğurcan'a etkisi yok golü atan Cancelo geriden çıkıyor gol temiz. İtalyanların en kötü elit hakemi Marco Guida eğer İtalyan olmasa bu maçları bizim gibi ancak televizyondan izler.
Çabuk kırıldı - LEVENT TÜZEMEN
Galatasaray-Barcelona maçını Erden Timur ile birlikte izledim. Barça takımını analiz ederken 8 oyuncunun İspanyol ekiplerinin alt yapısından geldiğini vurguladı. Bu oyuncuların birlikte oynama alışkanlıklarının ne kadar kıymetli olduğunu ikinci yarıda net olarak gördük. Barcelona'ya karşı oynamak gerçekten çok zor. Özellikle Yamal, tam bir futbol cambazı. Gordon'a attırdığı gol öncesi yaptığı çalımlar göz kamaştırdı. İlk yarı 1-1 içeri girmek G.Saray adına büyük bir avantajdı. Hele Barış'ın attığı golün ofsayta takılması şanssızlıktı. Gerçek şu Barcelona her takımı çok rahat yener. İstedikleri zaman vites yükseltiyorlar gerektiğinde topa basıp rakibe top göstermeden öldürücü paslar yapıyorlar.
G.Saray soyunma odasına giderken dostum Haluk San ile Erden Timur'a şunu söyledim: "Lemina bitti, Yunus çok yoruldu. Leao da geri gelemiyor. Okan hocanın yerinde olsam bu üçlüyü çıkarıp ikinci yarıya yeni oyuncularla başlarım" dedim. Maalesef Okan hoca hamleleri skor 3-1 olduktan sonra yaptı. Skor için Okan hocayı çok fazla eleştiremem Barcelona çok güçlü takım. Kim nereye koşacağını iyi biliyor, pasları birbirlerine ezbere atıyorlar. Hiç boşa top kullandıklarını görmedim. Mağlubiyeti doğal karşılayabilirim ama 2-1 sonrası Devler Ligi'nde oynayan G.Saraylı oyuncuların çok çabuk kırılmalarına şaşırdım. Bardağın dolu tarafından bakarsam beraber izlediğim dostlarıma da anlattım, diğer maçlarda özellikle Barça'ya ilk yarıda oynadıkları disiplinli, mücadeleci ve coşkulu oyunlarını sahaya yansıtırlarsa lig aşamasında yeterli puanı alabilirler.
Kendini imha etti - BÜLENT TİMURLENK
Oynadığı 9 resmi maçı da kazanırken 3.5 gol ortalaması yakalayan Barcelona'ya karşı G.Saray'ın ilk yarıda oynadığı futbol ve tabeladaki skor için maç sabahı herkes ayakta alkış tutar, Okan Buruk'u tebrik ederdi. Lakin maç 90 dakika... Abdülkerim yerine Davinson'un yanına Jakobs tercihi, Sara'nın kulübede olduğu Lemina'lı orta saha. Pas örgüsünde sürekli rakibin boşluğunu arayan Barcelona'ya karşı G.Saray, ilk yarıda çok sağlam durdu. Tek problem, sol kanattan bindiren Cancelo'nun çok boş bırakılmasıydı.
Kırılgan başladı Barcelona. Yamal oyuna girememiş, diğer kanatta Gordon etkisizdi. Üstüne bir de Batrakov-Leao ortaklığıyla gelen golle birlikte takım da tribünle de havayı yakaladı. Barış'ın ince ofsayt ile iptal edilen golü, G.Saray adına maçın kader anı olabilir. Davinson'un yine uzaklaştırmakta geç kaldığı topu Cancelo filelere gönderdiğinde devrenin tabelası çıktı ortaya. İkinci yarının başında Yamal şov izledik. Önce Fermin'e attırdığı kafa golünde yaptığı nefis orta, ardından Eren ile mücadelesinde ayağına yapıştırdığı top ve Gordon'un golü... 5 dakikada ilk yarının bütün güzellikleri yok oldu gitti G.Saray adına. Okan Buruk, tabelayı çevirebilmek için değil elbette yenilgiyi kabul ettiğinden 3 değişikliğe birden gitti. Sakatlık sonrası yarım Victor Osimhen izliyoruz. Şampiyonlar Ligi'nde G.Saray bir kez daha kısa bir zaman dilimi içinde biraz da kendi kendini imha etti. İki maç sıfır puan, 6 maçta en az PSG maçını bir kenara ayırırsak 5 maçta 9-10 puan… Çember iyice daralıyor. Artık 3 galibiyetin nereden geleceğinin hesabı bir an önce yapılmalı.
Gol iptali doğru - AHMET ÇAKAR
Galatasaray dün gece uzak ara dünyanın en iyi takımına karşı attığı gol dışında hiçbir varlık koyamadan kaybetti. Aslında söylenecek bir şey yok. Hele bir ikinci yarı vardı ki tam bir kâbus. İlk yarıda G.Saray iyi kapandı. Fazla top tutamadılar, ileride çoğalamadılar ama bir kere rakip kaleye gittiler, Batrakov-Leao iş birliğiyle G.Saray öne geçti. Hemen ardından aslında ikinci gol de geldi. Belki de maçın kırılma anı. Ama haklı bir şekilde iptal edildi, Osimhen kafayı vurduğunda Barış Alper belki bir karış ayağıyla ofsayttaydı. Devre biterken Barcelona, sahanın en iyilerinden biri Cancelo ile beraberliği buldu ve ardından o korku filmi gibi olan ikinci yarıda her şey bitti.
İkinci yarıda atılan gollerin neredeyse hepsinde Yamal'ın büyük rolü var. Önce Fermin Lopez'in kafasına öyle nefis bir top attı ki Fermin'e de sadece vurmak düştü. Hemen ardından çizgide art arda çalımlar atıp Gordon'a bıraktı, o da iğne deliğinden Barcelona'yı öne geçiriverdi. Zaten maç orada bitti ve farka gitmeye başladılar. Aslında skor daha da farklı olabilirdi. Ama yine de söylenecek fazla bir şey yok. Tartışmasız dünyanın uzak ara en iyi takımı. Şampiyonlar Ligi şampiyonluğunun en büyük favorisi ve zaten İspanya şampiyonu oldular bile.