Spor yazarları Italiano için ikiye bölündü: "Harakiri"
Ülkemizi UEFA Avrupa Ligi'nde temsil eden Beşiktaş, 3. hafta maçında sahasında Crystal Palace'ı konuk etti. Siyah-beyazlılar sahadan 2-2 beraberlikle ayrıldı ve puanını 7'ye yükseltti. Spor yazarları karşılaşmayı değerlendirirken Italiano konusunda ikiye ayrıldılar. İşte o yazılar...
Yapma be hoca! - KARTAL YİĞİT
Italıano'nun bu sezon ilk kez böylesine kapsamlı rotasyonla çok önem verdiği bir Avrupa ligi maçına çıkması hem çok şaşırtıcı hem de anlamsızdı. Her yeri anlarız da savunmanın komple değişmesinin izahı nedir anlaşılır gibi değildi. Rotasyonun tavan yaptığı bu 11'de çoğu oyuncu belki de ilk kez uzun süre sonra yan yana oynadı. Dile kolay 8 oyuncu Trabzon'dan farklıydı. Hadi Orkun yok tamam, Vlahovic son maç iyi değildi onun yerine Oh'un oynaması da doğru idi ama İtalyan hocanın kötü sonuçlar alsa da bir İngiliz takımına karşı bu kadar eksik hatta "vurdumduymaz " bir kadro ile çıkması anlaşılır değildi.
Italiano büyük ihtimalle Başakşehir'in de zor geçeceğini düşünerek aslarını yanında oturttu. Hoca, "Trabzon'da yenildik Başakşehir önünde de bir sürpriz lig de işimizi zora sokar. Avrupa'da biz nasıl olsa en kötü 16'ya kalırız" mantığıyla hareket etmiş olabilirdi. Tam kadro olmayınca Beşiktaş izlediğimiz o baskıyı hiç kuramadı.
Rakip de özellikle Mateta ile bizim kaleyi çok yokladı. Ve en sonunda da Mateta golü buluverdi. İngilizlerin yine bir atak çıkışında Miretti'nin yerine zorunlu giren Salih'in defansın arasına sarkıttığı güzel pası yakalayan Ndidi, kendilerinin sık sık verdiği bu pozisyonu bu kez karşı tarafa gol olarak atınca rahatladık sandık. Ancak ikinci yarıya C.Palace daha hızlı başladı ve golleri de alıştığımız savunma hatalarıyla golü bulup moralleri bozdu. Italiano belki de hatasını anlayıp son 20 dakika ideal ekibini sahaya sürünce Olaitan ile takımımız beraberliği yakalayıp bu kez daha cesurca oynamaya başladı. Ümit, o kartı görmese, hoca da Celtic öncesi şu maceraya girmese kazanmamak elde değildi. Evet belki Beşiktaş bu anlayışla Avrupa da yoluna devam edecek ama şu maçtan galip gelinse 9 puan bazı şeyleri erken getirirdi. Şimdi hiç yoktan İskoçya'da stres olacağız.
Deli cesareti yedi puan! - TURGAY DEMİR
Karşında geçen yılın Konferans Ligi şampiyonu Crystal Palace var ve sen ağır rotasyonlu bir kadroyla sahaya çıkıyorsun. Savunmadaki dört oyuncu ilk kez birlikte oynuyor… Kim ne derse desin, bu, deli cesareti isteyen bir karar! Italiano da bu anlamda tam bir deli zaten! Rakip, geçen hafta kendi sahasında beş gol yemiş olabilir ama oynadığı ligin doğası gereği çata çat futbolda iyiler. İtmek, çekmek, sert ikili mücadelelerde ayakta kalmak onların işi… İşin iyi tarafı Kartal yürekliler de oyunun her bölümünde kıran kırana oynadılar. Pes etmediler… Sakatlanan Miretti'nin yerine oyuna giren Salih, birçok arkadaşının yapamadığını yaptı. Savunma arkasına koşu yapan Ndidi'yi gördü ve attığı harika pası asiste dönüştürdü. Beşiktaş aslında beklemediği bir anda öne geçti. Çünkü o dakikaya kadar pozisyonları bulan taraf konuk Crystal Palace'tı. İkinci yarıda konuk takım üst üste iki gol bulunca Italiano ilk neşteri vurdu ve yeni Atom Karınca Olaitan'ı sahaya sürdü.
Bu bölümde topu rakibe bırakmayan, müthiş bir baskı kuran Kartal, Olaitan'ın iki rakibinden sıyrıldıktan sonra yaptığı nefis vuruşla eşitliği sağladı. Ardından Italiano, önde topu tutamayan Oh ile sağ kanatta ileri gitmek yerine daha çok geriye, yani etkisiz bölgeye oynayan İlhan'ı kenara alıp Vlahovic'i oyuna sürdü. Bu hamleler Beşiktaş'ın oyun üstünlüğünü korumasını sağladı. Öyle ki Ümit, son dakikalarda kırmızı kartla oyun dışında kalmasına rağmen Kartal, cebine koyduğu bir puanı kaptırmadı. UEFA Avrupa Ligi'nde üç maçta yedi puan… Neresinden bakarsanız bakın, şahane! Üstelik önünde nispeten daha kolay maçlar da varken… Bundan iyisi Şam'da kayısı!
Yazık oldu - SİNAN VARDAR
Beşiktaş, iyi oynayıp kaybettiği Trabzonspor maçının ardından yenilgi yüzü görmediği Avrupa Ligi'nde evinde Crystal Palace'ı konuk ediyor. Yoğun maç temposundan dolayı Italiano, rotasyonlu bir kadroyla sahaya çıkıyor. Forma şansı bulamayan oyuncuların bu şansları değerlendirmeleri gerekiyor. Kartal, üzerinde çok fazla durduğum bir oyuncu. Başta Kartal olmak üzere diğer rotasyona giren oyuncular için Italiano'nun verdiği bu şans çok önemli bir fırsat. Taraftar, hafta içi olmasına ve maçın saat 22.00'de başlamasına rağmen tribünleri tıklım tıklım doldurdu. Harika bir taraftarımız var. Bugün de tribünlerde müthiş bir atmosfer var. İlk yarıda iki takımın da çok fazla atak bulamadığı, birbirinin üstüne çok fazla gitmediği, orta alan mücadelelerinin daha fazla olduğu bir maç temposuyla devam ederken Salih Özcan harika bir pas attı. Sonradan oyuna giren Ndidi, savunmanın arkasına güzel sızdı. Tam ilk yarı berabere bitecek diye beklerken Beşiktaş, ilk yarıyı 1-0 önde tamamladı. Beşiktaş, ikinci yarıya ilk yarının sonunda gelen golün moraliyle başlamıştı. Ancak ikinci yarının başında yenilen gol, skoru 1-1'e getirdi. Rakibin paslaşarak sağ çizgiden ortaya çevirdiği topta, ceza sahasının merkezinde bu kadar kolay vuruş imkânı tanınmaması gerekiyordu. İlk golü yazarken hemen ardından ikinci gol de geldi.
Bu seviyede böyle amatörce hataların yapılmaması gerekiyor. Paslaşırken bir anda yapılan acemice bir hata affedilmiyor. Beşiktaş, ikinci yarının başında art arda yediği iki golle 2-1 yenik duruma düşüyor. Olacak şey değil! Beşiktaş o kadar vasat bir futbol oynuyor ki Oh ileride yalnız kalıyor, topla buluşamıyor. Beşiktaş, geriye düştükten sonra topa hâkim oldu. Yapılan değişikliklerle birlikte oyunu tamamen rakip kaleye yıktı ve sonunda aradığı golü buldu. Olaitan, uzaktan harika bir vuruşla skoru 2-2'ye getirdi. Italiano, beraberlikle yetinmeyecek gibi görünüyor.
Hemen Vlahović ve Černı hamlelerini yaptı. Beşiktaş, as oyuncularını oyuna sokmuş ve tempoyu yakalamıştı ki Ümit Akdağ'ın gördüğü kırmızı kart hiç de iyi olmadı. Bu seviyede profesyonel bir futbolcunun bu şekilde kırmızı kart görmesi çok büyük amatörlük. Uzun yıllardır izlediğim en kötü İngiliz takımıydı. Beşiktaş bu takımı yenmeliydi.
Değişiklikler maça dengeyi getirdi - ÖMER ÜRÜNDÜL
Dün gece teknik direktör Italiano'nun harakiri yaptığı maçta Beşiktaş'ın aldığı 1 puan altındır. Gerçekten Italiano'yu anlamak mümkün değil. Ne düşündüğünü anlamak mümkün değil. İçeride tehlikeli bir takımla oynuyorsun kazanırsan ilk 8 ihtimali doğruyor. Senin lig maçın pazartesi evinde. Sahaya rekor rotasyon çıkıyorsun. Orta sahaya bakıyorum; Ndidi, Miretti, Kartal. Hiç birbirleriyle oynamamışlar. Nasıl organize olacaklar. Daha da önemlisi defans bloğu. En az oynanması gereken bölgedir. Hiç birbirlerini tanımayan 4 kişi. Böyle bir tabloda Beşiktaş seyircisinin desteğiyle ilk yarıyı hücuma çıkamadan, devamlı top kayıpları yaparak ama işi idare ederek, az pozisyon vererek son dakikaya geldi. Salih'in mükemmel uzun topunda da Ndidi ile çok kaliteli bir gole imza attı.
İşte burada beklediğim şuydu: Hiç olmazsa ikinci devreye rotasyonu azaltan iki değişiklikle başlaması. Italiano bunu yapmayınca devre başında 10 dakika içerisinde skor dezavantajına düşüldü. Sonrasında bütün hamleleri yaptı. Beşiktaş hemen kontrolü ele aldı. Olaitan'ın golüyle dengeyi getirdi. Üçüncü gol de gelebilirdi ama Ümit'in gördüğü kırmızı kartla yine sıkıntılar başladı. Neyse ki sonuç değişmedi. Ümit'e de bir eleştiri yapamıyorum. Bugüne kadar sayılı dakikalar forma giydi sonra Premier Lig takımı karşısında görevlendirildi. Italiano, tuhaf hatalarından vazgeçmezse kendisine gösterilen sevgi ve güven terse döner.
Müdahaleler doğruydu - FATİH DOĞAN
Italiano'nun Crystal Palace karşısındaki aşırı rotasyonlu ve riskli ilk 11 tercihi, Beşiktaş'ın maç boyunca yaşadığı gelgitlerin başlangıç noktasıydı. Sadece Taylan Bulut, Kartal Yılmaz ve Ümit Akdağ gibi isimlerle 11'in kurulması değil Ouattara, Ndidi ve Miretti gibi birbiriyle yan yana oynama alışkanlığı olmayan isimlerin de varlığıyla alınan risk Beşiktaş'ın oyununu etkiledi. Ancak bu tercih, Orkun Kökçü'nün yokluğunda daha da kritik hale geldi. Buna rağmen Beşiktaş, Ndidi'nin 45+2'deki golüyle ilk yarıyı 1-0 önde kapattı. Fakat devre arasından sonra Palace'ın baskısı karşısında oyunun kontrolünü kaybetti.
51'de Pino, 55'te Mateta… Dört dakikada gelen iki gol, savunma yerleşimindeki sorunları ve Beşiktaş'ın rakibin temposuna cevap vermekte yaşadığı sıkıntıyı ortaya çıkardı. Italiano'nun hamleleri bu noktada önem kazandı. Olaitan ve Murillo'nun oyuna girmesiyle takımın dinamizmi arttı. Özellikle Olaitan, yalnızca bir oyuncu değişikliği değil, hücumun temposunu değiştiren bir hamleydi. Takımın 2-1'den dönerek 2-2'yi bulması, teknik heyetin müdahalelerinin karşılık bulduğunu gösterdi. Ancak sonuç, bütün sorunları örtmemeli. İlk yarıda öne geçip ikinci yarının başında kontrolü kaybetmek, Beşiktaş'ın üzerinde çalışması gereken temel konu. Ümit'in tecrübesizliğinin altının kırmızı kartla çizilmesi gecenin ironisiydi.