Trabzonspor - Galatasaray ZTK Finali sonrası olay yorum! "Onur zedeledi"
Turkuvaz Medya'nın yayıncılığını üstlendiği Ziraat Türkiye Kupası'nda 63. şampiyon Gaziantep'te belli oldu. Trabzonspor'u 3-0 yenen Galatasaray, 19. kez mutlu sona ulaştı. Sarı kırmızılılar, pazar günü oynayacağı Kayserispor karşılaşması öncesi sezonun ilk kupasını müzesine götürdü. Mücadelenin ardından spor yazarları zorlu randevuyu kaleme aldı. İşte o yorumlar...
Galatasaray, Ziraat Türkiye Kupaası Finali'nde Trabzonspor'u 3-0 yendi. Cimbom, Barış Alper Yılmaz ve Victor Osimhen ile sonuca giderken sarı kırmızılılar hafta sonunda ikinci kupasını kaldırmaya çok yakın.
Teknik direktör Okan Buruk 6. kez kupa kazanırken Victor Osimhen de bir sezonda en çok gol atan isim olmayı başardı.
Maçın ardından spor yazarları, dev derbiyi yorumladı.
ULAŞ ÖZDEMİR: YETMEDİ
Trabzonspor adına sezonun kader maçıydı. Üç teknik direktör değiştirmiş bu takım bu kadar kötü sezon geçirmesine rağmen hem müzesine sokacağı bir kupaya hem de seneye Avrupa kupalarında mücadele etmeye sadece bir maç uzaklıktaydı. O maç ligin en formda takımı Galatasaray'dı. Hafta sonu ligde oynanan maçla beraber Trabzonspor'un iyi olduğu dakikalar vardı ama bir türlü istediğini alamadı. Topa sahip olma, kendi yarı sahasında bekleme, pas sıklığını artırma bu alanda Galatasaray'ın o direncini kıramadı Trabzonspor.
İki maçta da çok net pozisyonlar yakaladı ama atamayınca Trabzonspor'un da direnci düştü. Trabzonspor çok uzun zamandır derbi kazanamıyor. Bu tabi ki kadro ve oyuncu kalitesiyle açıklanabilir. Ancak oyuncu profiliyle de anlatmak gerek. Bu bahsettiğim profil, oyuncunun topu nasıl sırtı dönük aldığı veya pres yaptığı değil, büyük maçlarda nasıl reaksiyon verdiği. Büyük maçlarda sinen, baskı altında oynayamayan, sorumluluktan kaçan büyük takım futbolcusu olmaz. Trabzonspor önümüzdeki sezonu planlarken, gelecek oyuncularda nasıl tercihlerde bulunacağına bu sezon hangi oyuncular ne sebeplerle başarısız sezon geçirmesine neden oldu bunun analizini çok iyi yapması lazım.
ONUR ÖZKAN: UZMANLIK ALANI KUPA ALMAK
MAÇ öncesinden başlayayım... Tam bir futbol festivali vardı Gaziantep'te. İki takım taraftarı beraber gezdi, yemek yedi, alışveriş yaptı. Ziraat Türkiye Kupası ligdeki saçma gerilimin aksine tüm Türkiye'yi kucakladı ve özlenen görüntülere sahne oldu bu sezon. Maça gelirsek... Beklentilerimin aksine çok fazla tek taraflı bir maç oldu. Evet Galatasaray çok formdaydı. Kalite olarak çok farklıydı. Net şekilde favoriydi. Ancak Trabzonspor'un bu kadar kolay teslim olmasına çok şaşırdım. İlk yarıda 15 dakikalık bir sekans dışında hiçbir direnç gösteremedi Fatih Tekke'nin ekibi. Galatasaray dönem dönem tempo olarak düşse de çok üstün bir oyunla, sonuna kadar hak ederek kupayı kaldırdı. Osimhen yine insan üstü bir oyun ve mücadele ile geceye damga vurdu. Sahadaki 21 futbolcudan farklı bir gezegenden gelmiş izlenimi yarattı bir kez daha. Böylesi bir daha gelir mi buralara?
Hiç sanmıyorum. Şimdi Galatasaray'ı pazar günü yeni bir final daha bekliyor. Çok büyük bir ihtimalle tarihindeki 63. kupaya uzanacaklar. Fenerbahçe ve Beşiktaş'ın toplam kupa sayısının 72 ettiği düşünülürse gerçekten inanılmaz bir rakam. Başkanlar değişiyor, teknik adamlar, futbolcular değişiyor ama Galatasaray'ın kupa kaldırma ve finalleri kazanma alışkanlığı değişmiyor. "Şimdi Galatasaray'ı pazar günü yeni bir final daha bekliyor. Büyük ihtimalle tarihlerindeki 63. kupaya uzanacaklar"
EVREN TURHAN: LİG MAÇINDAN DAHA KOLAYDI
GALATASARAY, Ziraat Türkiye Kupası'nda Trabzonspor'u mağlup edip 5 günde 2 kupa almak hedefiyle Antep'e gitti. Gerçekten maça çok iyi başladı. Okan hoca iki maça da kadroyu çok bozmadan aynı isimlerle çıktı ve oyun üstünlüğünü aldı. Özellikle Osimhen yine harikalar yarattı. Barış'ın attığı golde Yunus'un asisti de muhteşemdi. Galatasaray savunmasını da öne çıkararak rakibini yarı sahasına hapsetti. Trabzon bir türlü savunma arkasına istediği topları atamadı ama bunda Torreira ve Lemina'nın da presi önemliydi. Sara biraz durgundu. Fakat Galatasaray bugün kupaya o kadar çok odaklanmıştı ki rakibine çok fazla pozisyon da vermedi.
Kenarları da çok iyi savundular. Eren Elmalı bence devre arasının en iyi transferi olduğunu bir kez daha gösterdi. Hem savunmada hem de hücumda Galatasaray çok etkiliydi. Lig maçından daha kolay bir maç oldu. Geçiş oyunlarında Morata Galatasaray'a çok faydalı olacaktır. Genele baktığımızda Galatasaray iki temel hedefinden ilki olan Ziraat Türkiye Kupası'nı çok da zorlanmadan aldı. Hafta sonu da lig kupasını müzesine götürecektir. Osimhen'in Jardel'in rekorunu kırması önemliydi. Müthiş bir performans ortaya koydu. Umarım Galatasaray'da devam eder. "Galatasaray için lig maçından daha kolay bir mücadele oldu. Sarı-Kırmızılılar çok fazla zorlanmadan kupaya uzandı"
NECMİ PEREKLİ: ANCAK BU KADAR
Galatasaray, Trabzonspor'u yenerek kupayı aldı. İki takımın yıl boyunda aldığı sonuçlara baktığımızda bu durum şaşırtıcı değil. Öncelikle Trabzonspor'dan biraz bahsetmek gerekir. Son iki yılda Trabzonspor'un başında değişen teknik adamlarla bir türlü istikrarlı bir kadro kuramamış olması elbette beklenen başarıya ulaşamamada önemli faktördür. Fakat her şeye rağmen bu takımın bu kadar önemli bir finali yakalamış olması da gözardı edilemeyecek bir başarıdır. Bunu unutmamak gerekir. Dün Galatasaray'ın oyunun hemen başında golü bulması elbette maçın sonunun nerelere geleceğinin sinyali idi. Karşılaşmanın teferruatı ve gidişatı ile vakit geçirmenin bir anlamı yok. Fakat Trabzonspor'un yediği ilk golün kendi oyuncusunun yaptığı pas hatasının ardından geldiğini belirtmemiz gerekir. Karşılaşmanın genel perspektifine gelince... Anlaşılan şu ki Trabzonspor'da futbol adına çizilen grafik pek de hoş değil.
Trabzonspor'da oyun genelde futbolcuların bireysel yetenekleri üzerine imar edildiği görüntüsü var. Kolektif futbolu daha başarılı olarak sahaya yansıtan sarı kırmızılı ekip, Trabzonspor'a göre daha etkin ve etkili gözüktü. Trabzonsporlu futbolcular, rakiplerini gereği gibi kontrol edip oyunlarını bozamadı. Yani oyun içi inisiyatifi ister istemez rakibe kaptırmış oldu. Bordo mavili takım üzerinde şu an beklenen gerekli transformasyon istenildiği gibi gerçekleşemedi. Belki de bunda Fatih Tekke'nin eline yeterli futbolcu verilemeyişi de olabilir. Sonuç olarak Trabzonspor finali, Türkiye liglerinin şampiyonu olan bir ekibe karşı kaybetmiştir. Bu da fazla tasalanmamayı gerektiren en iyi sebeptir. Fakat bana göre gittikçe toparlanan bir Trabzonspor gördük. Geleceğin daha da iyi olacağını umuyorum.
MUSTAFA ÇULCU: SİKLET FARKI
Trabzonspor geriden oyunu kurma arzusu içinde hatalı pas yapınca Barış Alper, 7 Trabzonsporlu oyuncu arasından yaptığı vuruşla golü attı. Galatasaray'ın tempolu ve isabetli pas oyunu etkili oldu. Okan hoca rakibini iyi analiz etmiş. Oyuncular arasındaki kalite ve sıklet farkı sonucu belirledi. Kupayı kazanan Galatasaray oldu. Tebrikler. FIFA listesinden çıkarıp itibarını zedelediğin hakeme kupa finali vererek sezonun itibarını korumak hem de yarı final yönettiği halde tüm evrensel temayüllere aykırı davranarak Cihan Aydın'a muhtaç olmak!!! İlk yarıda 19 faul çok fazla! Zaten yarısı faul değildi. Hakem bir türlü faul standardını oturtamadı. Barış Alper'in attığı golde Toreira şeklen ofsayt, oyuna ve rakibe müdahalesi yok. Gol temiz. Savic'e çıkan sarı doğru. Karttan sonra Savic'in sınırları zorlayan itirazı ve hakeme teması oldu. İkinci sarıdan ihraç edebilirdi ama tolere etti. Sara'ya çıkan sarı sertleşen oyunda tansiyonu düşürme balans sarısıydı. Batagov'un kapalı koluna gelen top asla penaltı olmaz. VAR-ŞOV onayına gerek olmayan pozisyon devam kararı doğru.
Nwakaeme'ye yaptığı kontrolsüz harekette Sallai net sarı görmeliydi ama göstermedi. Osimhen attığı gol öncesi Okay'dan topu faulle aldı. Hakemin ilk yarıda verdiği faullerden daha fazla fauldü ama devam ettirdi! VAR da karışmadı! Lundstram'a sarı doğru ancak ilk yarıda Sallai benzer eylemi Nwakaeme'ye daha etkili yaptı ama sarı çıkmadı! Trabzon golünde asisti yapan Draguş ofsayt, iptal doğru. Galatasaray'ın 65'te penaltı beklediği VAR'ın kontrol ettiği pozisyon devam kararı doğru. Morata açık ofsayt gol iptali doğru. Son dakika topsuz alanda Sallai'ye yumruk vuran Savic direkt kırmızı görmeliydi. Hakem de VAR da uyudu. 38 faul, 5 sarı kart... Cihan Aydın ve VAR'daki Kwiatkowski formsuzdular.
AHMET AKCAN: KALİTE FARKI KUPYI GETİRDİ
Galatasaray'ın oyuncu kalitesi daha maçın başında öne geçmesine ve kazanmasına yetti. Lig maçında uzun topta Galatasaray defansının arkasına sarkma anlayışından vazgeçen Trabzonspor geriden oyun kurmaya çalışınca Aslan'a ön alanda baskı yapma fırsatı verdi ve çok top kaybı yaptı. Zubkov'u hatalı pasa zorlayan Cimbom, Barış'la 5'te öne geçti. 1-0 önde oynayan Galatasaray oyun kontrolünü sürekli elinde tuttu. Trabzonspor'un forveti Zubkov Nwakaeme ve Banza'yı yakın markajla zaman ve alan vermeyerek etkisizleştirdi. Ozan, Sanchez'den kazandığı topu Günay ile karşı karşıya kalmasına rağmen gol yapamayınca Trabzonspor oyuna ortak olma şansını kaçırdı. İkinci yarının hemen başında Osimhen, faul beklentileri içinde aldığı topla 2. golü atarak Galatasaray'ın kupayı iki kulpundan da tutmasını sağladı. Galatasaray kupayı bir kez tuttuysa bırakmazdı ve bırakmadı da. Yunus'un Osimhen'e attırdığı 3. gol artık kupanın şovuydu.
ZEKİ UZUNDURUKAN: KOD ADI ŞAMPİYON
Trabzonspor daha oyunun içine giremeden kalesinde golü gördü. Bu erken gelen golün şokunu uzun süre üzerinden atamadı Fırtına. Bordo-mavililerin en büyük hücum silahı Zubkov'un hatalı pasını iyi değerlendiren Galatasaray, Osimhen- Yunus Akgün ortaklığında topu Barış Alper Yılmaz ile buluşturdu. Barış da Uğurcan'ın uzanamayacağı köşeye topu bıraktı. Bu golde Mendy, Osimhen'e; Mustafa da Yunus'a hamle yapmakta geç kaldı. Galatasaray golü bulduktan sonra oyunu soğuttu. Trabzonspor da orta sahada güçlü bir duruş sergileyemeyince, uzun toplarla Galatasaray kalesinde gol aradı. Eren Elmalı, Zubkov'a adeta nefes aldırmadı, böyle olunca da Ukraynalı oyuncu, uzun toplar atmak zorunda kaldı. Ama isabet yüzdesi çok kötüydü.
Fırtına, ilk 45'te Nwakaeme'nin bireysel yetenekleriyle sol kanattan etkili olmaya çalıştı. Nwakaeme, neredeyse her pozisyonda Sallai'yi geçti. Ama Lemina ve Torreira, takım arkadaşlarının açıklarını o kadar iyi kapattı ki... Mustafa Eskihellaç'ın ilk bölümde hücuma hiçbir katkısı olmadı. Çünkü önündeki Nwakaeme top ayağına gelince oynadı, savunma yardımı olmadı. Bordo-mavililerin ilk yarıdaki en etkili oyuncusu Batagov'du. Lig maçında olduğu gibi G.Antep'te de Osimhen'i çok iyi etkisiz hale getirdi.
Batagov'un 44'te sakatlanıp çıkması Trabzonspor adına büyük şanssızlıktı. Trabzonspor, Banza'yı topla hiç buluşturamadı. Banza da oyunda kaldığı 59 dakikada tel tel döküldü. Yine de Trabzonspor ilk yarıda çok net bir pozisyon yakaladı. Ozan Tufan karşı karşıya pozisyonda Günay'ı geçemedi. Bu pozisyonda Davinson'un çok büyük bir hatası vardı. Aslında ilk yarı bir satranç maçı şeklinde geçti. Galatasaray golü erken bulmasına rağmen riske girmedi. İkiyi aramak yerine oyunu soğuttu. Trabzonspor da Galatasaray'ın bu tuzağından kurtulamadı. İlk 45'in özeti bu şekildeydi G.Antep'te...
Galatasaray ikinci yarıya golle başladı. Golden önce Osimhen'in rakibine bir faulü vardı. Ama VAR'ın da Cihan Aydın'ın da bu faule duyarsız kaldığını düşünüyorum. Uğurcan Çakır gibi usta bir kaleciye ise kapattığı köşeden bu golü yemek yakışmadı. Batagov'un çıkışı ile iyice rahatlayan Osimhen, yine golcülüğünü konuşturdu. Mustafa ilk golde olduğu gibi bu gol öncesinde de asisti yapan Yunus'a hamle yapmakta yine geç kaldı. Trabzonspor, iki farklı geriye düştükten sonra Fatih Tekke'den iki hamle geldi. Vişça ve Draguş oyuna girdi. Okay ve Banza çıktı. Okan hoca ise cesur bir hamle yaparak Sara'yı çıkarıp, Morata'yı oyuna dahil etti.
Yunus Akgün-Osimhen ikilisi, Trabzonspor'un kupa umutlarını bitirdi. Yunus üçüncü asistini yaparken, Osimhen de dubleye imza attı. İkinci yarıda Galatasaray'dan çok güçlü bir oyun izledik. Trabzonspor ise düz oyunculardan kurulu kadrosu ile Galatasaray'a çok fazla direnemedi. Üç defansif orta saha ile başladığın maçta üç gol yiyorsan, ortada bir yanlışlık vardır Fatih hoca! Osimhen zaten başlı başına bir takım. Boşuna demiyorum 'uzay golcüsü' diye! Bir sezonda Galatasaray formasıyla tüm kulvarlarda 35 gol atıp, Jardel'in rekorunu da tarihe gömdü! Kupada şampiyon olan Aslan, pazar günü de (yüzde 99,9) ligde şampiyonluğunu ilan edecek. Galatasaray, futbolda altın yıllarını yaşıyor! Okan Buruk da Türk futbolunun en başarılı teknik adamı olma yolunda hızla ilerliyor. Tebrikler Galatasaray!
LEVET TÜZEMEN: FAZLASIYLA HAK ETTİ
Bir yerde kupa varsa o kupayı kazanmak için de Galatasaray vardır. Sarı-kırmızılı takımda 3. şampiyonluğa koşan Okan Buruk'un hoca olarak koleksiyonundaki eksik kupa Türkiye Kupası'ydı. Galatasaraylı oyuncular, zihinsel ve fiziksel olarak kupaya çok iyi hazırlanmışlar. Trabzon için hedef kupayı alıp camiasını mutlu etmek ve Avrupa'ya gitme hakkını elde etmekti. Barış Alper'in erken golünden sonra Trabzonspor oyun olarak Galatasaray'a hiç karşılık veremedi. Maç boyu oyunun kontrolü Galatasaray'ın elindeydi. Erken gol sakin, sabırlı ve dikkatli oynamalarını sağladı. Pas kalitesi Galatasaray'ın çok üstündü. Özellikle Eren Elmalı, soldan yaptığı ataklarla hücuma katkı sağladı. Gece de kabına sığmayan iki oyuncu vardı. Biri üç asiste imza atan Yunus Akgün, diğeri de Türkiye'de en çok gol atan yabancı rekorunu ele geçiren Osimhen'di. Nijeryalı yıldızın isteği, coşkusu ve attığı iki gol mükemmeldi. Lemina'nın orta alandaki liderliği Galatasaray'ın oyun hakimiyetine ciddi katkı verdi. Sanchez bir hata dışında Abdülkerim'le birlikte savunmayı topladı. Oyunu hep organize eden Galatasaray oldu. Trabzonspor, çok güvendiği Nwakaeme'den beklediğini alamadı. Galatasaraylı futbolcuların, hücumdan savunmaya çabuk dönmeleri alkışlanacak güzellikteydi. Torreira yine çalışkanlığı ile ön plana çıktı. Kupa kalecisi olan Günay, hatasız oynarken geriden kullandığı paslarda topu hep hedefe attı. İyi oynayan, coşkusunu kaybetmeyen, kazanma duygusunu hep diri tutan Galatasaray, hak ettiği bir galibiyet aldı ve kupayı müzesine taşıdı. Şimdi gözler, 25. şampiyonluk ve 5. yıldız için Kayseri maçına çevrilecek. Okan Buruk hocayı kazanan bir Galatasaray takımı yarattığı için kutluyorum.
SAVAŞ ÇORLU: BİR+BİR
Kupa finali öncesi favori gösterilen Galatasaray, güzel oyun ve net galibiyet ile 19. Ziraat Türkiye Kupası'nı müzesine götürerek yine şaşırtmadı. Finallerin takımı olduğu için "Kupa canavarı" diye adlandırılan Aslan, hem ilk yarı hem de ikinci yarı başlarında Barış Alper ve Osimhen ile bulduğu goller ile adeta fişi çekerek oyunu baştan sona domine etmesini bildi. Fatih Tekke'nin ilk yarıda Batagov'u sakatlığı nedeniyle mecburiyetten, ikinci yarı ise sahada gecenin en etkisiz adamı Banza'yı oyundan alıp Vişça, Okay, Draguş olmak üzere 3 oyuncu değişikliği de Galatasaray'ı durdurmaya yetmedi. 2-0'dan sonra Fatih Tekke'nin yaptığı hamlelere anında karşılık veren Okan Buruk, Sara'nın yerine oyuna aldığı Morata girer girmez, şahane pasına aynı güzellikte koşu yapan Osimhen'in 2. golündeki 3. asistini yapan Yunus, Nijeryalı golcü ile birlikte maçın adamı olmayı fazlası ile hak etti. Gaziantep şehrine çok yakışan, gündüz saatlerinde başlayan taraftarların dostluğu ve güzel görüntüler finalin en güzek taraflarından birisiydi. Kariyerine Akhisarspor'da Ziraat Türkiye Kupası kazanarak başlayan Okan Buruk, Süper Lig'deki üçüncü şampiyonluğuna yarım adım kala başarıya ilk adımı attığı kupanın da ikincisini kazanarak kariyerine yürüyerek değil, koşarak devam edeceğini bir kez daha gösterdi. Galatasaray bu sezon ligde ve Ziraat Türkiye Kupası'ndaki başarısını finalde de tekrarlayarak, "Bir varmış bir yokmuş" değil, başarısına süreklilik katarak 18 Mayıs Pazar günü Süper Lig şampiyonluğunu garantilemesi halinde "1+1" diyecek ve 19 Mayıs'a çifte kupa ile girerek büyük bir kutlama yapacak.
BÜLENT TİMURLENK: GALATSARAY RAKİBİNDEN İKİ SİKLET ÜSTÜN
Bireysel sporlarda kendisinden iki-üç sıklet büyük bir güreşçi veya boksörü bir sporcunun yenip yenemeyeceğini bilemeyiz ancak tahmin yapabiliriz çünkü karşılaşamazlar. Ancak takım sporlarında bu mümkün. Dün finalde Galatasaray karşısında kendisinden iki sıklet daha aşağıda bir takım vardı. Kabul edelim Kadıköy'de Fenerbahçe'yi saf dışı eden Galatasaray, kupanın bir kulbunu o akşam tutmuştu zaten. Fatih Tekke'nin takımı, ilk 10 dakikada nefes alamadığı pres ve kalesinde gördüğü golle hakemin saydırdığı bir boksör gibiydi. Yunus Akgün asistlerle finali domine ederken Barış Alper'in ilk gol vuruşu dışında sahada pek de görünmediği bir maç izledik. Lig yarışı Baba 1 ise Türkiye Kupası da Baba 2 ve bu filmlerin baş aktörü elbette ki Victor Osimhen. Batagov ligde iyi boğuşmuştu ama sakatlandıktan sonra oyundan çıkınca Osimhen'i tutabilmek mümkün değildi. Fatih Tekke iyi teknik adam mı? İyi teknik adamın, bir finalde ters kanatta Zubkov gibi bir yetenek varken topu ihtiyar Nwakaeme'ye vermekten başka planlarının olması lazımdı. Trabzon'da ideal 11'ini bozmayan ve takımına sonuna kadar güvenen Okan Buruk, bütün teknik adamlık tezinin yeni bir versiyonunu bir zamanlar çalıştığı Gaziantep'te yazdı, ilk tebrik ona. Bir diğer tebrik ise Trabzon'dan, İstanbul'dan ve dört bir yandan bu final maçı için Gaziantep'e giden taraftarlara. Son not küçük Cüneyt Çakır'a (Cihan Aydın). Kariyeri boyunca Savic'in ağzının içine konuştuğu hakem olarak anılacak.
MURAT ÖZBOSTAN: TARAFTAR DA ÇILDIRMIŞ G.SARAY'DA
1-Galatasaray maça Trabzonspor'u sahasına hapsederek başladı. Trabzonspor merkezde yeterli atletizme sahip olmadığı için Zubkov ve Nwakaeme üzerinden çıkış aradı. Ancak Zubkov'un hatasını Barış Alper Yılmaz değerlendirdi.2-Mendy ve Okay ortada ağır kalırken, Trabzonspor'da Fatih Tekke, Ozan Tufan'ı ön alana baskıya gönderdi. Hatta bu plan sonucu net bir fırsat da yakalayan Ozan'a, karşı karşıya Günay geçit vermedi.
3-Galatasaray, atletizmiyle Trabzonspor'u yordu. Hem hücumda hem orta sahada daha dinamik ve oyunun temposunu ayarlayan taraf Galatasaray oldu.
4-Trabzonspor'da Zubkov ve Nwakaeme etkisiz kaldı, çok pas hatası yaptı. Galatasaray, Nwakaeme'yi iki kişiyle baskıya alıp devamlı top kaybına zorladı.
5-Trabzonspor'un en iyi ismi Batagov'du, Osimhen'e karşı iyi mücadele verdi. Ancak sakatlanıp çıkmasıyla Trabzonspor'un savunması da zayıfladı.
6-G.Saray, merkezde Torreira, Lemina ve Sara ile üstünlüğü elinde tuttu.
7-Yunus, asistleriyle gecenin ismiydi.
8-Fatih Tekke, ilk yarı bu kadar kötü oynayan hücum hattından değişiklik yapmayarak ikinci devreye çıktı. Bitik Nwakaeme'ye umut bağladı.
9- Kulübelerde Okan Buruk maçı öyle yaşıyor ki bunu çıplak gözle izlemeniz lazım. Fatih Tekke için bunu diyemem.
10- Sezonu 2 kupa ile bitirecek G.Saray'ı kutlarım. Taraftarlar takıma muhteşem destek verdi. 'Taraftar çıldırdı, Osimhen'i istiyor' tezahüratları da yönetime mesajdı.
İSKENDER GÜNEN: TRABZONSPOR'UN MÜCADELE GÜCÜ YOK
Sorunlarla dolu bir sezon… Avrupa'ya gidebilmek için kupayı almak büyük önem taşıyordu. Trabzonspor için çok önemli bir maçta öyle bir başlangıç var ki, sorunlarla doluydu. Maçın 5. dakikasında Galatasaray'ın attığı golden önce Zubkov'un anlamsız hatasıyla başlayan süreç ve ardından Mendy'nin bulunması gereken yerde yerleşme hatasıyla gelen gol. Golden sonra rakibin kendi alanında oyunda kaldığı süreçler var. Burada orta alanın yetersizliği öne çıktı. Çünkü Mendy ve Okay aynı özellikli iki oyuncu. Futbolda orta alan oyuncularının öne ve çabuk oynama düşünceleri, bir takım için büyük önem taşır. Önde ise Zubkov'un geldiği günden beri en etkisiz görüntüsü. Banza'nın oyunda varlığı ile yokluğu belli olmaması. Her şey Nwakaeme'nin yeteneklerine bağlandı. O da her topu aldığında ikili sıkıştırmalarla istediği performansı ortayı koyamadı. İkinci yarıda ise Trabzonspor'un yediği 2. golden önce Nwakaeme'ye yapılan bir faul var. Fakat hakem bunu taç olarak yorumladı. Trabzonspor adına en büyük şanssızlık ise takımın en iyisi savunmada her şeyiyle mücadele eden Batagov'un sakatlanması. Bu da farkın artmasının en büyük nedeniydi. Futbolda kalite önemli ama sizin ortaya koyacağınız takım olma bilinci, mücadele gücü her şeyden çok daha büyük önem taşır. Dün gece Trabzonspor'da eksik olan buydu.
AHMET ÇAKAR: ONUR ZEDELEDİ
Galatasaray koşmaya, iyi mücadele etmeye, yenmeye devam ediyor. Dün gece de çok ama çok rahat bir galibiyet aldılar. Trabzonspor için çok üzgünüm. Belki de ilk yarıda Davinson Sanchez'in yaptığı ağır hata, Ozan tarafından gol olarak değerlendirilse sonuç farklı olur muydu bilmiyorum. G.Saray maça adeta 1-0 önde başladı. Trabzonspor'un komik bir defans hatası, çıkarken kaptırılan top, Yunus'un iyi kesmesi ve Barış Alper'in ölümcül vuruşu… Şu muhakkak ki iki takım arasında da çok ciddi kalite farkı var. Mesela Savic, kariyeri çok iyi bir futbolcu ama Osimhen kendisini ezdi, geçti. Aynı Osimhen, yine vuruş kalitesini kullanıp G.Saray'ı 2-0 öne geçirdi. Acaba bu golü yemek Uğurcan'a yakıştı mı, o da tartışılır. G.Saray'ın attığı bir üçüncü gol var ki sanat eseri gibi. Osimhen, kendi sahasından topu çıkartıyor, Morata, Yunus Akgün'e ters bir top atıyor. Yunus da Osimhen'e 'Al da at kardeşim' diyerek topu bırakıveriyor. Sonuç olarak baktığımızda G.Saray muhtemelen sezonu iki kupayla kapatacak. Dün akşam Türk hakemliği için kapkara bir gece oldu. Penaltıyı yanlış verebilirsiniz, sarı kartı da yanlış verebilirsiniz ama zaten yaptığı bileğe basma hareketinden atılması gereken Savic, kendisine kıyak yapan hakem Cihan Aydın'a kafa atıyor. Kafanın şiddeti önemli değil. Türk hakemliğinin onuru önemli. Aynı Cihan Aydın, F.Bahçe-Samsun maçında Samsunlu Marius'u koluna dokundu diye atmıştı. Ama dün gece utanmadan, sıkılmadan kendisine kafa atan Savic'e hiçbir şey yapamadı.